BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

İskender Paydaş, imzasını attığı şarkıları ‘Zamansız Şarkılar’ projesiyle yeniden yorumlayarak, bugüne kadar birçok konserde seyirciyle buluştu. Şimdi bu projenin devamı niteliğinde olan ‘Zamansız Şarkılar Senfonik’ projesiyle eserleri senfonik olarak yorumluyor. Müziğin yanı sıra sahneyi ışıklı lazer gösterileri, led wall, laser harp enstrümanı ve ışıklı davullarla süslüyor. Paydaş’la hem bu yeni projesini hem de Arif V 216 filminin müziklerini konuşmak için bir araya geldik... HT Pazar'dan Serdar Yazıcı'nın röportajı...

Zamansız Şarkılar Senfonik’te şarkılarınızı ‘senfonik yorumlamak’ nasıldı?

O şarkıların besteleri ve aranjmanları bana ait olduğu için ‘Zamansız Şarkılar Senfonik’te de aynı düşünceyle yola çıktım. Biz bu şarkıları yaparken çok sevdiğimiz fikirleri, şarkıların içerisinden çıkarmak zorunda kalıyorduk. Daha net hale gelmesi için... Sonra ‘Zamansız Şarkıları’ yaparken bu aklımıza gelen fikirleri geri koyarak ve başka şeyleri çıkararak farklı bir anlayışa getirdim. Senfonide de aynı mantıkla yürüdüm. Özellikle yaptığım aranjmanlar ne kadar modern pop, elektronik, rock da olsa içindeki tüm materyaller aslında senfonik şekilde anlatım temelinden yola çıkarak yazılmış. Onları aslına dönüştürmek gibi bir şey oldu. 

Her parçaya ait tematik görüntüler ve ışık şovları var. Bu kısımların yaratıcısı kim?

Sahne şovlarıyla ilgili fikir paylaşıyorum. Onun dışında bir ekibimiz var. Ozan Ünlü de yapıyor. Görsellerde özellikle Melih Bora bize destek oluyor. Animasyon görüntüleri kendimiz hazırlıyoruz ve nasıl kullanacağımıza karar veriyoruz. Bunların dışında ışık saçan davullar var, lazerden bir enstrüman var ‘laser harp’ adında, hepsini senfoni orkestrasının içerisine uyarladık. 

“Yeni albüm geliyor, yolda” demiştiniz, yolun sonu yakın mı?

Albüm yolda ama yol çok uzun sürdü. Araya bu film, birkaç single ve senfoni projesi girdi. 2018’de çıkaracağıma eminim. En kötü, mart ayında bir single çıkacak.

Orkestra şefi olan babanız Muhittin Paydaş size hem bir baba olarak hem de müzisyen olarak neler kattı?

Önceden prova mekânları pek olmazdı, evlerde prova yaparlardı. Sürekli müzisyenlerle beraberdim. Müzik yoluna çok erken yaşta girdim. Hatta o dönemde 2 tane de single yaptık. 5 yaşında ve 7 yaşında şarkı söyledim, 2 tane 45’lik plağım var. Onlarla yaklaşık 140 konsere çıktım. Babamın böyle bir katkısı oldu. O zamanlar hatta Muhittin Paydaş ve Lordlar adında bir orkestrası vardı. Arif V 216 filminde de bir sahnede Paydaş ve Lordlar Orkestrası var. 1960’lı yıllarda geçen müzikli bir sahne. Filmdeki sahne için özellikle babamı oturup dinledik. Filmde geçen gazino ve kulüp sahnelerinin o dönemde nasıl olduğu konusunda fikir edindik babamdan. Müzik aletlerinin sesini de o dönemde çalınan enstrümanların sesine uygun şekilde yapmaya çalıştım. 

Arif V 216’da film şarkılarını kim söylüyor?

Birçok şarkıyı Cem söyledi. Cem’e güzel bir deneyim oldu, eğlenceli kayıtlar yaptık.

Nasıl gelişti?

Cem’in müzisyen yanını biliyorum. Müzik onun için çok önemli. Sound’larımı, müziğe yaklaşım biçimimi sevdiği için böyle bir teklifte bulunduğunda memnun oldum. Türkiye’de bu tür projeler çok sık yapılmıyor. Cem Yılmaz’la bir şey yapma şansını elde ettik. Çok güzel şarkılar yaptık. Normalde bir film çekilir biter, sonra müzikleri üzerinde 2-3 ay çalışılır. Biz ise çekimler başlamadan müziklerin yarısını bitirmiştik, çünkü filmde müzikleri kullandığımız sahneler de var. Planı programı detaylı yapılmış bir işti. Üzerinde hâlâ çalışıyoruz.

 Cem Yılmaz “Müziğin duyguları, filmi ciddiye alması lazım” demişti.

Filmin müziği yönetmene ve senariste paralel bir şekilde gitmesi lazım. Eserler müziği yapan müzisyene ait ama başkasının hikâyesini müzik yapıyor. Yönetmenle, senaristle çok sıkı diyalog halinde olmak gerek.

Sette de ekiple birlikte çalıştınız. Nasıl geçti çekimler?

İç mekânlar feci sıcaktı. Çok kostüm vardı. Benim 5 dakika giyemeyeceğim kostümü Cem 16 saat üstünden çıkarmadı. 3 ay böyle bir çekim yapıldığını düşününce ne kadar dirençli olmak gerektiğini anladım. Bütün oyuncuları kutluyorum. Özellikle Ozan Güven 216 rolünde sabahın köründen gecenin geç saatlerine kadar robot kostü- müyle geziyordu o sıcakta. Bunu en iyi şekilde yapabilmek için sabahtan akşama kadar tabiri caizse eşek gibi çalışıyor herkes.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300