Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Merkez Bankası önceki hafta ilan ettiği reel sektörün kur riskinin yönetilmesi amacıyla TL uzlaşmalı vadeli döviz işlemlerinden ilkini dün yaptı. Ancak ihale öncesi dolar kuru bir ara 3.9299’a kadar çıktı.

Gazete Habertürk'ten Rahim Ak'ın haberine göre, ihalede toplam 350 milyon dolarlık satış yapılırken gelen teklif 637 milyon dolar oldu. Hem gelen teklif hem de ihalede çıkan fiyatlar ile piyasa fiyatları arasında arbitraj olması döviz piyasasında havayı biraz bozdu. Nitekim ihale sonrası kur yeniden 3.92’nin altına indi.

Dün ihale öncesi gelişmekte olan ülke para birimleri genelinde görülen satış baskısının yanı sıra enflasyon riski, ABD ve Avrupa ile gerilen ilişkiler de kurun yükselişinde etkili oldu. Merkez ihalesinde 6 aylık uzlaşma kuru 4.1363, 3 aylık uzlaşma kuru 4.02 ve 1 aylık uzlaşma kuru ise 3.94 lira oldu. İhale öncesi sert yükselerek 3.87’den 3.93’e fırlayan dolar kuru ihale sonrası 9.92 seviyesinde tutulabildi. Borsa İstanbul’da satışlar nedeniyle endeksteki kayıp yüzde 2’yi aştı. 2 yıllık faiz ise yüzde 14.20’ye çıktı.

DIŞARININ ETKİSİ VAR

Bankacılar gelişmekte olan ülke para birimlerinin dolar karşısında genel olarak yüzde 0.5 değer kaybettiğini belirtirken TL’de bunun ötesinde bir satış baskısı olduğuna da dikkat çektiler.

TL’nin dün dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 1.2’yi aştı ve TL gelişmekte olan para birimleri arasında dolar karşısında en çok değer kaybeden paraların başında geldi. Rus Rublesi, Brezilya Reali ve Güney Afrika Randı’nın değer kayıpları yüzde 0.5 civarında gerçekleşti.

ÜRÜN NASIL ÇALIŞACAK

İlgili sistem klasik vadeli döviz işlemlerinden farklı olarak işlem anında veya vade tarihinde anapara değişimi öngörmüyor. İşlemlere taraf olan bankalar aynı işlemi müşterilerine veya farklı karşı taraflara sunacak.

Firmalar için vadeli işlemlerde derinlikli bir piyasa böylece ortaya çıkacak. Vade tarihindeki spot kurun ihalede oluşan kur seviyesinin üzerinde gerçekleşmesi durumunda, TCMB karşı tarafa spot kur ile vadeli kur fiyatı arasındaki farkı TL olarak ödeyecek.

Vade sonunda spot döviz kurunun üzerinde anlaşılan seviyenin altında gerçekleşmesi halinde ise, TCMB karşı taraftan ödeme tahsil eden konumda olacak. Her iki durumda da vade tarihinde herhangi bir döviz ödemesi gerçekleştirilmeyecek.

BSMV BELİRSİZLİĞİ İHALEYİ ETKİLEMİŞ

Merkez Bankası’nın döviz kurundaki oynaklığı azaltmak için gerçekleştirdiği uzlaşmalı vadeli döviz alım satımı işlemleri öncesi dolarda ilginç bir yükseliş meydana geldi. Kur 3.87’den 3.93’e kadar tırmanırken bunun nedeninin eski bir düzenleme olduğu ortaya çıktı.

Türkiye’de Merkez Bankası’nın uzlaşmalı vadeli döviz işlemleri benzeri türev işlemler yüzde 5 oranında Banka ve Sigorta İşlemleri Vergisi’ne (BSMV) tabi. Meclis’te bulunan torba yasaya türev işlemlerinde BSMV’nin kaldırılacağı maddesi konuldu. Ancak torba yasa henüz Meclis Genel Kurulu’ndan geçmedi. Yani mevcut durumda tezgâhüstü nakdi uzlaşmalı türev işlemlerinde BSMV istisnası henüz yok.

İşte dün bu istisna olmadığı için bazı bankalar ve şirketlerin ihaleye ilgi göstermediği öğrenildi. BSMV’nin torba yasa ile kaldırılacağını bilen bazı bankalar ise buna güvenerek ihaleye teklif verdi. Ancak durumun hâlâ belirsiz olması bazı banka ve şirketleri teklif vermekten alıkoydu. Böylece ihaleye gelen teklifte sıkıntı olacağı varsayımıyla piyasada endişe oluştu.

Bu endişenin de doların yükselmesinde önemli rol oynadığı belirtiliyor. Ancak ihale sırasında gelen 637 milyon dolarlık teklif bu havayı dağıttı. Diğer yandan ihalede oluşan fiyatın cazip olması nedeniyle bundan sonraki ihalelerde tekliflerin BSMV dezavantajı da ortadan kalkarsa daha iyi olabileceği ifade ediliyor. Torba yasa Meclis’ten geçtikten sonra türev işlemlerinde BSMV kalkacak, böylece Merkez’in vadeli döviz satış ihalelerinde eli daha da güçlenecek.

BMSV DEZAVANTAJI NEDİR?

Bankalar Merkez Bankası’nın ihalesine girerken kendileri adına değil alımı müşterilerine aracı olmak için yapıyorlar. Böylece kurun vade sonundaki fiyatına bağlı olarak ya Merkez Bankası ile bankalar arasındaki işlemde ya da bankalar ile müşterileri arasındaki işlemde mevcut kanuna göre BSMV doğuyor. Çünkü mevcut kanun bu işlemi normal türev ürünü olarak kabul ediyor. eğer torba yasa ile bu değişmezse bankalar veya müşterisi olan şirket yüzde 5 BSMV ödemek zorunda kalacak. Ancak yasa değişecek.