Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Medya Habertürk TV "Kime Göre Neye Göre?"de bu hafta, “güzellik” kavramı masaya yatırıldı...

        Habertürk TV’nin tartışma yaratan programlarından, Ceren Akdağ Şahin’in moderatörlüğünü yaptığı, Cem Mumcu, Esra Elönü, Günseli Kato, Cemil İpekçi ve Pelin Batu’nun yorumlarıyla renk kattığı “Kime Göre Neye Göre?”de bu hafta güzel bir konu, “güzellik” konuşuldu.

        “Güzelliğin tarifi nedir, kime ve neye göre belirlenir? Helenistik çağın estetik ve güzellik kavramları günümüzde de etkili mi? Güzellik tarifi niçin kadın bedeni üzerinden yapılıyor? Reklamlar, film endüstrisi, medya nasıl bir güzellik algısı ve fetişizmi yaratıyor?” gibi pek çok soruya yanıt arandı, geriye işte şöyle renkli anlar kaldı…

        GÜZELLİK NEDİR?

        ELÖNÜ: KİŞİNİN KENDİSİNİ EN AŞAĞILADIĞI MESLEK MANKENLİK

        Program herkesin kendi güzellik algısını tasvir etmesiyle başladı, Esra Elönü’nün ‘manken’ örneğiyle ilk dakikadan itibaren hareketlendi:

        “Güzellik bana göre beden kıvraklığı değil, zeka kıvraklığıdır. Sadece güzelliğini kullanan kadın bence Allahın eserinden çalıyor ve üzerine bir şey koymuyordur. Bu bana göre en büyük hırsızlıktır. Bunu ranta dönüştürmek hırsızlıktır. Kişinin kendisini en aşağıladığı meslek mankenliktir.”

        Günseli Kato: “Güzellikte sözcük yoktur, suskunluk vardır. Mankenlere gelinceye kadar konuşmamız gereken çok şey var.”

        SIFIR BEDEN TUTKUSU

        MUMCU: SIFIR BEDEN KADINLARLA BERABER OLAN ADAMLAR MUTSUZ

        Güzelliği zayıflıkla eş değer tutan modern çağın güzellik algısı da tartışma konusu oldu:

        Cem Mumcu: “Erotik imgelerimiz, bize dayatılan sıfır beden kadın değildir. Hiçbirimiz çocukluğumuzda sıfır beden kadınları hayal etmedik. Bize skinny kadınların güzel olduğu söyleniyor hatta bazı erkekler bu oyuna gelip öyle kadınlarla birlikte oluyorlar ama gerçekten arzu ettiklerinin o olmadığını size söyleyebilirim. Mutsuz oluyorlar. Bireysel tarihimizden getirdiğimiz erotik imgelerimiz sıfır beden kadın değil. Toplumun güzellik algısıyla boyuna oynanıyor. İşe yaramaz olan her şeyi pazarlanabilir hale getirebilirsiniz.”

        BATU: İDEAL VÜCUT ŞEKLİ, KUM SAATİ

        Pelin Batu: “İstatistikler de kum saatini ideal vücut şekli olarak belirliyor. Bir jenerasyon Türk erkeği Fahriye Abla’yı güzel olarak bildi, onun peşinden gitti.”

        İPEKÇİ: 40 BEDEN ALTI MANKENLE ÇALIŞMIYORUM

        İpekçi: “Bana bazı erkeklerin önce eşleri sonra metresleri gelip elbise diktiriyor. Eşleri gayet zarif, incecik. Metresler ise yuvarlak hatlı, etli butlu oluyor. Ben hiçbir zaman zayıflıkta bulmadım güzelliği. Defilelerimde de 40 beden altı manken kullanmıyorum. Bugün imgelerimizi ne kadar değiştirmeye çalışırlarsa çalışsınlar, bizim toplumumuz sıska kadından hoşlanmıyor. “

        KATO: UZAKDOĞU’DA ‘DÜZLÜK’ MAKBULDÜR

        Günseli Kato: “Uzakdoğu’da da göğüs kısmı sımsıkı sarılır. Kıyafetlerin dikdörtgen biçiminde olması gerekir. Kadın bedeni aşağı kadar sütun gibi, dümdüz iner. Oradaki algı da böyle, ama geçmişten beri böyle.”

        ELÖNÜ: ERKEĞİN AÇLIĞINI YATIŞTIRMAK İÇİN ESTETİK AMELİYAT YAPTIRIYORLAR

        Esra Elönü: “Kadının kendisiyle estetikle vs. ile bu kadar oynaması haksızlık. Erkeklere beğendirmek için yapıyorlar bütün bunları. Erkeğin açlığını yatıştırmak için kadınlar kendileriyle oynuyor.”

        İPEKÇİ: KADINLAR KADINLAR İÇİN GÜZELLEŞİR

        Cemil İpekçi: “Ben hayatımda hiçbir kadının ‘Kocama güzel görüneceğim’ diye giyindiğini görmedim. ‘Davet var, öbür kadınlardan daha güzel olmalıyım’ derler daha çok. Kadın kendisini diğer kadına beğendirmeye çalışır. Ama erkekler bütün sporları kendilerini kadınlara beğendirmek için yapıyor.”

        ÖRTÜNME VE GÜZELLİK

        ELÖNÜ: ÖRTÜNMEK GÜZELLİĞİ KAPATMAZ

        İPEKÇİ: KAPANDIĞINDA DAHA GÜZEL OLAN KADINLAR VAR

        BATU: KAT KAT GİYİNEN KADIN DA SEKSİ OLABİLİR

        Örtünme ve güzellik konusunda Esra Elönü karşılaştığı tepkileri paylaştı:

        “Yeni kapandığım zamanlarda, teyzeler gelir “Gençsin, neden kapanıyorsun?” derlerdi. Bir şeyi sürekli aşikar kılmak güzelliktir diye bir genel algı var. Kapandığın zaman bütün güzelliğini kapatıyorsun sanıyorlar. Halbuki böyle değil.”

        Cemil İpekçi de “Kapanıp da güzel olan çok kadın gördüm. Bazen kapandığında daha güzel olan kadınlar var. Kadın kapanarak güzelliğinden hiçbir şey kaybetmiyor” diyerek Elönü’ye destek verirken Pelin Batu da aynı fikirdeydi: “Bilinmeyen her zaman daha cezbedicidir, çok beğendiğim örtünme biçimleri var. Bir kadın en alelade kıyafetle bile olsa ya da kat kat giyinmiş bile olsa inanılmaz seksi olabilir.”

        ESTETİK ÇILGINLIĞI

        ELÖNÜ: KADINLAR KENDİLERİNİ AŞAĞILIYORLAR

        BATU: KIZLARINA ESTETİK AMELİYAT HEDİYE EDEN ANNELER VAR

        Estetik çılgınlığı konusunda Cemil İpekçi kendi çalıştığı isimlerden örnekler vererek, yapılan estetik ameliyatlar yüzünden her provada farklı bir sonuç aldığını söyleyince Cem Mumcu bunun bir hastalık olduğunu ifade etti:

        “Kişinin kendisine fiziksel sorun uydurup sürekli bununla meşgul olma hali bir hastalık. Bu dünyada çok yaygın. Diyet ürün reklamlarında da topluca bir kadın binince asansör öter. Eşek herifler biriniz insenize, niye kadına gözlerinizi dikiyorsunuz?”

        Pelin Batu da ABD’den örnek vererek “Anneler kız çocuklarına estetik ameliyat hediye ediyor. En popüler hediye bu oldu, dünyada da yaygınlaşıyor” deyince Esra Elönü bedeniyle bu kadar oynayan kadınların aslında kendilerini aşağıladığını söyledi.

        MUMCU: SELÜLİTSİZ KADIN OLMAZ, SELÜLİTLERİNİZİ SEVİN!

        Cem Mumcu son dönemlerin gözde tartışma meselelerinden olan ‘selülit’e değindi ve kadınlara selülitlerini sevmeleri konusunda çağrıda bulundu:

        “Bence topyekün çıldırıyoruz. Kocalarınız sizin kırışan yerlerinizi sevmiyorsa siz de onları sevmeyin. Kadın dediğin selülitli olur. Selülitsiz kadın olmaz. Bu, kadına has bir şeydir. Selülitlerinizi saklamayın, sevin. Erkekleriniz onları sevmiyorsa da yürüsünler gitsinler. Bunlar yaşanmışlık izleridir ve insanı güzel kılan şeyler bunlardır. Ben de çok fena yara severim, bana çok da erotik gelir. Selülit de gayri erotik gelmez. Sağlıklı bir kadının selülitleri olur. Şehirlerde yaşayan erkekler olarak bizlerin de baklavalara sahip olması garip geliyor. Şehirde baklavalı erkek görünce ‘Delirmiş olmalı’ diyorum.”

        GÜZELLİK YARIŞMALARI

        İPEKÇİ: KABULLENEMİYORUM

        ELÖNÜ: BENCE KOMİK

        Seyirciden gelen “Güzellik yarışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna ilk yanıtı Cemil İpekçi verdi:

        “Güzellik yarışmalarını kabullenemiyorum. Güzelliğin o kızlara ne tuzaklar hazırlayabileceğini de bilmiyoruz. 12 jüri üyesi var, kime göre neye göre seçiliyor?”

        Esra Elönü, üzerine bir şey konulmayan güzelliğin insanın kendisine ait olmadığını düşündüğünü söyledi:

        “Güzelliği yarıştırıp bunu bir silah olarak kullanmaya teşvik eden bir sistem var. Emeksiz olduğu için bana komik geliyor. Size ait olmayan bir şeyi jüriye sunuyorsunuz. Güzellik bize ait değildir, bestemiz de güftemiz de Allah’a ait.”

        Cem Mumcu: “’Geçici olan bir şeyin yarışması olur mu?’ diyorlar. Hayat da geçici ama yaşıyoruz!”

        MAGAZİN BASININDA ‘SELÜLİT’ VE GÜLBEN ERGEN…

        İPEKÇİ: BU HABERLER APTALCA

        BATU: BUNU KENDİLERİ İSTİYORLAR

        KATO: MAGAZİNİN İŞİ BU!

        MUMCU: BÜTÜN BUNLAR BİR PAZAR

        Gerçek güzellik ve dayatılan güzellik algıları konuşulurken konu magazin basınının gözde tartışma meselesi olan, son olarak Gülben Ergen ile gündeme gelen selülite gelince Cemil İpekçi “Bu haberler aptalca” dedi:

        “Hülya Avşar veya Gülben Ergen olabilmek öyle kolay değil. Onların güzellikleri selülitleriyle ilgili değil. Ergen ve Avşar olabilmek akıl ve zeka gerektirir. Onlar sabrettiler, çalıştılar. Birileri Avşar’ın selülitlerini konuşunca bunu çok aptalca buluyorum.”

        Cem mumcu: “Bu sektördeki insanlar buralarını herhalde çok fazla önemsiyorlar, buraları konuşuluyor.”

        Pelin Batu ise bu durumun sorumlusunun biraz da bu kişilerin kendileri olduğunu iddia etti: “Kendilerini güzellik üzerinden pazarlayan erkekler ve kadınlar oldukça, böyle klipler çektikçe, medya da onları güzellikleri/çirkinlikleri üzerinden konuşacak.”

        Bunun üzerine Günseli Kato bunun magazinin bir gereği olduğunu hatırlatarak “O zaman da magazin dergileri olmaz. Bu, gündem yaratmaktır.” Deyince Cem Mumcu “Bütün bunlar bir pazar” dedi:

        “Bunlar ölümsüzlük pazarı, çirkinleşme pazarı, herkesin güzel olma pazarı. Selüliti göstermek de, yakalamak da bir pazar. “’En iyi selüliti ben yakaladım!’ diye bir Pazar bile var”

        JAPON KÜLTÜRÜNDE GÜZELLİK KRİTERLERİ

        KATO: JAPON ERKEKLERİ EŞİNDE SEKSAPEL ARAMAZ, DIŞARIDA HALLEDER

        Günseli Kato Japon kültüründeki asalet ve güzellik algısını kendi yaşamından örnekle anlattı:

        “Bir kadının bir Japon erkeğiyle evlenmesinin sonu yüzde 99 boşanmadır. Ben bunu bilerek bir hayata baş koydum. “Bu Türk kızı acaba asil mi?” diyerek kayınvalidem beni soydu ve ellerime, ayaklarıma, saçlarımın çıkış şekline kadar baktı. Doğu felsefesinde bunlar asalet simgesi. El, ayak, dudak küçük olacak. Saçlar ön kısımda üçgen yaparak çıkmalı vs. Ben neyse ki asil çıktım! Gelenek dediğin şey Doğu’da ağır basıyor ama bunlar bana şimdi ırkçılık olarak geliyor Erkeklerin umrunda değil bu detaylar, eziyeti kadınlar kadınlara yapıyor. Japon erkekler eşlerinde seksapel aramaz, o ihtiyacını dışarıda giderir.”

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ