Kahraman ekip Habertürk'e konuştu
İşte dünyada ve Türkiye'de ilklere imza atan ekibin ihtiyacı olan tek şey...
Habertürk TV'de yayınlanan Didem Arslan Yılmaz'ın sunduğu 'Gün Ortası' programına konuk olan ekip 2013'te de rahim nakli yapılan Derya Sert'in çocunu kucağa almak istediğini söyledi.
Türkiye'nin ilk yüz naklini gerkeleştiren ekipten Prof. Dr. Ömer Özkan, çalışmalrın asında 4-5 yıl öncesinden başladığını belirterek şu açıklamalarda bulundu, "Özellikle son 2-3 yıldır kol ve yüz nakli için çalışmalarımız var. Biz üniversitemizin nezninde girişimlerde bulunduk daha önemlisi Sağlık Bakanlığı'nın çok önemli bir birimi var Tedavi Hizmetleri Gene Müdürlüğü, bize özel izinle kol nakli yapma imkanı vermişti. Daha sonra bunalrın yapılabilirliğini ve yüz nakli de dahil olmak üzere mevzuatını çıkardılar çok kıza bir sürede. Bu ameliyatı bu mevzuat ile gerçekleştirmiş olduk. Bunun için onlara teşekkür ediyorum.
Yüz naklini 1 yıldır sıcak tutmaya çalışıyoruz. 4 hastamız vardı yüz nakli bekleyen, Uğur ilk hastamız değil üçüncü hastamızdı. Uğur kan grubu ve diğer testleri verici ile ilgili tüm verileri en uygun aday olduğu için Uğur'un şansı güldü. Hep 'Çocuklar benden korkmayacak değil mi?' dedi. Çocuklar ondan korkmadığı zaman biz kendimizi başarılı hissedeceğiz"
Türkiye ve dünya gündemine oturan, büyük başarılara imza atan ekibe yeni hedefleri sorulduğunda, Prof. Dr. Ömer Özkan, "Hedefimiz var, yapılması gereken çok önemli şeyler var ama henüz dillendirmeyeceğim" dedi.
TÜRK'ÜN GÜCÜNÜ GÖSTERDİK
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Türk insanının inandığı zaman neler yapabieceğini gösterdiklerinin altını çizerek, " Biz bu milletin neler yapabileceğini hem halkımıza hem dünyaya göstermek için bu işe başlamıştık. Ben insanımızın çalışkan ve kabiliyetli olduğunu biliyorum, inandığı zaman her türlü hedefi gerçekleştirebilecek birkime sahiptir. 21. yy'da Türkiye'nin büyük güç büyük devlet olması gibi bir ideal içerisindeyiz. Akdeniz Üniversitesi, dünyanın en iyisi olmak sloganıyla yolunda yürüyor. Her alanda iş yapabilecek ekiplere sahibiz. Sağlık alanında da Akdeniz Üniversitesi Türkiye'nin en iyilerinden biri olduğunu son 2 yıl içerisinde gösterdi. Biz ekibimize inandık. Milletimize hizmet etmek için risk aldık ve Sağlık Bakanlığı'nın yakın desteğini ve yardımını gördük. Beraberce yola çıktık ve dünyada başarılamayan ilklere imza attık. Hem insanımızın özgüvenini kazanmak için çok önemli bir misyonu yerine getirmiş olduk, hem de dünuyaya Türk insanının Türk hekimlerinin neler yapabileceğini gösterdik." dedi.
Üniversite olarak ihtiyaç duydukları şeyler olup olmadığı sorusuna ise; "Maddi anlamda sıkıntımız yok. Borcu olmayan bir hastaneyiz. Ek performans konusunda da ilk 3 arasındayız. Bizden beklenenler artıyor, hasta yoğunluğumuz artıyor bu nedenle personel, özellikle hemşire ve uzman doktor ihtiyacımız oluyor. Personel dışında ihtiyacımız yok"
TÜRK HALKINDAN ÇOK ÖZEL İSTEK
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe vatandaşlara seslendi: Hepimiz faniyiz, ölümlüyüz ve bir gün öleceğiz. Toprağın altında uzuvlarımız çürüyor. Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülke olarak vatandaşlarımızı organ bağışı yapmaya davet ediyorum.
'Tıp litaratürüne geçen ameliyatı yaparken heyacanlı mıydınız?' sorusunu yanıtlayan, Prof. Dr. Ömer Özkan'ın eşi ve yardımcısıYrd. Doç. Özlenen Özkan, "Bizim 3 transplantasyon vakamızdı, bu nedenle aşırı bir tedirginliğimiz yoktu. Ama bu plastik cerrahide çıtanın en yüksek olduğu nokta. Umarım herşey yolunda gider ve güzel sonlanır. Uğur iyi bir adaydı çünkü 40 günlükken yüzünü kaybetmiş ve hayatı boyunca hiç yüze sahip olmamış. Bu anlamda inşallan ona faydamız olur ve mutlu bir insan kazandırırız topluma. Çok farklı bir duygu olduğu kuşkusuz tabi. Masaya yatan Uğur ama masadan kalkan çok daha farklı birisi. Bu nedenle fantastik bir ameliyattı heyecanlandık ancak teknik açıdan bir tedirginliimiz yoktu." şeklinde konuştu.
Uğur Acar'ın son durumu hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özkan, " Uyandırma aşamasında. Uyanmış ama bizim için uyanmış olması yoğun bakımdan çıktığı zamandır. İleyişimi var, konuşmalarımıza el hareketleri ile çok iyi tepkileri var. Başparmağı ile 'Ben iyiyi' demesi önemliydi. Öğleden sonra yoğun bakımdan çıkarabiliriz."
YENİ YÜZÜNÜ GÖRDÜ MÜ?
"Bunu kendi isteğine bırakacağız. Psikiyatrist arkadaşlarla da konuşacağız. Ona 'Bu yüzünün ilk şekli, son şekli değil, bu yüze yavaş yavaş alışacaksın' demiştik. Bir kaç gün bunu yapacağını sanmıyorum. Biz daha çok sağlık durumuyla ilgileniyoruz.
YÜZ NAKLİ AMELİYATININ DİĞER AMELİYATLARDAN FARKI
Yapılamaz ameliyatlar vardır, mesea kanserli hastalarda kanserli bölge için 'Ne yapsak başaramayız' dersiniz ama yüz nakli yapılamaz ameliyatlardan değil. Tabii ki cerrahinin en uç noktalarından biri bunun için bu kadar fantastik zaten, ilgi görüyor. Cerrahi de herkesin yapmak isteyeceği eminimki yapmaktan büyük zevk alacağı bir ameliyat o nedenle önemli. heyecanlandık ama daha önceden iyi planladığımız için ve çok iyi bir alt yapı desteği aldığımız için. Biz ameliyatlara bu kadar uzak şehirler olmasına rağmen 2 saat önce başladık. Farklı dokuları getirip farklı hastalara uygulamak zor olabilirdiç Bu nedenle emeği geçenlere gerçekten çok teşekkür ediyorum.
KİME BENZEYECEK?
Asla eski yüze benzemeyecek tabii kendi yüzü de olmayacak. Ahmet Kaya'nın doku boyutları bizi hiç zorlamadı. Ameliyatta uygun bir yüz profili bulmuşuz onu düşündük. Bu bizi çok sevindiriyor. Uğur normal bir insan olarak yaşamına devam edecek, kimse de farkı anlamayacak.
NOBEL ÖDÜLÜ TÜRKİYE'YE GELECEK Mİ?
Nobel için kulis yapma zamanı olduğunu belirten Rektör Kurtcephe "Rahim naklini biz yapmadan önce dünyada İsveçli bir ekibin kadavradan yapacağı konuşuluyordu. Ama biz onlardan önce, 9 Ağustos'a yaptık. İsveçli ekip ameliyat sonrasında bizi ziyarete geldi. Yapılan işin ne kadar önemli olduğuna değindiler. Şimdi yapılacak olan Nobel'i hak ettiğimizi gösterecek kulislerin yapılması gerekiyor. Neden ödül gelmesin, ödülü alanların bizden fazla yaptıkalrı bir şey yok. Biz ilklere imza atıyoruz, ilklerin de hakkı ödüldür diye düşünüyorum." dedi.