Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        4. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin bu yılki teması ‘göç’. Festivalin ikinci gününde, bir gün sen de gözmen olabilirsin farkındalığı", ‘insan ticaretiyle mücadele’, ‘suçun mağduru göçmenlerin hakları’, ‘uygulanan yasal yaptırımların diğer ülkelerde nasıl uygulandığı ve değişkenlik gösterip göstermediği’ tartışıldı.

        TÜLAY ACAR

        İstanbul Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen kongrede Kazakistan’dan Nazgül Tuyakbayeva, Sırbistan’tan Dr. Tatjana Bugarski, İspanya’dan Prof. Dr. Manuel Cancio, ABD’den Prof. Dr. Stephen Thaman li ceza hukukçuları katıldı. İşte akademik oturumdan çıkan tartışılan konu başlıkları:

        ABD’DE GÖÇMEN OLMAK

        ABD’de insan ticaretinin büyük bir kısmı fuhuş amaçlı yapılıyor. 2013 yılında 400 bine yakın kişi sınır dışı

        edildi. ABD Devlet Başkanı Obama döneminde 2 milyona yakın kişi sınır dışı edildi. Sınır dışı edilenlerin ortalama yüzde 70’i Meksikalılar.Ancak Obama’nın yaklaşımı şu: ‘ABD bir göçmenler ülkesi. Çalışan göçmenlere yasal hak verilmesi gerektiğini savunuyor. Ancak bir kesim bu politakayı reddediyor.

        Birçok ülkeden göçmen var. Ancak en çok Meksikalı göçmenler var. Dolayısıyla onlar anı zamanda suçun mağduru da oluyorlar. ABD’de ağır işlerde çalışıyorlar. Ancak kazandıkları parayı bankaya yatırmadıkları için sık sık Hırsızlık sonrası mağdur oluyorlar. Zaman zaman cinayet kurbanı oluyorlar. Bazen ise suçun şüphelisi oluyorlar.Dil bilmedikleri için kendilerini savunamıyorlar. Ve adalet onlar için işlemiyor.

        Madalyonun bir başka yüzü de var. ABD’de eşleri ABD’li olanların da yer aldığı göçmen kadınların yaklaşık yüzde 51’i sık sık aile içi şiddete maruz kalıyorlar. Ancak dil bilmedikleri için ve şikayet ederlerse çocuklarını ve ülkeden gönderileceklerinden korktuları için aile içi şiddete sessiz kalıyorlar.

        Ağır iş koşullarında çalışan özellikle Latin Amerikalı göçmenler işyerinde ölüm ve haksızlığa uğradıkları zaman ile bile durum rapor ediimiyor. İşyerinde birçok ölüm olayları faili meçhul kalıyor. Kısacası ülkemizde birçok göçmenler ABD vatandaşı olmadığı için zaman zaman ırkından dolayı nefret suçunun mağduru oluyorlar

        ABD’de 2000 yılında bir yasa çıkartıldı. Fuhuş amaçlı getirilenlerle ilgili.Onlara vize alma hakkı verildi. Ancak yasaya rağmen bu trafiğe maruz kalan kişiler vize alma hakkı gibi bazı haklar getirilse de bu durum insan ticaretini ortadan kaldırmadı

        ABD’ye gitme hayaliyle her yıl binlerce insan dolandırılıyor. Green Card piyangosu. Tüm uyarılara rağmen birçok kişi ABD’ye gitme umudyla bu duruma inanmaya devam ediyor.

        KAZAKISTAN’Lı GöçMENLER

        17 milyon nüfusu olan Kazakistan’a daha çok yakın ülkelerden Özbekistan ve Kırgiztan’dan göz var. Ancak bizim gündemde daha çok insan ticaretiyle mücadele var. Bu konuda farkındalığı arttıran değişikzlikler yayıyoru.

        SIRBİSTAN’DA ‘GÖÇ’ GERÇEĞİ

        Hırvatistan’da 2004-2014 yılları arasında sığınmacı olarak gelenlerin sayısında azalma oldu. Genç nüfusun büyük bir çoğunluğu ekonomik ve daha iyi hayat umuduyla başka ülkelere gitmeyi tercih ediyor. Bu konuda medyaya büyük görev düşüyor. Çünkü genellikle göçmenleri bütün kötülüklerin kaynağı olarak görüyor. Bu konuda daha hassas davranılmalı. Göçün mağduru olan gerek vatandaşlarımız gerek diğerleri için küresel düzeyde mücadele olmalı. Göçmenlerin onuru ve sosyas entegrasyonu en hızlı şekilde yapılmalı.

        MEKSİKALI GÖÇMENLER NE YAŞIYOR

        Bu kongrenin adı gibi olmalı. ‘Justice for Al” yani…”Herkes için Adalet” olmalı. Irkı, dili, dini, ırkı ne

        olursa olsun ister o ülkenin vatandaşı olsun ister göçmen. Adalet herkes için olmalı. Ancak görüyorsuz ki "adalet yalnızca avukatı tutabilecek kadar parası olanlar için geçerli" Meksikalı bir hukukçu olarak bu duruma sesimi çıkarabildiğim kadar çıkarmaya çalışıyorum.

        Berlusconi’nin İtalyası’nda bir yasa çıkartıldı. Yasa aynen şöyle diyor: “Suç işleyen kişinin ikametgah izni yoksa yani göçmense hakkında verilecek ceza üst sınırdan olmalıdır”. Dolayısıyla gerek kendi ülkemde gerek diğer ülkelerde gözlemlediğim şu; Avrupa Birliği’ni göçmen politikaları ve insan ticareti konusundaki uygulamaları konusunda iki yüzlü buluyorum.

        Göçmenlerle ilgili bir algı var. Latin Amerikalıysa makbul bir göçmen, kişi Dubaili bir Arap uyruklu ise makbul bir göçmen, ancak Faslı bir Arap ırkından ise değersiz bir göçmen olarak kabul ediliyorlar. Özetle; göçmenlere ırklarından hatta renklerinden dolayı yapılan ayrımcılığa son vermek için daha köklü değişikler yapılmalı.

        Festivalin sonunda festival başkanı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer katılımcılara teşekkür plaketi verdi.

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ