Orada uzakta bir dağda 'donmuş'ken...
"Frozen"ın DVD'si raflarda! Kerem Akça yazdı...
İlk filminde de gençlere odaklı korku algısını yıktığına tanıklık ettiğimiz Adam Green, bu sefer katilsiz bir psikolojik-gerilim ile karşımızda. Telesiyejin tepesinde kalmanın yaratttığı tekinsizlikle yürüyen filmin ‘tek mekan’dan yönetmenlik becerisiyle bulduğu sonuçlar dikkat çekici. Bu da bir ‘burjuva’ zevkinin o sınıfı eleştirir noktaya uzanmasını sağlıyor. Tek mekana en az Roman Polanski kadar hakimiyet kuran Green’in, “Frozen” ile yönetmenlik sanatında doğuştan yetenekli olduğunu ispatladığı söylenebilir.
keremakca@haberturk.com
2006 yılında çektiği “Balta” (“Hatchet”) ile korkuya hakimiyetini ispatlayan Adam Green, türe gönül vermiş yeni nesil yönetmenler arasında ileride de adından söz ettireceğe benziyor. Öyle ki yönetmenin 2010 tarihli ikinci filmi de (kendi ruhunu yansıtmayan bir ortak yönetmenliğini saymazsak) bu vizyonunu karşılayan bir eser. Zira “Frozen”, onun türün farklı alanlarındaki bilinçli hamlelerinin bir yenisini daha sunmasına alan açıyor.
Korku-komediden sonra psikolojik-gerilim
“Balta”, ‘splatter film’ (istismar filmine verilen genel ad) alanında faaliyet gösterirken, istismar filmlerini ve slasher filmlerini ters yüz edip parodi malzemesine dönüştürmekti. Bunlardan da bir korku-komedi çıkarmaktı. “Frozen” ise bir doğal alan psikolojik-gerilimi. “Alive” (1993) ve “Açık Deniz” (“Open Water”, 2003) gibi filmleri andırsa da zaman zaman hayvan istilası filmleriyle de akrabalık kuruyor. Ancak eldeki eserin temeline baktığımızda yine bildik formülleri yıkmak için yola çıktığını görebiliyoruz.
Green’in ilk filmindeki alaycı tavır burada yok. Ancak bu sefer korkuda daha önce ele alınmamış tedirgin edici bir fikri devreye sokması açısından önemli bir eserle yüzleşiyoruz. Belki denizin derinliklerinde kaybolma fikri sinemada çokça karşımıza çıkmıştır. Ancak dağda telesiyejin üstünde hapsolma durumuna bundan önce rastlamamıştık. Yüzme, bir orta sınıf zevki, kayak ise burjuva zevki. Bu sebeple “Frozen”ın duygusal açıdan yakaladığı ya da tedirgin ettiği kitlenin sayısı daha düşük.
Telesiyejin üstünde kalmak küçümsenmemeli
Ancak telesiyejin üstünde kalmak, gerçekten de korkutucu bir şey. Kayak yapanlar da bu durumu, o anı yaşadıkları ‘birkaç dakikalık durma’ vesilesiyle tatmışlardır. Çünkü bir gece yalnız başınıza orada kaldığınızda; hem donma tehlikesiyle yüzleşmeniz, hem ormandaki hayvanların istilasına uğramanız, hem de kaçmak isteyip sirkdeymiş gibi cambazlıklar yapmak durumunda kalmanız sonucunda ölümle yüz yüze gelebilirsiniz.
Film de işte tam olarak bu durumun ‘sahici’ vahametiyle izleyiciyi avcunun içine alıyor. Buna ulaşırken karakterlerin telesiyejin tepesinden kaçmalarının imkansıza yakın olduğunu bilmemiz, gerçekçi bir düsturla ilerlememizi sağlıyor. Böylece karşımıza “Blair Cadısı” (“The Blair Witch Project”, 1998), “Canavar” (“Cloverfield”, 2008) ve “Açık Deniz” gibi doğal korkuların bir başka versiyonu çıkıyor.
Doğanın katil olduğu korku algısı ‘yönetmen’ zekasıyla yürüyor
Tabii bunun gittiği alan bir hayli farklı. “Frozen”, ne bir doğaüstü güç, ne de bir katil içeriyor. Alt türlerle ilgilenmemizi de istemiyor. Hatta el kamerası ile bu gerçekliği destekleyip ‘sallanma hareketleri’ne bel bağlama gibi bir ideolojisi de yok filmin.
Aslında Adam Green’in açı-mercek konusundaki hakimiyeti ve soğukkanlılığıyla hikaye anlatma sinemasından nağmeler sunarken sessizlikten de güç alması takdir edilmeli. Nereye alt açıyı, nereye bakış açısı planını, nereye dağın geniş planını yerleştireceğini biliyor kendisi. Bu da “Açık Deniz”in o yönetmensiz halini rafa kaldıran bir profesyonellik getiriyor halihazırdaki esere.
Bizim burada korktuğumuz gerçek anlamda doğadan başka bir şey değil! Katil de onun ta kendisi zaten! Filmin bir başka önemli kozu da üçlü bir ilişki filmi gibi yol almasına karşın asla Polanski’nin “Sudaki Bıçak”ı (“Nóz w wodzie”, 1962) gibi psikolojik-gerilimlerin ‘tutku ile birini etkileme’ odaklı gitmemesi. Bu durum klişelerle yıkılmasını ve ‘özgün’lüğünü kaybetmesini engelliyor.
Künye:
Frozen
Yönetmen: Adam Green
Oyuncular: Shawn Ashmore, Emma Bell, Kevin Zegers, Rileah Vanderbilt, Ed Ackerman, Kane Hodder
Süre: 93 dk.
Yapım Yılı: 2010