Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        1

        Christian Bale
        Düzenbaz

        Nevrotik eş, kırgın sevgili ve ihtiras küpü bir FBI ajanı arasında kalan Irving Rosenfeld’i karşımıza çıktığı ilk andan itibaren, inandırıcı bir karakter haline getirmeyi başardı. Göbeğiyle peruğuyla sadece dış görünüşünü değil, beden dilini de değiştirdi.

        2

        Leonardo DiCaprio
        Para Avcısı

        DiCaprio, masum yüzlü çaylak Jordan Belfort’un sistemin yoldan çıkardığı bir anti kahramana dönüşme sürecini ustalıkla yorumluyor. Belfort’un bir kapitalizm şamanı gibi yumruğunu göğsüne vurup şarkı söylediği bölümler müthiş.

        3

        Chiwetel Ejiofor
        12 Yıllık Esaret

        New York’ta ailesiyle birlikte yaşarken kaçırılıp bir köle haline getirilen Solomon Northup’un acısını, hiç tükenmeyen yaşama azmini ve özgürlük umudunu sahici ve etkileyici kılmayı başardı. Doğal ve duygusal yorumuyla 2012’de ödüller kazandı ve Oscar’a aday oldu.

        4

        Jake Gyllenhaal
        Gece Vurgunu

        Louis Bloom kuşkusuz geçtiğimiz yılın en tüyler ürpertici anti kahramanıydı. Televizyon kanallarına “haber pazarlayan” Lou’yu seyrederken sadece medya ahlakı üzerine değil, çağımızın acımasız rekabetçi sistemi üzerine de düşündük. Rol için kilo veren Gyllenhaal, irileşen gözleri ve sertleşen yüz hatlarıyla karakteri ölümsüzleştirmeyi başardı.

        5

        Doğan İzci
        Sivas

        Şiddetin egemen olduğu bir dünyada tek başına yolunu bulmaya, korkularını yenerek büyümeye çalışan 11 yaşındaki bir erkek çocuğunu sanki kamera yokmuş gibi, klişe tabirle adeta “yaşayarak” canlandırdı. Öfkelenip dama çıktığı sahnede parmak ısırtan bir oyunculuk sergilerken bakışlarını da çok iyi kullandı.

        6

        Tom Hardy
        Locke

        Hardy, bir otomobilin içinde geçen tek mekânlı filmin tek oyuncusu olarak seyretmeye değer çarpıcı bir performans çıkarttı. Telefonuyla her şeyi kontrol etmeye çalışan Ivan Locke’un bir sakin bir öfkeli haller arasında dolaşan duygusal geçişlerini başarıyla yansıttı ve seyirciyi sonuna kadar avcunun içinde tutmayı başardı.

        7

        Philip Seymour Hoffman
        İnsan Avı

        Dünyanın daha iyi bir yer haline gelmesi için kötülük yapmak zorunda olan bir adam Günther Bachmann. İnsanlara tuzaklar kuruyor, tehdit ediyor, temel hak ve özgürlüklerini gasp ediyor. Hoffman, hırıltılı ciğeri, çökük omuzları, fazla kiloları ve bitkin yüzüyle Bachmann’ı casusluk mesleğinin içten içe yeyip bitirdiği bir karakter olarak öylesine iyi oynuyor ki hayran kalmamak elde değil.

        8

        Serkan Keskin
        İtirazım Var

        Selman Bulut, entelektüel bir imam. İpucu peşindeyken rakı içmeyi göze alıyor, Alevi türkülerini, Mozart’ı ve Müslüm Gürses’i seviyor, imam nikâhına karşı çıkıyor. Kendisiyle bir sorunu yok, asıl meselesi klişe önyargılar ve onu anlayamayanlar ile... Selman Bulut yeniden karşımıza çıkar mı, kestirmek zor ama onu özleyeceğimiz kesin ve bunda Serkan Keskin’in büyük payı var.

        9

        Matthew McConaughey
        Sınırsızlar Kulübü (Dallas Buyers Club)

        McConaughey, 1980’li yıllarda Amerikan sağlık sisteminin AIDS tedavisi konusundaki muhafazakâr ve acımasız tutumuna karşı kahraman bir kovboy misali mücadele eden Ron Woodroof rolüyle kariyerinin en parlak performansına imza attı. Senaryo sorunları olan dağınık ve odaksız bir filmi, hayranlık uyandırıcı gerçekçi yorumuyla ayakta tutmasını becerirken Oscar kazanmayı da ihmal etmedi.

        10

        Haluk Bilginer
        Kış Uykusu

        Nuri Bilge Ceylan’ın, Anadolu’daki butik oteline güvenli bir kale misali çekilmiş eski tiyatrocu Aydın’ın iç dünyasındaki karmaşayı, çelişkileri, özgüvensizliği, korkuları bu kadar iyi anlatmasında kuşkusuz Haluk Bilginer’in usta oyunculuğunun payı büyük. Şimdiden Türk sinemasının en çok tartışılacak, konuşulacak karakterlerinden biri oldu.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ