Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Madrid (AA) ŞENHAN BOLELLİ

        İspanya'nın sembollerinden Flamenko'ya gönül veren dansçılar, başkent Madrid'deki Anton Martin halk pazarında bulunan "Amor de Dios" Flamenko okulunda yetişiyor.

        Madrid'de 1952 yılında kurulan ve bu zamana kadar Antonio el Bailarin, Rosario, El Güito, Carmen Mora, La Tati, Carmen Amaya, Tomas de Madrid, Paco Romero, Merche Esmeralda, Lola Greco, Joaquin Cortes, Rafaela Carrasco gibi sayısız Flamenko sanatçısıne ev sahipliği yapan okul, ayakta kalmayı başaran dünyadaki en eski Flamenko okulu.

        "Amor de Dios"un direktörlüğünü 1993 yılından bu yana yapan Joaquin San Juan, 16 yaşındayken öğrenci olarak okulun kapıdan içeri giren ve daha sonra ünlü bir Flamenko dansçısı ve hocası olan Maria Juncal ve 40 yıldır okulun müdavimi olan Japon Flamenko dansçısı Tamiko Misuzuka, evleri gibi gördükleri "Amor de Dios"u ve yaşamlarının en büyük parçası olarak kabul ettikleri Flamenko'yu, AA muhabirine anlattılar.

        "Flamenko, Endülüs'ün güney batısındaki 2-3 kentte doğmuş bir dans ama sonra dünyanın birçok yerinden geçerek dans, müzik ve kültürel olarak çok büyük yol katetmiş" diyen Joaquin San Juan, "İspanyol halkının yüzde 95'i Flamenko ile tanışmıyor" iddiasında bulundu. San Juan, "Flamenko, folklorik bir şey ya da Endülüs kültürünün İspanya'ya bıraktığı bir mirası değil. Flamenko, bir dünya kültür mirası. Dünyanın herhangi bir yerinde Flamenko ile özdeşleşmiş insan bulabilirsin. Şu anda dünyada sahnelenen Flamenko gösterilerinin yüzde 70'ine yakını İspanya dışındaki yapımlar. Burada da aynı şekilde, Amor de Dios'a gelen öğrencilerin yarısından fazlası İspanyol değil" ifadesini kullandı.

        Tahmini olarak İspanya'da 1500, Japonya'da 1000, ABD'de 800 kadar Flamenko okulu olduğunu ve dünyada Flamenkoya en fazla tutku duyan ulusların başında Japonların geldiğini anlatan San Juan, "Japonya Flamenko içinde farklı bir yerde. Çünkü 1960'lı, 1970'li yıllarda Flamenko ile tanışır tanışmaz bütünleşip, kendi içinde onu olgunlaştırdı" diye konuştu. "Türkler, Flamenko'ya karşı çok duyarlılar ve büyük bir müzikal yeteneğe sahipler" diyerek, Flamenko'nun Türkiye'de kendine yer bulduğunu vurguladı. San Juan, "Amor de Dios" olarak İstanbul'daki Pera Güzel Sanatlar ile çok sıkı işbirliğinde bulunduklarını, şu anda Carolina Fernandez'in orada ders verdiğini ve İspanya'daki havaya çok yakın bir ortamın İstanbul'da oluştuğunu söyledi.

        "Sektörün küçük devi" olarak tanımladığı "Amor de Dios"un "anti akademik bir Flamenko okulu" olmasının yanı sıra genç sanatçıların ve gösteri yönetmenlerinin buluşma noktası olduğunu kaydeden San Juan, Flamenko gösterilerinin sahneye aktarılmadan önce provalarının büyük bölümünün burada yapıldığını belirtti. Yılda yaklaşık 4-5 bin öğrencinin "Amor de Dios" stüdyolarında ders aldığını anlatan San Juan, profesyonel dansçı olarak çıkanların sayısının bu rakamın yüzde 10'unu bile bulmadığını ifade etti. Amor de Dios direktörü, "Diğerleri için genelde sadece bir hobi olarak kalıyor. Ama biz burada sadece dansçı yetiştirmeyi hedeflemiyoruz, aynı zamanda büyük Flamenko tutkunları da yetiştiriyoruz" diye konuştu. San Juan, "Hedeflediğimiz Flamenko ruhunu Amor de Dios'da yakaladık, bundan sonra bu çizgide devam etmek en büyük hedef olacaktır" derken, "İspanya dışında şube açmayı asla düşünmüyoruz" diye ekledi.

        Flamenko'yu tanımlarken, "Çok bireysel bir dans, koreografik değil. Aşkı, mutlu sonla biten ideal ve mükemmel hayatı sunan bir dans değil" ifadelerini kullanan San Juan, "Bugünü, 20, 40, 50 yıl öncesiyle kıyaslarsak kaliteli, sürekliliği olan işlerin sayısı çok az. Bu dansın geleceği, çıkacak büyük yıldızlara bağlı, yıldız oldukça Flamenko ayakta durabilir, yoksa bir bakarsın gün gelir bir anda ölür" uyarısında bulundu.

        Amor de Dios ile düşlerini gerçekleştiren ünlü Flamenko dansçısı

        "16 yaşımda Kanarya Adaları'ndan kalkıp sadece Amor de Dios için Madrid'e geldim" diye sözlerine başlayan ünlü Flamenko dansçısı Maria Juncal da "Burada ilk önce öğrenci, sonra profesyonel dansçı, şimdi de dans hocası oldum. Asla buralara geleceğimi düşünmüyordum. Düşlerimi gerçekleştirdim" şeklinde konuştu.

        Amor de Dios'un kapısından ilk girdiği anı "sanki bir film gibiydi" diye anlatan Juncal, "Mükemmel bir duyguydu. Şu anda bile birçok kez giriş kapısında oturup, yeni giren öğrencilerin yüzlerine bakıyorum ve geçmişimi hatırlıyorum" dedi. Burada kendisini en çok etkileyenin, "insanlar ve onların yetenekleri" olduğunu vurgulayan Juncal, "Dünyanın neresinden olursa olsun, hiç tahmin etmeyeceğin yerde çok yetenekli Flamenko dansçıları ile karşılaşabiliyorsun. Finlandiya'dan bile çok iyi Flamenko dansçıları gördüm" dedi.

        Flamenko'yu "yaşam ve enerji" diye tanımlayan Juncal, "İnsanların köklerine dokunan bir dans. Kendimi anlatma, başkalarına bir şeyler verme aracım. Bu dansın tek kuralı saygı" ifadelerini kullandı. "Flamenko dans okullarının hepsi, sokaktaki dansçıların çeşmesinden su içmiştir" diyerek, Flamenkonun halkın içinden gelen bir dans olduğunun altını çizen Juncal, "Tüm profesyonel dansçılar Sevilla'da sokakta Flamenko dansı eden bir kadını gördüklerinde büyük zevk alır ama aramızdaki fark profesyonelliktir. Okula girdiğin zaman kendini profesyonelleştirmek istiyorsun demektir. Öğrencinin yetenekli olup olmadığı enerjisinden ortaya çıkar. Yetenekli olabilir ama çalışıp, geliştirmedikten, üzerinde savaşmadıktan sonra o yetenek keşfedilmeden orada kalır" yorumunu yaptı.

        Geçen yıllar Amor de Dios'a zarar da verdi

        Amor de Dios'u en iyi bilenlerden biri olan, 40 yıldır bu stüdyolara girip çıkan Japon Tamiko Misuzuka da Flamenko kariyerinin büyük bölümünü "Amor de Dios"a borçlu olduğunu ve İspanya'ya Flamenko öğrenmeye gelen halen çok sayıda Japon gencin olduğunu belirtti.

        Her şeye rağmen zaman içinde Amor de Dios ve Flamenkonun uğradığı kayıplardan yakınan Misuzuka, "Ben ilk buraya geldiğimde, gerçek dans hocaları vardı. Şimdi tecrübe çok daha ön planda. Ayrıca artık derslerin birçoğu gitarsız ve şarkıcısız yapılıyor ama geçmişte her zaman gitar ve şarkıcı vardı. O zaman sınıfa giren öğrenciler sayılmıyordu. Şimdi her şey hesapla. Bu bana göre bir şey değil" değerlendirmesinde bulundu.

        Flamenkoda hissetmenin, bu dansın çok önemli, temel taşı olduğunu savunan Japon Flamenko dansçısı, "Şu anda çok yetenekli, mükemmel dans eden gençler var ama ben onları izlerken çok fazla bir şey hissetmiyorum" eleştirisini getirdi. Misuzuka ayrıca, ülkesinde Flamenko tutkusunun yaygın olduğunu belirtirken, "Garip geliyor ama aslında Japonya geleneksel dansına benzeyen, oldukça fazla figürleri var" diye konuştu.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ