'Ağlama sahnesinde huzurevini düşündüm'
"Çınar Ağacı" filminde pasif bir erkek karakterini canlandıran Ragıp Savaş, rolüne etrafındaki pek çok erkeği gözlemleyerek hazırlandığını söylüyor
GAZETE HABERTÜRK / OYA DOĞAN
Şu anda vizyonda olan “Çınar Ağacı” ve “Ya Sonra” filmlerinde rol alıyor Ragıp Savaş. Son yıllarda sinemada fazla görünmesini de hem film sayılarının artmasına hem de tercih edilmesine bağlıyor. En büyük temennisinin dizilere bağımlı olmadan sinema ve tiyatrodan kazandığıyla geçinmek olduğunu ifade eden Savaş, sahibi olduğu İzmit Sanat Merkezi’yle yetenekli gençlerin önünü açtıklarını ve kızına çok iyi bir miras bıraktığını söylüyor.
“Çınar Ağacı” filmiyle yolunuz nasıl kesişti?
“Büyük Adam Küçük Aşk” filmini izledikten sonra Handan İpekçi’yle çalışmak istemiştim. Bu yıl Özcan Deniz’le “Ya Sonra” filmi için anlaştık, ardından da “Çınar Ağacı” için teklif geldi. İki film de bir oyuncu olarak ağzımı sulandırdı. Çünkü “Ya Sonra”da hercai, çapkın, gününü gün eden bar sahibi Ali’yi, “Çınar Ağacı”nda iki çocuklu, kokoş bir karısı ve kızları olan, annesinin deyimiyle sümsük Murat’ı canlandıracaktım. İki zıt karakter oynamak keyifli oldu. Ama çekimler zordu.
Neden zorlandınız?
Çünkü ikisinin de çekim tarihleri çakıştı. Ben yaklaşık bir hafta boyunca Bursa ve Sapanca arasında mekik dokudum. Sadece yolda uyuyabiliyordum. Ama iki filmi de çok beğendim. Uzun boylu, iyi görünen adamlara jönlük yaftası yapıştırılır. Ama farklı rolleri oynamak gerekiyor. Bu algıyı iki filmimle kırmak benim için önemliydi.
“Sümsük Murat” aslında bize çok uzak biri değil. Siz kılıbık bir karakteri çıkarırken zorlandınız mı?
Çok lezzetli bir roldü. Karısından korkuyor ama annesine de çok bağlı. Hayatta silik kalmış, kardeşleri bile ona “Sümsük” diyor. Bu insanın psikolojisiyle alakalı bir durum. Ben hiçbir erkeğin kılıbık olduğuna inanmıyorum, kılıbık olamaz. Sadece fazla kibar ve sıkıntıları içine atanlar olabilir. Etrafta o kadar çok böyle insan var ki, rolü çıkarırken zorlanmadım.
Filmi izleyen herkes ağladı. Çekimler sırasında sette gözyaşı oldu mu?
Çekimler şahaneydi. Handan İpekçi bizi bazen çok yordu. Bazen çok tekrar yaptık, kimi zaman çekimi durdurup sahnenin üzerine konuştuk. Ben böyle şeyleri çok seviyorum. Ekipteki herkes birbirini tanıyor. O nedenle iyi bir uyum vardı. Sadece huzurevi sahnelerinde hüzünlendik. Çünkü üç gün boyunca orada kalan insanlarla yaşadık. Yüzlerce hikâye dinledik. Ağlama sahnemde de onları düşündüm.
Dört yıl önce İzmit Sanat Merkezi’ni açtınız. Ne kadar yol aldınız?
Ben Kocaeliliyim. İzmit’ten çok fazla sanatçı ve sporcu çıkıyor. 2007 yılında Kocaeli Şehir Tiyatroları’nın başındayken konservatuvara girememiş çok insan geldi. Hepsine vakit ayırmaya çalıştım. Çok yetenekli kişilerle tanıştım. O sırada bir teklif geldi ve eski bir tekstil fabrikasını sanat merkezine dönüştürdük. Şu anda İzmit Sanat Merkezi’nin 100 kişilik tiyatro salonu, büyük bir bale salonu, 12 dersliği, davul, elektro gitar stüdyoları ve 300 öğrencisi var. Adapazarı, İstanbul ve Bursa’dan öğrenciler geliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandık. London Academy of Music ve Sofya Üniversitesi’yle sertifika programlarında ortak olduk. Şimdi İzmit Sanat Tiyatrosu’nu kurduk. Okuldan mezun olan öğrenciler seyircilere oyun oynuyorlar.
Evli, çocuklu, iki filmli, tiyatro sahibi birisiniz. Peki, ya sonraki hedefiniz?
İyi şeyler yapmanın peşindeyim. Ucuz bir şey yapmam söz konusu bile olamaz. Mesela artık 10 bölüm senaryo görmezsem bir dizide oynamam. Tiyatroda kendimi zorlamanın, okulu büyütmenin ve önümüzdeki sezon büyük prodüksiyonlu bir tiyatro oyunu sahneye koymanın arzusundayım.
'ÖZCAN’LA KÜS DEĞİLİZ'
Özcan Deniz’in yazıp, yönetip başrolünü oynadığı ‘Ya Sonra’ filminde Ali karakterini canlandıran ancak afişte ismi yazmadığı için galaya katılmadığı iddia edilen Ragıp Savaş, olayın içyüzünü anlattı:
“Özcan’la 10 yıllık arkadaşız, asla arkasından konuşmam. Ben afişteki isim yazılımını doğru bulmadım ve bunu da Özcan’a söyledim. Hepimizin adı yazabilirdi. Ancak Özcan, “İki erkek arasında kalan bir kadının hikâyesini anlattığımız için böyle uygun gördük” dedi. Sonuçta bu onun takdiridir. Ona kırılmadım ve Özcan’la küs değiliz. Tiyatro nedeniyle galaya katılamadım. Filmi de çok beğendim.”