Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in dün de dile getirdiği döviz geliri olmayan şirketlerin dövizle borçlanmasına sınır getiren düzenlemenin neden yapıldığı Merkez Bankası rakamlarında görüldü. Şimdiye kadar döviz kuru her yükseldiğinde dikkat çekilen şirketlerin döviz borçları uzun vadeli 218 milyar dolar ve kısa vadeli de 19 milyar dolar olmak üzere toplam 236 milyar dolara ulaşıyor.

Gazete Habertürk'ten Rahim Ak'ın haberine göre, özel sektörün yurtdışı döviz borçlarının bu yılki geri ödemesi 50.7 milyarı uzun vadeli kredilerin vadesi gelen kısmı ve 18.8 milyar doları da kısa vadeli olmak üzere toplam 69.5 milyar dolar olacak. 2018’de zirve yapan borç geri ödemeleri 2019’da 33.4 ve 2020’de 26.4 milyar dolara inecek. Uzun vadeli borçlardan vadesi gelenleri ağırlıklı olarak bankalar ödeyecek. Reel sektör firmalarına düşen kısım 14.2 milyar dolar olacak. 4.5 milyar doları da banka dışı finans kurumları ödeyecek. Ancak bankalar da aldıkları bu kredileri yurtiçinde başka firmalara kullandırdıkları için sonuçta borcu yine reel kesim ödemiş olacak.

TOPLAM 170 MİLYAR DOLAR GEREKLİ

Özel sektörün kredi borcunun yanı sıra bu yıl bankalar aldığı diğer borçlar, mevduatlar nedeniyle toplam 93.7 milyar dolar ödemeye ihtiyaç duyacak. Devletin ödeyeceği borç tutarı (Eurobond ihracı nedeniyle) ise 6.4 milyar doları bulacak. 43.2 milyar doları ticari krediler ve 39.6 milyar doları ithalat borçları olmak üzere özel sektörün toplam döviz borcu 69.5 milyar doları bulacak. 4 milyar dolarlık peşin ihracat yapıldığını da hatırlatmakta fayda var. Böylece toplamda Türkiye’nin 2018’de ihtiyacı olan yani borç olarak ödeyeceği döviz miktarı toplam 170.4 milyar doları bulacak.

MAYISTA 9.7 MİLYAR $’A ÇIKIYOR

Aylar itibarıyla bakıldığında ise borç ödemesinin mayıs ayında yoğunlaştığı görülüyor. Mayısta 9.7 ve ekim ayında ise 7.6 milyar dolar ile borç ödeme takvimi zirve yapacak. Diğer aylar 3.4 milyar dolar civarında ödeme yapılması gerekecek mart ve nisan aylarında geri ödeme tutarı 6 milyar doları geçecek. Sadece reel sektörün ödemelerini baz aldığımızda ise nisan ayındaki toplam 2.1 ve mayıs ayındaki 1.8 ve ekimdeki 1.7 milyar dolarlık geri ödemeler dikkat çekiyor.

BÜYÜKLERE KORUMA ZORUNLULUĞU GELİYOR

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, şirketlerin dövizle borçlanmasına sınırlama getirilmesine ilişkin, “Bu çok önemli bir reform, kurda oynaklığı, paniği, reel sektörün ataklarını, Türkiye’nin risk primini azaltacak, enflasyon dinamiklerini iyileştirecek” dedi. İsviçre Davos’ta düzenlenen 48. Dünya Ekonomik Forumu’na katılan Şimşek, bundan sonraki adımın büyük şirketlere yönelik olacağını belirterek, “Finansal piyasalarda hedge yapma kendilerini bir anlamda korumaya alma, sigorta yaptırma gibi bir seçenek sunacağız” şeklinde konuştu.

"ABD'DE YATIRIM ORTAMI HİÇBİR ZAMAN BU KADAR MÜKEMMEL OLMAMIŞTI"

ABD Başkanı Trump Dünya Ekonomik Forumu’nun kapanış konuşmasında küresel ekonominin geleceği için ortak çalışma mesajı verdi. Yatırımcıları ısrarla ülkesine davet eden Trump “ABD’ye yatırım yapmak için ortam hiçbir zaman bu kadar mükemmel olmamıştı” dedi.

Dünya Ekonomik Forumu’na (WEF) katılan ABD Başkanı Donald Trump merakla beklenen kapanış konuşmasını yaptı. Daha önceki açıklamalarında ‘Önce Amerika’ sloganıyla sık sık gündeme gelen ve ülkesinin çıkarları için ne gerekiyorsa yapacağını açıklayan Trump, Davos’taki konuşmasında oldukça uzlaşmacı açıklamalarda bulundu. Konuşmasının girişinde “ABD’yi ve ABD’nin çıkarlarını temsil etmek için aranızdayım” ifadesini kullanan Trump ardından tüm yatırımcıları ülkesine yatırıma davet ederek şöyle devam etti: “ABD’ye yatırım yapmak için bundan daha iyi bir zaman olmadı. Eski ekonomik gücümüze yeniden kavuştuk. Vergi indirim paketimizle hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için kusursuz bir ortam hazırladık. ABD’ye gelmek için mükemmel bir zaman.”

"ÖNCE AMERİKA SADECE AMERİKA DEMEK DEĞİL"

‘Önce Amerika’ sloganını savunan Trump bunu diğer ülkelerin de kendi ülkeleri için yaptıklarını belirterek, “Ben ABD’ye inanıyorum. ABD benim için öncelikli. Aynı diğer liderler gibi. Ama önce ABD demek yalnızca ABD demek değil. İlerleyişimizi hep birlikte gerçekleştireceğiz” dedi. Konuşmasının önemli bir kısmını adil ticarete ayıran Trump isim vermeden Çin’e yüklendi. Trump adil ticaretin tüm dünyaya fayda sağlayacağını belirterek, “Başkalarının hesabına ticaret yapanlar olduğu sürece dünya üzerinde serbest ticaret olamaz. ABD olarak buna gözlerimizi kapalı tutmayacağız. Bu haksız ticaret sadece ABD’de değil dünyanın tamamında ekonomilere büyük zarar veriyor. Adil bir küresel ticaret sistemi kurarsak bu sadece ABD’nin değil tüm dünyanın işine yarayacaktır” dedi. ABD tarihinde başkan seçilen ilk işadamı olduğuna da değinen Trump, “Benim gelmemle endeksler geçen sene 80 defa rekor kırdı. Ekonomide güven üst seviyede” diye konuştu.

"PARLAK GELECEĞE BİRLİKTE YÜRÜYELİM"

Konuşmasında ülkesinde yaşayan yabancı işgücüne de değinen Trump, “ABD teknoloji bakımından en üst seviyede olan bir ülke. Başarılı olmak için sadece ülkeye yatırım yapmak yetmez. Aynı zamanda insanlara da yatırım yapmak gerekir. ABD’nin geleceği hiçbir zaman bundan daha parlak olmamıştı. Gelin bu parlak geleceğe el ele vererek ilerleyelim. Hep birlikte ülkelerimizin daha iyi olması için çalışalım” dedi.

"BİTCOİN YURTDIŞINDA SAKLANAN KARA GÜN PARASINA DÖNÜŞECEK"

George Soros, teknoloji devleri Facebook ve Google’a da yüklenerek, “Enerji ve maden şirketleri çevreye zarar verirken sosyal medya kuruluşları topladıkları kullanıcı bilgileriyle toplumlara zarar veriyor” dedi. Konuşmasında kripto paralara da değinen Soros, kripto paraların tipik balon niteliğinde olduğunu ve istikrarlı değer saklama aracı olmadıklarını söyledi.

OTOMASYON 800 MİLYON KİŞİYİ İŞSİZ BIRAKABİLİR

McKinsey & Company’nin raporuna göre, otomasyon sistemlerindeki değişim nedeniyle 2030 yılına kadar dünyada 400 milyon ila 800 milyon arasında insan işini kaybedebilir. 2030 yılına kadar küresel tüketimin yaklaşık 23 trilyon dolar artış kaydetmesi beklenirken, tüketim talebinin büyük ölçüde gelişen ekonomilerden gelmesi öngörülüyor. 75 milyon ila 375 milyon arasında insan ise mevcut mesleklerini kaybedip yeni beceriler elde etmek zorunda kalacaklar.