Yiğitcan Yıldız

Türkiye otomotiv sektörü, beklentilerin altında daralan bir pazar ile 2019'u geride bıraktı. Yıl içinde açıklanan teşviklerin ve faiz oranlarındaki düşüşün bu tabloda etkisi olurken, özelikle geçtiğimiz yılın son günlerinde patlayan tüketici talebi ise bayilerde stok krizi yaratması ile hafızalarda yer etti.

Neticede, 2019'da 350 bin adet seviyesinde olması beklenen toplam pazar, beklentileri aştı ve yüzde 23 daralarak 479 bin adet ile yılı kapattı. 2019'u umduğundan daha iyi bir şekilde geçiren sektör, yeni yıla ise umutlu başladı.

Otomotiv sektörünün içinden geçtiği dönemi ve gelecek beklentilerini Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Başkanı Ali Bilaloğlu ile konuştuk.

Yeni yılda ilk kez açıklamalarda bulunan ODD Başkanı Ali Bilaloğlu, pazarın iyileşme süreci içinde olduğunu ve 2020'de ODD'nin 550-600 bin adetlik bir pazar öngördüğünü belirtti.

'BÖLGEDEKİ GELİŞMELER SEKTÖRÜ ETKİLİYOR'

Türkiye ekonomisinin 2030 yılına kadar dünyanın en büyük 6’ınca ekonomisi olacağına yönelik yapılan araştırmalara işaret eden Bilaloğlu, "Ancak jeopolitik olarak hassas bir bölgedeyiz. Komşularımızda olan krizler, bizimle ilgisi olmamasına rağmen etkilenmemize yol açıyor. Bölgemiz stabil olmadığından, ister istemez ekonomi de etkileniyor. Bu nedenle, tekrar 1 milyon bandına ulaşmak, önümüzdeki 3 yıl içinde mümkün olabilecek" dedi.

Son dönemdeki faiz indirimlerinin yerinde adımlar olduğunun altını çizen ODD Başkanı, "Geçtiğimiz dönemde yapılan indirimin hızlı olduğunu düşünenler var. Ancak ekonominin kuralına göre faiz inerse, döviz kurunun artması gerekirken, bu yaşanmadı. Tepki vermedi. Bilakis, düşüş gösterdi" diye konuştu.

Avrupa pazarında yaşanan daralmaya da değinen Bilaloğlu, "Bu durum bizi de direkt etkiler. İhracatımızın ana pazarı Avrupa. Yüzde 2 gibi büyük bir oran mevcut. Bu noktada, ciddi bir etkisi olacağı tartışmasız" ifadesini kullandı.

Yeni araçlarda yer alan internet servislerinin kullanımı için gerekli 'E-Call' teknolojisinde çözümün yakın olduğuna inandıklarının da altını çizen Bilaloğlu, "Bu konuda, ODD olarak izleme konumundayız. BTK’nın gerçekleştirilmesini istediği hizmetlerin, sorumlu firmalar tarafından gerçekleştirilmesini takiben bu sorunun çözüleceğini tahmin ediyoruz" dedi.

'OTOMOTİV TOPARLANMA SÜRECİNE GİRDİ'

ODD Başkanı Ali Bilaloğlu ile, Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV) sektör üzerindeki etkisini de konuştuk.

Hatırlanacağı üzere 2018'in Kasım ayında otomobillere uygulanan Özel Tüketim Vergisi'nde (ÖTV) indirime gidilmiş, söz konusu indirimli oranlar ise Temmuz 2019'da sona ermişti. O tarihlerde pazardaki talep aniden düşerken, yıl içinde faiz oranlarında indirim yapılması pazarda yeniden canlılık yaratmıştı.

Gelinen noktada herhangi bir vergi indirimine gerek duyulmadığını belirten Ali Bilaloğlu, "2018’in başında Türkiye'deki  otomotiv satışları çok düşük seviyelerde olduğunda ÖTV’nin yüzde 1’e inmesinin önemli olacağını söylemiştik. O zamanki amaç otomotiv sektörüne, aynen kalbin durmasını önlemek için elektrik verilir ya, 'jump start' verilmesi idi. Ancak şu anda bu durum söz konusu değil. Sektörümüz toparlanma sürecine girdi" dedi.

'VERGİDE İNDİRİM DEĞİL YAPISAL İYİLEŞME GEREKLİ'

Mevcut vergi sisteminin yapısal anlamda iyileşmesi gerektiğini de vurgulayan Bilaloğlu, ÖTV’nin yapısının Türkiye Gümrük Birliği'ne girdiğinden bu yana değişmediğini söyledi.

Bilaloğlu, "Mevcut vergi sisteminde, elbette adaptasyonlar yapıldı ama omurgası hiç değişmedi. Aradan neredeyse 30 yıl geçti. O gün, ne elektrikli otomobiller, ne hibrit araçlar ne bugünkü çevre duyarlılığı söz konusu değildi. Dolayısıyla ÖTV’nin bu değişime uyması ve çağdaş olması gerekiyor. Matrah sistemi bu amaçlara çok hizmet etmiyor" ifadesini kullandı.

Yıl başında sona eren hurda teşviklerine de değinen ODD Başkanı Bilaloğlu, "Türkiye’nin 15 milyonluk araç parkının yüzde 50’si 10 yaşından büyük. Bunların çevreye zararı, aktif/pasif güvenliğe zararı, hatta cari açığa zararı düşünüldüğünde, bu konu da yapısal anlamda iyileşmesi gereken bir sistem. Hurda teşvikinin bir zaman gelecek, hayatımıza tekrar gireceğine inanıyorum. Çünkü, ekonomiye, cari açığa, çevreye ve güvenliğe zararlı bir durum" diye konuştu.

'ELEKTRİKLİ ARAÇ İÇİN KOŞULLAR CAZİP OLMALI'

ODD Başkanı Ali Bilaloğlu, elektrikli otomobiller hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Bu otomobillerin Türkiye'de yaygınlaşması için bir takım düzenlemelerin gerekliliğine işaret eden Bilaloğlu, "Elektrikli araçların satışının artması için devlet teşviki önemli. Teşvikten kastımız, sadece maddi değil, araçların yaygınlaştırılmasını sağlayacak olan cazip koşulların oluşturulması. Biz ODD olarak, bu yönde bazı önerilerimizi de paylaştık, şehir içi ve şehir dışı yollarda elektrikli araçlara özel şeritlerin oluşturulması, sıkışık saatlerde özel şerit açılması, bu araçlara özel park önceliklerinin sağlanması gibi, devlete herhangi ekstra bir yük teşkil etmeyecek, ancak bu araçları tercih edilir kılacak teşviklerden bahsediyoruz" dedi.

Bilaloğlu, elektrikli otomobiller konusunda Türkiye'de en büyük sorulardan biri olan şarj altyapısının, bu otomobillerin satışının artmasıyla birlikte yaygınlaşacağını da aktardı. 

Elektrikli otomobillerin dünyadaki mevcut araç pazarı içindeki oranının yüzde 10’a gelmesinin ise 10 yıldan önce olamayacağını söyleyen Ali Bilaloğlu, "Şu an toplam satışın yüzde 1’i bile değiller. Toplam anlamda bir iyileşme sağlayabilmek için alternatif yakıt teknolojileri konusunda çalışmalar bulunmakta. 225 bin kilometre yapan araçların karbon emisyon salınımı incelendiğinde karbondioksit salınımı benzinli araçlarda 45 ton seviyesinde iken gaz ile çalışan araçlardaki salınım sadece 35 ton seviyesinde. Bu seviye bugün kullanımda olan elektrikli araçlar ile nerede ise aynı. Elektrikli araç için gerekli olan pillerin üretimi ve kullanılan elektriğin üretimi için büyük oranda kömür kullanılıyor olması çevre açısından halen istenilen sonuçların elde edilmesini güçleştiriyor" dedi.

TOGG'A İMTİYAZ UYARISI

Yerli otomobili geliştiren Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'na (TOGG) da değinen Bilaloğlu, "TOGG'un elektrikli olmasının sağlayacağı avantajın haricinde verilecek imtiyazlar, uluslararası anlaşmalarla uyumlu olmayabilir. Otomotiv sektörü, ihracatın lokomotifidir. Böyle imtiyaz sağlayan bir durum ortaya çıkması halinde, ihracat yaptığımız ülkelerin rahatsız olma ihtimali ortaya çıkabilir" diye konuştu.

Bu noktada, 'Beş babayiğit' şirketin bir araya gelmesi ile yerli otomobil geliştirmek üzere 2018'de kurulan Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'nun (TOGG),elektrikle çalışan SUV modelini 2022 yılında pazara çıkarma hedefiyle çalışmalar yürüttüğünü hatırlatalım.