Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat

        HT MAGAZİN / OYA DOĞAN

        Devlet Tiyatrosu oyuncusu Rüçhan Çalışkur, 'Türkan' filmiyle hayatının en önemli rollerinden birini canlandırdığını söylüyor. Altı ay içinde iki kardeşinin vefat etmesiyle dünyasının başına yıkıldığını ifade eden Çalışkur, "İçimdeki yangını kelimelerle ifade edemem ama bu acıdan beslendim ve filme taşıdım. Açıkçası acılarımdan bir Türkan Saylan çıktı" diyor. Rolü için hiç düşünmeden saçlarını kazıtan Çalışkur, filmden sonra mücadele etmenin önemini fark ettiğini söylüyor.

        32 yıldır Devlet Tiyatrosu oyuncusu olmanıza rağmen neden sizi sinemada çok az görüyoruz?

        Tiyatroda neredeyse canlandırmadığım karakter kalmadı. 30 yıldan sonra Yeşim Ustaoğlu geldi ve bana 'Bulutları Beklerken' filminde başrol teklif etti. Ben o karakterle İstanbul Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülünü aldım. 30 yıl sonra olduysa bunda bir eksiklik var. İnsanlar oyunları seyredip oyuncu seçmiyorlar. Bence sektör çalışanları biraz tiyatrolara gidip oyun izlesinler de sanatçı görsünler.

        'Zenne' filminin çekimleri sırasında 'Türkan' filminden teklif almışsınız. Bu kadar kısa sürede nasıl hazırlandınız?

        Türkan Saylan hayranlık duyduğum biriydi. Böyle bir insanı oynamak beni hem çok heyecanlandırdı hem de mükemmeliyetçi tarafım ağır bastığı için korku sardı. Onun hastalık dönemini yakalamak benim için önemliydi. Son altı ayda kardeşimi ve ağabeyimi kaybettiğim için hastanelerde çok vaktim geçti. Hastaları gözlemledim. Türkan Saylan'ın görüntülerini defalarca izledim. Onu çok sevdiğim için sanki o bedenimde gibi bir duygu hissettim.

        Peki, Saylan'la tanışıyor muydunuz?

        Hayır, ama onu takip ediyordum. O, daima bu ülke için çaba gösteren bir insandı. İnsanı seviyordu. Böyle bir insana saygı duymamak elde değil. Biz bu filmle özellikle genç kuşağa hayatta Türkan Saylan gibi insanların olduğunu hatırlattık. İnsanlar onu örnek alsın istiyorum.

        Film için saçlarınızı kazıttınız. Bunu yaparken hiç tereddüt ettiniz mi?

        Önümde saçımı kazıtmaktan daha önemli şeyler vardı. Onun gibi olabilmek, hasta olmak ve onun yaşında görünmek daha zordu. Saçlarımı kazıtmak çok umurumda değildi. Bence her oyuncu bunu yapabilmeli. Bazen risk alabilmeli. Tek tip oyunculuk olmaz.

        Saçlarınızı kestirip, kostümü giydikten sonra aynanın karşına geçip ne dediniz?

        Bana hep "Türkan Saylan gibi olmuşsun" desinler istiyordum ve kendimi o halde görünce içimdeki korku geçti. Ama ben bire bir Türkan Saylan olamam. Benim istediğim onun ruhunu yakalamaktı. Umarım izleyiciye bunu yansıtabilirim. Bu arada aynaya bakınca kel bir Rüçhan Çalışkur görüyorum. Oğlan çocuğu gibi görüyorum kendimi.

        Her karakter hayatınızda bir yolculuksa, Türkan Saylan'ı oynamak nasıl bir serüven oldu?

        32 yıllık oyunculuk hayatımda birçok şeyin mücadelesini verdim. Kırıldığım, eve saklandığım, küstüğüm zamanlar oldu. Bazen de ayaklandım. Ama Türkan Saylan hiç kaçmamış. Ben de bu rolden sonra kaçmamaya karar verdim. Mesela çekim için Lepra Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi'ne gittik. O hastaneyi Saylan'ın ölümünün ardından kapatmaya çalıştılar. Ama insanlar mücadele edip mahkeme kararıyla hastaneyi geri almışlar. Bu beni çok etkiledi. Artık kolay kolay küsmem, çünkü şimdi mücadele zamanı.

        'BİNNUR'LA GÖZ GÖZE OYNADIK'

        Binnur Kaya, 'Türkan' filmde Saylan'ın hemşiresini canlandırıyor. Rüçhan Çalışkur, Binnur Kaya'nın kendisini gördüğünde gözlerinin dolduğunu söylüyor:

        "Binnur sette beni ilk gördüğünde gözlerimiz birbirine kilitlendi ve filmin sonuna kadar bu sihri koruduk. Sette herkes bana gerçekten hastaymışım gibi davrandı. Türkan Saylan sevgiyle bakmasını bilen bir insandı. Bazen onun sevgiyle bakan gözlerinde kendimi görürdüm. Çünkü ben de insanlara sevgiyle bakmasını severim."

        'TÜRK OYUNCUYA SESİMİ VERMEM'

        Aynı zamanda seslendirme sanatçısı olan Rüçhan Çalışkur, asla Türkiye'de oyunculuk yapan birine sesini vermeyeceğini söylüyor:

        "Bir sürü oyuncumuz var ama ben kendisini konuşamayan oyuncuya karşıyım. O nedenle onları konuşmam, oyuncu olmayana asla sesimi vermem. Beni yabancı filmlerde, dizilerde, reklamlarda ve çizgi filmlerde duyabilirsiniz."

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ