Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Medya Eğlencenin ve huzurun adresi: Bizim Yenge

        HT MAGAZİN / OYA DOĞAN

        HİÇ kuşku yok ki, bu yılın en iddialı ve eğlenceli dizileri arasında yer alıyor ‘Bizim Yenge’. Filiz ve Bahri’nin bir şerbetin hatırına başlayan aşkları, 9 kardeş ve zekâsıyla herkesi dize getiren kaynanayla birleşince ortaya bir yandan güldüren, diğer yandan özellikle kadınlara taktikler öğreten bir komedi çıkıyor. Her cumartesi ekrandan tanıdığımız bu aileyi yakından tanımak için Balat’taki setin yolunu tuttuk. Evi ararken önümüze kamyonlar çıktı. Foto muhabiri arkadaşım Sedat Suna’yla “Oh bulduk!” diye sevinirken “İffet” dizisinin setinde olduğumuzu fark ettik. Kendi kendimize “Balat artık dizi setlerinin uğrak yeri olmuş” diye laflarken, İsmail Acar’ın sahibi olduğu evde bulduk kendimizi. Dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. O nedenle bahçeden nasiplenemediğimiz için söylendik. Kapıda bir set çalışanı “Şebneem!” diye seslendi bana. Yakın arkadaşlarım beni Şebnem Bozoklu’ya benzetirdi ama setten bu tepkiyi alınca soluğu Şebnem’in yanında alıp “Dublörün olabilirim!” dedim. O kada benziyor muyuz diye gülüştükten sonra, Şebnem “Bugün sette ne olarak çalışacaksın? Boş boş oturmak olmaz” dedi ve hain planını açıkladı: “Yönetmenimiz Aydın Bulut’la konuştuk. Madem bütün gün bizimlesin, panter asistanı ol” dedi. O aletleri ben taşıyamazdım, o nedenle uzun pazarlıklar sonucunda çaycı olmaya karar verdim. Derhal Şebnem’in sütlü kahvesini ikram edip seti gezmeye başladım. Dizi kalabalık bir oyuncu kadrosundan oluşuyordu. Her kapının ardından başka bir oyuncu çıktı karşıma. Bir yandan da İlker Aksum, Finlandiya televizyonuna röportaj veriyordu. İşi bitince şarkı söyleyerek yanımıza geldi.

        SET DEMEK BEKLEMEK DEMEK!

        Alt katta evin genç erkekleriyle çekim başlayınca, soluğu doktor ikizler Dursun ve Ersun’un odasında, yani makyaj odasında aldık. Şebnem saçlarını yaptırırken, İlker kelime avı oynuyordu. Yetkin Dikinciler senaryo okurken, Tülin Özen, “Beşiktaşım sen çok yaşa!” diye odaya girdi. İçimden kocaman bir “Ohhh” çektim. Çünkü sete havanın kasvetinden mi yoksa gündüz vakti gece sahneleri çekildiği için etrafın karartılmasından mı bilinmez ama acayip bir sakinlik çökmüştü. Özen’in enerjisiyle ortam şenlendi... Günlük sohbetler, fotoğraf çekimleri derken beş saat muhabbet ettik. Biz vedalaşırken ana oyuncu kadrosu hâlâ çekime başlamamıştı. Çünkü set bıkmadan usanmadan beklemek demekti. Saçın, makyajın, kostümün üzerinde, ezberini yapmış halde sahnen için hazırlanmak, heyecanlanmaktı. Bir dakikalık sahne için saatlerce çekim yapmaktı. Ama en önemlisi sabırlı olmayı bilmekti. Her şeye rağmen herkes halinden memnundu. Daha önceden tanışmaları da avantajdı. Çünkü onlar çoktan aile olmuşlardı.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ