"Nikahımı papaz dedem kıyacak!"
İşadamı Kerem Göğüş'ten Kapadokya'da evlenme teklifi alan Wilma Elles, HT Magazin'e çarpıcı açıklamalar yaptı
ÖMÜR SABUNCUOĞLU / HT MAGAZİN
Güzel oyuncu, 90 yaşındaki papaz büyükbabasının Almanya’daki nikâhlarını kıyabileceğini söylerken, Türkiye’de de Müslüman âdetlerine göre evlenmek istediğini açıkladı
Bazı röportajların ve fotoğraf çekimlerinin perde arkasında yaşananları siz okuyucuların görmesini çok arzu ediyorum. Wilma Elles’inki de bunlardan biri. Aralık ayını yaşadığımız şu günlerde soğuğa meydan okuyarak incecik kıyafetlerle objektifimize birbirinden güzel pozlar verdi. Enerjisi hep yüksek, yüzünde hep gülücük vardı. Açıkçası beni çok şaşırttı, bunu kendisine de itiraf ettim. Daha önce tanışmadığımız için, dışarıdan gördüğüm kadarıyla mesafeli biri olduğunu düşünüyordum ama tam tersi çok sıcakkanlıydı. Fotoğraf çekimi biter bitmez, kahvelerimizi yudumlarken, sohbete başladık.
-Türkiye’ye geleli kaç yıl oldu?
4.5 sene oldu. Almanya’da bir tiyatro oyunu yaptığım için çok sık Almanya’ya gidip geliyorum.
-Türkçe’yi epey güzel konuşmaya başlamışsınız.
Oynadığım iki sinema filminde aksan çalışmaları yaptım, çok faydası oldu ama günlük hayattaki konuşmalarımda hâlâ eksiklikler var. Türkçe’yi konuşa konuşa öğreniyorum.
-Kerem Göğüş’ten evlenme teklifi aldınız. Bekliyor muydunuz?
Biraz bekliyordum çünkü Kerem devamlı “Kapadokya’ya gitmeliyiz” deyip duruyordu. “Acaba orada bir şey mi yapacak?” diye düşünmeye başladım. Çünkü bütün ailesi de orada yaşıyor.
-Heyecanlandınız mı?
Açıkçası teklifi beklediğim için heyecanlı değildim ama Kerem yüzüğü çıkarınca ağlamaya başladım. Bilmeme rağmen, şoke oldum ve şaşırdım.
-Bir balonun içinde evlenme teklifi sürpriz oldu mu?
Kerem’in özel bir şeyler düşündüğünü biliyordum ama balon beklediğimden daha romantik bir ortamdı. Güneş doğdu ve Kerem çok duygusal bir konuşma yaptı bana.
-Hemen ‘Evet’ dediniz mi?
Tabii ki, hiç düşünmeden.
-Türk örf ve âdetlerinde kız isteme ve Türk kahvesi pişirme ritüelleri vardır. Siz de bunları yapacak mısınız?
Ben de Kerem de yapmayı çok istiyoruz. Fakat bunun için onun bütün ailesini bir araya getirmek lazım. Fakat herkes farklı yerlerde yaşıyor. Nasıl yapacağız bilmiyorum. Benim büyükbabam 90 yaşında ve papaz yani sizin imamlarınız gibi. O bizi evlendirecek ama Müslüman âdetlerine göre de evlenmek istiyorum. Bu hafta sonu Almanya’ya gideceğiz, her an evlenebiliriz.
‘DİNLER ARASINDA FARK YOK’
-O kadar erken mi?
Dediğim gibi büyükbabam 90 yaşında artık...
-Peki, evlendikten sonra bir de din değiştirme olayı vardır. Müslüman olacak mısınız?
Biliyorsunuz ben Köln Üniversitesi Siyaset Bölümü’nde İslam Bilimleri’ni birincilikle bitirdim. Annem de 55 yaşında tekrar üniversiteye başladı ve dinlerle ilgili bir bölümde okuyor. İslam dinini o da çok seviyor. Ama benim ailem muhafazakâr bir aile. Dinler arasında bir fark görmüyorum. Benim iki dinin içinde de evim var.
-Papaz olan büyükbabanız nikâhınızı kıyacak. Peki ilk düğün kilisede mi olacak o zaman?
Kilisede olmak zorunda değil. Büyükbabam Kerem’in Müslüman olduğunu biliyor. Önemli olan Tanrı’nın önündeki mütevazılık.
-Kına gecesi yapacak mısınız?
Tabii ki. Ama o kadar çok etkinlik var ki, hepsini nasıl yapacağız bilemiyorum. (Gülüyor)
-Sizin örf ve âdetlerinize göre Kerem Bey’in yapmak zorunda olduğu bir şeyler var mı?
Alman geleneklerine göre zaten şu an nişanlıyız. Bizim düğünler sabah 11.00’de başlar ve 3 gün sürer. Cuma akşamı start verilir, pazar kahvaltıdan sonra biter.
-Peki soyadınız değişecek mi?
Ona bakacağız. Sanırım kendi soyadıma Kerem’inki eklenir. Biz aşkımızın sonsuz olduğunu düşünüyoruz. Evlilik herkes bilsin diye ve Tanrı’nın bereketi için yapılıyor.
-Çocuk fikrine nasıl bakıyorsunuz?
Çocukları seviyoruz ve istiyoruz. Benim 4 kardeşim var, Kerem’in ailesi de çok kalabalık.
"TÜRK'TEN BİR FARKIM YOK"
Sizi yeni bir dizide görebilecek miyiz?
4.5 senedir tiyatro yapmıyordum, şu an Almanya’da tiyatro yapmaya başladım ve bu bana çok iyi geldi. İki film çektim, şimdi Amerika’da yeni bir filmin provalarına başlayacağım. Diziye başlarsam Amerika’ya gidemem. Bir de geçtiğimiz sezon çok iyi dizi projeleri yoktu zaten. Senaryosu tutkulu ve kalpten yazılmış bir dizi olursa kabul edebilirim.
-Tiyatro oyunundan biraz bahseder misiniz?
Türk-Alman ortak yapımı. İsmi ‘Haydi Karına Koş’ benim bu oyunu kabul etmemdeki en önemli etken yönetmenimiz Ali Hürol. Çok iyi bir oyuncu kadromuz var. Taksicilik yapan bir adamın 2 eşi var ve birbirlerinden habersizler. Bir gün bir kaza gerçeği ortaya çıkarıyor. Ben de taksicinin eşlerinden birini oynuyorum. Yakında Avrupa turnesine başlayacağız.
-Türkiye’de bir diziye evet derseniz yine yabancı birini mi oynamak istersiniz yoksa Türk mü?
İlk kez bu yaz, iki sinema filminde de Türk’ü oynadım. Bu benim için çok büyük bir adım oldu. Benim de bir Türk’ten farkım yok zaten. (Gülüyor)
-‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’ dizisi oynarken, canlandırdığınız ‘Caroline’ karakteri pek sevilmiyordu. Dizinin etkisiyle de halk sizi dışarıda görünce zaman zaman kızıyordu. Bu devam ediyor mu? Bitti mi?
Yok bitti artık herkes gelip benimle fotoğraf çektiriyor. O bir roldü ve oynadım bitti
"KEREM'LE BİRBİRİMİZİ TAMAMLIYORUZ"
-Birçok oyuncu kariyerini kaybetmemek için çocuk doğurmuyor. Sizin bakış açınız nedir?
Oyunculuk da ne kadar derin duyguların varsa o kadar iyi oynarsın. Çocuk doğurmayı bir engel olarak görmüyorum.
-İsim düşündünüz mü?
İki tane ismi olur, bir tanesi seçilir artık.
-Evlenmeden yeni eve de taşındınız sanırım...
Evet, eski evimiz merkeze çok uzakta Yeniköy’deydi. Şimdi Bebek’te daha büyük bir eve taşındık.
-Kerem Bey’in size 300 bin TL’lik bir ev hediye ettiği doğru mu?
Hayır. Ev değil, takı.
-Kerem Bey’de en çok hoşunuza giden şey nedir?
Ne istediğime çok dikkat eder, detaylarla ilgilenir. Biz çok uyumluyuz, birbirimizi tamamlıyoruz. O, çok iyi kalpli bir insan, zarif ve beyefendi.
"TÜRKİYE'DE HERKESE BAŞTAN ŞANS VERİLİYOR"
Türkiye’de hoşunuza en çok ne gidiyor?
Misafirperverlik. Mesela herkese en baştan bir şans veriliyor. Almanlar öyle değil, önce bir bakıyorlar, ölçüp tartıyorlar sonra şans verirlerse veriyorlar.
-Hangisi daha iyi acaba?
Bence birincisi. Bir insana en baştan şans vermek çok iyi.
"DÜŞÜNCELERİMDEN KORKUYORUM"
-Batıl inançlarınız var mıdır?
İnandığınız zaman olduğunu düşünüyorum
-Fobileriniz var mı?
Ne düşünürsem gerçek oluyor diye düşünüyorum ve bazen kendi düşüncelerimden korkuyorum. Kötü şeyler düşünmemeye çalışıyorum.