Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya İsrail müdahale etmişti! Sumud Filosu aktivistleri İstanbul'a geldi | Dış Haberler

        Gazze ablukasını kırmak ve yaşamsal insani yardım ulaştırmak üzere çıktıkları yolda Akdeniz'de uluslararası sularda İsrail ordusunun saldırısına uğrayan Küresel Sumud Filosu'nda alıkonulan aktivistleri getiren özel uçak İstanbul Havalimanı'na indi.

        Girit'ten hareket eden Türk Hava Yolları (THY) ait uçakta 18 Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 kişi yer aldı.

        Aktivistleri taşıyan "TK 6934" sefer sayılı uçak saat 21.45'te İstanbul Havalimanı'nda ulaştı.

        Aktivistler, havalimanının VIP Salonu'nda yakınları ile bazı yetkililer tarafından karşılandı.

        Karşılama töreninin ardından aktivistlerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturma kapsamında gerekli muayene için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gitmesi bekleniyor.

        AKTİVİSTLER YAŞADIKLARINI ANLATTI

        Küresel Sumud Filosu üyeleri, Avustralyalı doktor Bianca Webb-Pullman ve ABD'li emekli acil servis hekimi John Francis Reuwer, İsrail'in filoya yönelik yasa dışı müdahalesinde yaşadıklarını anlattı.

        Küresel Sumud Filosu'ndan Avustralyalı doktor Webb-Pullman, filoya yapılan yasa dışı müdahale hakkında AA muhabirine konuştu.

        Tekneye çıkan İsrail askerlerinin kendilerine silah doğrulttuğunu anlatan Webb-Pullman, "Herkesin ellerini bağladılar ve sonra bizi tekneleriyle bir donanma gemisine götürdüler. Orada bizi stres pozisyonunda tuttular, uzun süre yerde diz çökmek gibi bir stres pozisyonu. Sonra bizi nakliye konteynerlerinin bulunduğu bir avluya koydular ve her konteynere 45 kişi sığdırdılar. Battaniyemiz yoktu." ifadelerini kullandı.

        Webb-Pullman, filonun Suriye komitesinin 2 üyesinin serbest bırakılmamasına tepki gösterdiklerini belirterek, bu sebeple askerlerin filo üyelerini "dövmeye ve tekneden dışarı sürüklemeye başladığını" aktardı.

        Uluslararası toplumun bu konuda harekete geçme yükümlülüğü olduğuna işaret eden Webb-Pullman, şöyle devam etti:

        "İsrail, 2 yıldır bir soykırım gerçekleştirirken cezasız kalıyor ve şimdi yaptıkları ise kontrol alanlarını genişletmek. Sadece Gazze'yi kontrol ettiklerini düşünmekle kalmıyorlar, artık tüm Akdeniz'i kontrol ettiklerine inanıyor gibi görünüyorlar ve bu hoş görülemez. Türk hükümetinin ve dünya hükümetlerinin bu konuda güçlü bir tavır alması gerçekten çok önemli."

        "İSRAİL'İ HESAP VERMEYE ZORLAMALIYIZ"

        ABD'li emekli acil servis hekimi Reuwer da yaşadıklarına ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.

        İnsani yardım amacıyla hareket eden kişilere suçlu muamelesi yapıldığını belirten Reuwer, "Bugün, başkalarının acılarına duyarlılık gösteren insanların suçlu gibi muamele gördüğüne şahit oldum." dedi.

        Kendilerine ağır şekilde müdahale edildiğini vurgulayan Reuwer, bazı kişilerin gözaltına alındığını ve İsrail'e götürüldüğünü söyledi.

        Reuwer, "Her gün çocukların öldürülmesine duyarlılık gösteren insanlar, neden suçlu gibi muamele görüyor ve neden çocukları öldürenler saygıyla karşılanıyor?" ifadesini kullandı.

        İsrail'in yasa dışı müdahalesi sırasında yere yatırıldıklarını, diz çökmeye zorlandıklarını ve hareket ettiklerinde darbedildiklerini aktaran Reuwer, fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiklerini dile getirdi.

        Reuwer, "ABD ile İsrail gibi büyük ülkelerin bu kuralları her gün ihlal etmesine izin veriyoruz. Bu da hepimizi güvende ve barış içinde tutan uluslararası kurumları zayıflatıyor. Bu nedenle ABD ve İsrail'i hesap vermeye zorlamalıyız." dedi.

        "ETRAFIMIZDA SİLAHLI KİŞİLER VARDI"

        Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar." dedi.

        İngiliz Davidson, İsrail'in uluslararası sularda filoya yönelik saldırısı sonrası yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

        Küçük bir tekneyle ilerledikleri sırada insansız hava araçları ve yoğun ışıklarla takip edildiklerini belirten Davidson, İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin tekneye yaklaştığını söyledi.

        Davidson, "Bize teknenin ön kısmına geçmemizi söylediler. Biz barışçıl şekilde oturduk ancak ısrar ettiler. Sonunda, 'Öne geçmezseniz ateş ederiz' diye tehdit ettiler. Halbuki uluslararası sulardaydık ve yasa dışı hiçbir şey yapmıyorduk." dedi.

        Askerlerce alıkonulduktan sonra "yüzen hapishane" olarak nitelendirdiği bir ortama götürüldüklerini anlatan Davidson, buradan da botlarla alınarak konteynerlerden oluşturulan geçici bir alanda tutulduklarını dile getirdi.

        Davidson, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar." ifadesini kullandı.

        Gece boyunca ıslak yataklarda uyumaya zorlandıklarını, bazı durumlarda yatakların özellikle ıslatıldığını belirten Davidson, kendilerine sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiğini, görevlilerin sert ve tehditkar bir tutum sergilediğini söyledi.

        Davidson, kendilerine "ülkeyi terk etmeleri ya da İsrail'de hapse gönderilmeleri" yönünde seçenek sunulduğunu ifade etti.

        Uluslararası topluma çağrıda bulunan Davidson, "Herkesin olanlara tepki vermesi gerekiyor, çünkü bu durum Filistin ile sınırlı kalmayacak, dünya geneline yayılacak. Çünkü onlar (İsrail) siyonist ve kendileri dışında kimseyi umursamıyorlar." dedi.

        "FİLİSTİN İÇİN SESİMİZİ YÜKSELTMELİYİZ"

        Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Sijaad Hussain, İsrail'in filoya yönelik hukuka aykırı müdahalesi sırasında kendilerine plastik mermiyle saldırıldığını söyledi.

        İngiliz Hussain, İsrail'in uluslararası sularda filoya yönelik saldırısı sonrası yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

        İsrail'in filoya yönelik hukuka aykırı müdahalesi sırasında uluslararası sularda olduklarının altını çizen Hussain, "İnsani yardım taşıyorduk ve Gazze'ye doğru yol alıyorduk. Bize uluslararası sularda saldırdılar. Girit'ten çok daha önce, ki orası onların toprakları değil, onların bölgesi değil." dedi.

        Hussain, İsrail'in teknelere baskın yaptığını aktararak, "Bize plastik mermiyle saldırdılar. Yaralananlar oldu. Teknelerimize baskın yaptılar. Bizi büyük bir konteyner gemisine götürdüler ve oraya yerleştirdiler. Geceleri çok soğuktu, çok rahatsızdık." diye konuştu.

        Birkaç filo üyesinin saldırıya uğradığını aktaran Hussain, birçok kişinin ise hastaneye kaldırıldığını ifade etti.

        Hussain, 2 kişinin halen serbest bırakılmadığını belirterek, aktivistlerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.

        Halen bazı teknelerin denizde olduğunu kaydeden Hussain, "Filistin için sesimizi yükseltmeliyiz. İnşallah, Filistin özgür olduğunda biz de özgür olacağız." diye konuştu.

        Hussain, "Türk milletine sağladıkları her şey için teşekkür etmek istiyorum." ifadesini kullandı.

        Filoya tekrar katılmak istediğini ifade eden Hussain, "İnşallah tekrar fırsat bulurum." dedi.

        Küresel Sumud Filosu

        İsrail'in Gazze ablukasını kırma ve yaşamsal insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 12 Nisan'da İspanya'nın Barselona kentinden Akdeniz'e açıldı.

        İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki katılımlarla filo 26 Nisan'da yeniden yola koyulurken, 29 Nisan gece saatlerinde Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda İsrail ordusu yasa dışı müdahalede bulunarak aktivistleri taşıyan teknelere saldırdı.

        Filoya Gazze'ye 600 deniz mili uzaklıkta, Yunan kara sularından birkaç mil açıkta saldırı düzenleyen İsrail, aktivistleri alıkoydu ve teknelere zarar verdi.

        Filo yetkililerinin verdiği bilgiye göre, teknelerde 39 ülkeden aralarında Türklerin de olduğu 345 katılımcı bulunuyor.

        ÖNERİLEN VİDEO

        HAK-İŞ'ten Taksim'de basın açıklaması

        HAK-İŞ İstanbul İl Başkanı Mustafa İluk ve sendika üyeleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Taksim'deki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktıktan sonra basın açıklaması yaptı. (DHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ