Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat

        HT PAZAR / GÜLENAY BÖREKÇİ

        Amerikalı fotomodel ve oyuncu Kirsten Dunst’ı ilk kez Vampirle Görüşme filminde seyretmiştik. Tom Cruise ile Brad Pitt’in canlandırdığı iki vampirin tuhaf arkadaşlığını anlatan filmin kilit noktalarından biriydi. Hikâyeye göre, vampire dönüştükleri için artık hiç yaşlanmayacak olan Cruise ile Pitt’in arasında o da gümbürtüye gitmiş, henüz küçücük bir çocukken vampir olmuştu. Brad Pitt’le öpüşme sahnesi bir hayli büyük tartışma yaratmıştı. Zira filmde canlandırdığı kadın 100 yaşını aşmış olsa da kendisi henüz 12’indeydi. Yani seyircinin tanık olduğu görüntü pek de masum sayılmazdı.

        30 Nisan 1982 doğumlu Kirsten Dunst, kamerayla henüz 3 yaşındayken tanıştı. 1989’a kadar çocuk yıldız olarak modellik yapmayı ve reklam filmlerinde rol almayı sürdürdü. Sonra bu yetenekli kıza beyazperdeden teklifler yağmaya başladı. Woody Allen’ın New York Öyküleri ve Brian de Palma’nın Bonfire of the Vanities filmleri, ilk oyunculuk deneyimleri oldu.

        1993’te Vampirle Görüşme filminde küçük Claudia’yı canlandırdı. Bu, filmin en önemli rollerindendi. Zira “Vampirler Kraliçesi” lakaplı yazar Anne Rice, kan kanserinden kaybettiği küçük kızını düşünerek yaratmıştı o rolü. Claudia rolü için yönetmen Neil Jordan 5 bin oyuncu adayıyla konuştu ve en sonunda Kirsten Dunstı seçti. O artık Hollywood’un yeni yıldız adayıydı.

        Dunst’ın kariyerinde esas parlayışı ise 20’li yaşlarında oldu. Sofia Coppola’nın Pulitzer ödüllü romancı Jeffrey Eugenides’ın eserinden uyarladığı Virgin Suicides adlı filmde tuhaf ve hayaletsi bir rol üstlenmişti. Filmde taşralı bir ailenin esrarengiz bir şekilde arka arkaya intihar eden beş kızının en güzel, en çekici olanını canlandırıyordu.

        ÖRÜMCEK ADAM’LA PARLADI

        Birkaç yıl sonra en popüler başarısı geldi: Yönetmen Sam Raimi’nin Marvel Comics’in çok sevilen çizgi romanından uyarladığı Örümcek Adam’da Peter Parker yani Örümcek Adam’ın büyük aşkı Mary Jane Watson olarak seyirci karşısına çıktı. O günden itibaren de Hollywood’un en fazla kazanan oyuncularından biri olarak anılmaya başladı. Örümcek Adam 2’nin ardından, kariyerindeki en önemli filmlere geldi sıra: Eternal Sunshine of the Spotless Mind, Elizabethtown ve gene Sofia Coppola’nın İhtilal Fransası’nı günümüzün müzikleri ve diyaloglarıyla anlattığı Marie Antoinette...

        “Dünyanın En Güzel 100 İnsanı” listesinden pek inmeyen Kirsten Dunst’ın son önemli başarısı, geçen haftalarda Cannes Film Festivali’nde Hitler’i ve Nazizm’i destekleyen açıklamalarıyla ortalığı birbirine katan Danimarkalı aykırı yönetmen Lars von Trier’nin Melancholia filminde başrol oynaması. Dunst, bu rolüyle festivalde “En İyi Kadın Oyuncu” seçildi.

        Eleştirmenlerin en beğendiği genç aktrislerin başında gelen Kirsen Dunst’ın önemli özelliklerinden biri, filmlerinde seks içeren sahneler olduğunda dublör kullanması. Yani kuralları açısından ona 'Hollywood’un Türkan Şoray’ı' demek yanlış sayılmaz.

        OBAMA'YI DESTEKLİYOR

        - Bugüne kadar oyun yazarı Jeff Smeenge, aktör Jake Gyllenhaal ve Razorlight grubunun esas adamı müzisyen Johnny Borrell’le birlikte oldu.

        - Demokrat Partili. ABD başkanlık seçimlerinde kampanyalarda sesi ve yüzüyle Barack Obama’ya destek verdi.

        - 2008’de Utah’taki Cirque Lodge adlı klinikte depresyon tedavisi gördü. Hollywood ünlüsü olarak, gizlenmeden gidip hastaneye yatması bir cesaret gösterisiydi. Fakat sonra, ünlü yıldızın aslında uyuşturucu tedavisi gördüğü ve bu yüzden doktora başvurduğu söylendi. Bunun üzerine Dunst, özel hayatıyla ilgili herhangi bir şey anlatmama kararı aldı.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ