Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Fenerbahçe en rahat maçlarından birini oynadı. Kolay kazandı. Üstelik gol yemeden bir maçı bitirmenin keyfini yaşadılar. Aldıkları 3 puanla şampiyonluk iddiasını sürdürdüler. Sarı-Lacivertliler adına güzel bir gece geride kaldı. Fenerbahçe adına Kasımpaşa maçı büyük şanstı. Nedenine gelince, rakipleri kazanarak arayı açmaya başlarken bu maçta alınacak galibiyet büyük önem taşıyordu. Bu anlamda şanstı diyoruz. Çünkü, Kasımpaşa 5-6 oyuncudan yoksun bir kadro ile sahaya çıktı. Zaten dar bir kadro ile ligi götürmeye çalışıyorlar. Sakat ve cezalı sayısının çokluğu onlar adına büyük sıkıntı yaratıyor. İşte bu durumu lehine çeviren Fenerbahçe için şans kelimesini kullanmak doğru olur. Bu kadar yumuşak top oynayan bir takıma karşı kazanmamak zaten büyük sorumsuzluk olurdu.

Erol Bulut çok eleştirilen bir teknik adam. Kurulan geniş kadroya rağmen sıkıntılı bir süreç yaşandı. En büyük eleştiri ise takımın mücadele gücünün beğenilmemesiydi. Sakat oyuncuların çokluğu ideal kadronun kurulamayışına neden oldu. Bu anlamda Erol Bulut kendine göre haklıydı belki. Uzun lig maratonunda bu tür sıkıntılar elbet yaşanacak.

Sakatlıktan dönen Samatta, Valencia formayı giydi. Perotti ve Serdar Aziz dışında sakat oyuncusu yok. Üstelik, ara transfer dönemi başladı. Herkesin gördüğü ve aynı düşüncede olduğu savunmaya bir oyuncu alınmalı isteği sanırız gerçekleşecek.
İyi bir stoper transfer edilirse, belki bir de açık oynayan forvet takviyesi Fenerbahçe’nin sorunlarını çözebilir.

Tüm bunlar bir yana, Sarı-Lacivertlilerin Kasımpaşa galibiyetini iyi analiz etmekte yarar var. Öncelikle alınan 3 puan yanıltmasın. Oyun olarak olağanüstü bir üstünlük söz konusu değildi. Bu kadar eksik ve güçsüz bir takıma karşı çok daha farklı bir oyun bekliyorduk. Çok koşan Mert Hakan ve ilk kez sol bek oynayan Sadık’ın iyi niyeti elbet takdir edilmeli.
Maçın iki önemli adamı vardı. Biri Pelkas diğeri Thiam. Pelkas tüm tembelliğine karşın harika paslar atan bir oyuncu. Gollerde imzası vardı. Savunma arkasına attığı paslar usta işiydi. Ancak sürekliliği yok. Koşmayı, mücadele etmeyi sevmiyor. Bu eksik yönlerini kapatırsa müthiş bir oyuncu olduğunu yeniden gösterebilir.

Thiam’a gelince, bonservis bedeli ödenmeden kadroya katılan bir oyuncunun nasıl kurtarıcı olduğunu gördük. Hızlı, vuruş yeteneği olan bir futbolcu. 3 pozisyona girdi. İki gol attı. Erol Bulut, sanırız bu oyuncuya daha farklı bir gözle bakacaktır. Sakatlıkların çok olduğu bir süreçte gerçek bir görev adamı ve golcü olduğu unutulmamalı.

Fenerbahçe, kazanmak adına daha istekliydi. Galibiyete çok ihtiyaçları vardı. 3 puanı aldılar. Yüksek tempoda oynamadılar. Motivasyon ve zirvede kalma adına kazanımları yüksek. Geçen haftayı maç yapmadan geçirmeleri takımın lehine olmuş.
Yine de, bu kadar zayıf takım karşısında yaptıkları hataları ve eksik yönleri görüp ders çıkarmaları gerekir.

KASIMPAŞA EKSİK VE GÜÇSÜZDÜ

100. yılını kutlayan Kasımpaşa eksik oyuncularının sıkıntısını yaşıyor. Bu anlamda eleştirmek çok da yerinde olmaz. İdeal kadro ile oynayabilseler skor farklı olabilirdi. Fakat tüm bu eksiklikler gerçeği görmemize engel değil. Öncelikle son pasları, bitirici vuruşları yapamıyorlar. Çok yumuşak oynuyorlar. Rakibi rahatsız edecek, sertlik ve mücadele neredeyse yok gibi.

Fenerbahçe gibi kırılgan bir takıma karşı yapacakları vardı elbette. Forvet oyuncuları birbirine çok uzak oynadı. İnanç ve istekten uzaktılar. Yusuf ilk kez bu kadar pasif kaldı. Neredeyse pozisyona giremeden bir maçı bitirdiler.

VAR UYUDU!

Sertlik derecesi düşük, temposuz bir maçı yönetmek Halis Özkahya adına kolaydı. Ancak iki önemli pozisyon vardı. İkisi de penaltı olmalıydı. Birincisi Fenerbahçeli oyuncu Sinan’ın ceza sahasında düşürülmesi. İkincisi ise Kasımpaşalı Hodzic’in altıpas içinde topa vuracağı sırada arkadan Ozan tarafından engellenmesi.

Halis Özkahya gibi, VAR hakemleri de bu pozisyonları atladılar. En azından VAR incelemesi yapılmalıydı.
Bazı maçlarda neredeyse her tartışmalı pozisyon VAR’a giderken, bu maçta VAR’ın kayıtsız kalmasını hatta “uyumasını” anlayamadık.