Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Enerji OECD Kritik Mineraller Forumu İstanbul'da gerçekleşti

        Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gelişen Piyasalar Forum Serisi'nin, OECD üyeleri, ortak ülkeler ile özel sektör ve sivil toplumdan kilit paydaşlar arasında, ortak kalkınma sorunlarına çözüm arayışına yönelik üst düzey, kapsayıcı ve bölgeler arası bir diyalog platformu sunduğunu söyledi.

        Bolat, bu çerçevede, OECD İstanbul Merkezi'nin, bölgeler arasında politika yapıcıları, uzmanları ve paydaşları bir araya getiren hem bölgesel hem de küresel bir bilgi merkezi olarak önemli bir başarıya imza attığına inandıklarının altını çizdi.

        Bugün küresel ticaret ve dünya ekonomisi açısından belirsizliklerin arttığı bir dönemde bir araya gelindiğini dile getiren Bolat, "Jeopolitik gerilimler yalnızca artmakla kalmıyor, aynı zamanda daha karmaşık ve daha kalıcı hale geliyor. Bölgesel çatışmalar ticaret yollarını kesintiye uğratmaya, maliyetleri artırmaya ve öngörülebilirliği zayıflatmaya devam ediyor." diye konuştu.

        REKLAM

        Aynı zamanda ticaret politikalarında açık bir yön değişimine tanık olunduğunu belirten Bolat, şunları kaydetti:

        "Korumacı önlemler artış gösteriyor. Stratejik sektörler daha fazla devlet desteği alıyor. Ekonomik güvenliğe ilişkin kaygılar, ulusal kararları her zamankinden daha fazla şekillendirmektedir. Tüm bu gelişmeler birlikte ele alındığında, daha parçalanmış ve daha az öngörülebilir bir küresel ticaret ortamına işaret etmektedir. Bu geçici bir durum değil. Bu yapısal bir dönüşüm ve buna uyum sağlamamız gerekiyor. Nitekim kritik minerallerin küresel değer zincirlerindeki rolüne ilişkin zorluklar da bu yapısal dönüşümün bir parçasıdır."

        Bolat, ikiz dönüşüm süreci küresel ekonomide merkezi önem kazandıkça, kritik minerallerin yüzyılı şekillendiren büyük dönüşümler açısından vazgeçilmez hale geldiğini vurguladı.

        Bu minerallerin bataryalar, güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve elektrik şebekeleri gibi temiz enerji teknolojileri için vazgeçilmez olduğunu belirten Bolat, "Buna ek olarak, yarı iletkenlerden akıllı telefonlara, veri merkezlerinden yapay zeka sistemlerine ve gelişmiş telekomünikasyon altyapılarına kadar dijitalleşme açısından da aynı derecede hayati öneme sahip." diye konuştu.

        REKLAM

        "Son 10 yılda temel kritik minerallere olan talep önemli ölçüde arttı"

        Ticaret Bakanı Bolat, son 10 yılda temel kritik minerallere olan talebin önemli ölçüde arttığını belirterek, lityuma olan talebin yaklaşık 4 kat arttığını, nadir toprak elementleri ile kobalta olan talebin ise yaklaşık iki katına çıktığını dile getirdi.

        Diğer minerallerde de benzer talep artışları görüldüğünü vurgulayan Bolat, "Elektrikli ulaşımın yaygınlaşması, yenilenebilir enerji altyapısındaki büyüme ve gelişmiş elektronikler nedeniyle bu eğilimin önümüzdeki on yıllarda da sürmesi bekleniyor." şeklinde konuştu.

        Karbonsuzlaşmayı, dijitalleşmeyi ve tedarik zinciri güvenliğini güçlendirmeyi hedefleyen bugünün dünyasında kritik minerallerin sanayi rekabetçiliği ile ulusal güvenlik ve ekonomik dayanıklılık açılarından giderek artan stratejik önem kazandığını dile getiren Bolat, özellikle arzın yoğunlaşması, lojistik darboğazlar ve kesintilerin, sanayi üretiminin dayanıklılığı ve ekonomik güvenlik açısından temel bir endişe kaynağı haline geldiğinin altını çizdi.

        Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) Yükselen Piyasalar Forumu Serisi kapsamında düzenlediği "OECD Kritik Mineraller Forumu"nda konuştu.

        REKLAM

        Dünyanın yakın tarihinde en büyük enerji krizlerinden birinin yaşandığını aktaran Bayraktar, "Bugünlerde enerjiyle ilgili her toplantının sıcak gündem maddesi İran'daki savaş ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıdır. Bu gelişmelerin petrol ve doğal gaz üzerinde çeşitli açılardan büyük etkileri bulunuyor ancak arz güvenliği ve fiyat dalgalanmaları bunların en önemlileri." değerlendirmesinde bulundu.

        Bayraktar, söz konusu gelişmelerin, dünyaya bölgesel çatışmaların etkilerinin o bölgelerle sınırlı kalmadığını ve tüm dünyayı bütün olarak etkilediğini bir kez daha gösterdiğini ifade ederek, bunlar olmasa bile küresel enerji sahnesinde halihazırda bir değişimin yaşandığını söyledi.

        Dünyada enerji talebinin arttığını ve resmi olarak "Elektrik Çağı"na girildiğini belirten Bayraktar, "Geçtiğimiz yıl küresel enerji talebi yüzde 1,3 arttı, elektrik talebi de bu hızın 2 katından fazla büyüdü. Bu artış elektrikli araçlar, veri merkezleri, soğutma sistemleri ve ekonomilerimizin hızla elektrikleşmesiyle tetikleniyor. Bu talebi karşılamak zorundayız. Bu nedenle kritik mineraller üzerine gerçekleştirdiğimiz bu toplantı son derece zamanında yapılmış bir toplantıdır. Çünkü kritik mineraller ve nadir toprak elementleri temiz enerji teknolojilerinin yanı sıra dijital altyapı, geliştirilmiş üretim ve savunma sistemleri için vazgeçilmez hale gelmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

        REKLAM

        Bayraktar, rüzgar türbinleri, elektrikli araçlar, yarı iletkenler ve batarya depolama gibi unsurlarda kullanılan kritik minerallerin modern ekonomilerin merkezinde yer aldığının altını çizdi.

        Son dönemde yaşanan kesintiler ve jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerinin artık yalnızca ekonomik bir mesele olmadığını açıkça ortaya koyduğuna işaret eden Bayraktar, bunun koordineli ve ileriye dönük politika yanıtları gerektiren stratejik bir konu haline geldiğini belirtti.

        "Kritik mineral üretiminin belli bölgelerde yapılması dengesizlik oluşturuyor"

        Bayraktar, daha güçlü ve çeşitli tedarik zincirleri oluşturmak için doğru zamanda doğru yerde olduklarını aktararak, "Ekonomilerimize güç veren ham maddeleri güvence altına almalıyız. Türkiye olarak enerjiyi ve madenciliği işbirliği aracı olarak görüyoruz. Doğru enerji ve madencilik projeleri 'kazan-kazan' temelinde olmalıdır. Hedefimiz enerji diplomasisi yoluyla bölgesel istikrar inşa etmek, bölgedeki refahı artırmak ve çatışmaları önlemek." diye konuştu.

        REKLAM

        Kritik minerallerin üretiminin coğrafi olarak belli bölgelerde yoğunlaştığının, işleme ve rafinaj kapasitelerinin de sınırlı bölgelerde kümelendiğinin altını çizen Bayraktar, "Bu dengesizlik, piyasa dinamiklerinin ötesine geçen ve enerji güvenliğiyle endüstriyel dayanıklılığı doğrudan etkileyen yapısal kırılganlıklar yaratıyor. Bu sebeple, teknoloji odaklı ülkelerle ve önde gelen şirketlerle aktif iletişim halindeyiz. Temel finansmanın çok ötesine geçen ortaklıklar istiyoruz, teknoloji transferi bunun önemli bir parçası." ifadelerini kullandı.

        Bayraktar, adil ve şeffaf piyasalar yaratmanın bir zorluk olduğunu ve dirençli tedarik zincirlerinin ekonomik güvenlik için hayati olduğunu vurgulayarak, "Ancak, çoğu kritik mineralin piyasaları küçük ve likiditeden yoksun, küresel, şeffaf fiyatlandırma mekanizmalarına sahip değiller. Hiçbir ülkenin parçalanmış bir alıcı tabanına karşı hacimsel hakimiyetini kullanmasına izin verilmemeli." dedi.

        OECD gibi kuruluşların küresel piyasalarda güven inşa etmede önemli rol oynadığının altını çizen Bayraktar, mineral güvenliğinin, ekonomik refahın temel taşı olan ulusal güvenliğin parçası olduğunu kaydetti.

        "Beylikova'da nadir toprak oksitleri üretilecek"

        Bayraktar, Türkiye'nin kurulu elektrik gücünün yüzde 62'sinden fazlasının yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu belirterek, 2035'e kadar ülkenin rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesini 120 gigavata çıkarma hedeflerini anımsattı.

        REKLAM

        Öte yandan şebeke entegrasyonunu ve sistem esnekliğini güçlendirmek için yaklaşık 40 gigavatlık Yüksek Gerilim Doğru Akım (HVDC) iletim hattı inşasını da planladıklarını ifade eden Bayraktar, "Bunlar geniş çaplı yapısal dönüşümü temsil ediyor ve bunun kalbinde kritik mineraller yatıyor. Bu yeni dönemde, yalnızca kaynaklara sahip olmak yeterli değil, bunları işleyebilmeniz gerekir. Türkiye tam olarak bunu inşa ediyor, kaynak çıkarımını derin işleme kapasitesi ve yüksek teknolojili endüstriyel değer yaratımıyla birleştiriyoruz." diye konuştu.

        Bayraktar, bu vizyonun 2025 Kritik ve Stratejik Mineraller Raporu'nda ana hatlarıyla anlatıldığını anımsatarak, "Raporun bulgularına dayanarak detaylı yol haritasını nihayetlendiriyoruz. Yakında Türkiye'nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini resmi olarak açıklayacağız. Beylikova nadir toprak elementleri projesi bu stratejinin temel taşı. Beylikova'nın dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri yataklarından biri olduğuna inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

        Türkiye'nin en başından beri hedefinin tam bir değer zinciri kurmak olduğuna işaret eden Bayraktar, Eti Maden'in ortaklarıyla bunun için çok yoğun şekilde çalıştığını belirtti.

        Bayraktar, Beylikova'daki pilot tesisin faaliyette olduğunu vurgulayarak, "Ayırma ve işleme kabiliyetlerini içerecek endüstriyel ölçekli üretime doğru ilerliyoruz. Rüzgar türbinleri ve elektrikli araç motorlarındaki kalıcı mıknatıslar için gerekli olan nadir toprak oksitlerini üreteceğiz." dedi.

        REKLAM

        "OECD üç kritik konuda yardım sunmaya hazır"

        Etkinliğe katılan OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann da 2050'ye kadar yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlarla kritik minerallere ihtiyacın büyük oranda artacağını belirterek, "Bu tedarik zincirlerini çeşitlendirmek ve genişletmek bir seçenek değil, kritik derecede önemli ve acil. Bunu doğru bir şekilde başarmak, ekonomik dayanıklılığı oluşturmaya yardımcı olacak, dijital inovasyonu hızlandıracak ve aynı zamanda enerji güvenliğinin temelini oluşturacaktır." dedi.

        Cormann, kritik mineral üretiminin iklim hedefleri kapsamında 10 milyon tondan 34 milyon tona çıkmasının gerekeceğini ve bu alanda bataryalar ve elektrikli araçlar kaynaklı lityum talebinin 13 kat artacağını söyledi.

        Kritik minerallere ulaşım konusunda her ülkenin kendi kapasitesini inşa etmesinin maliyetli olacağını vurgulayan Cormann, "Açık pazarlara, yeni yatırım akışlarına ve üretici ile tüketici ülkeler arasında gerçek ortaklıklara ihtiyacımız var. OECD bu üç konuda yardımını sunmaya hazır." dedi.

        İhracat kısıtlamaları tedarik zincirlerini olumsuz etkiliyor

        Atılacak adımlardan birinin de tedarik zincirlerini aksatan engellerin kaldırılması olduğunu dile getiren Cormann, dünya genelinde ihracat kısıtlamalarının 15 yıl boyunca sürekli arttığını ve kobalt ile manganez ihracatını büyük ölçüde olumsuz etkilediğini ifade etti.

        REKLAM

        Cormann, ihracat yasakları ve kotalar gibi en sert önlemlerin 2017-2019'da tüm önlemlerin sadece yüzde 3'üne karşılık geldiğini, 2024'te ise yüzde 36'sını oluşturduğuna dikkati çekerek, bu yükselişin marjinal değil, yapısal bir değişim olduğunu söyledi.

        Kritik minerallerin tedarikinde çeşitliliğin sağlanacağı ortaklıkların kurulması gerektiğini kaydeden Cormann şöyle devam etti:

        "İyi yönetilen bir talep artışı üretici ekonomiler için bir tehdit değil, bir fırsattır. Madencilik yatırımı iyi yapılandırıldığında, on yıllar boyunca katlanarak artan istihdam, altyapı ve mali gelir yaratır. Önemli olan, ham çıkarımın ötesine geçerek alt aşama işleme ve imalata yönelmek, yerel toplulukların doğrudan yararı için ülke içinde daha fazla değer elde etmektir. Önümüzdeki birkaç yıl içinde yatırım koşulları, ihracat kısıtlamaları ve ortaklıklar üzerine yapılacak politika seçimleri, küresel ekonomiyi bir nesil boyunca şekillendirecektir."

        Cormann, OECD'nin tüm teknik birikimiyle sürece dahil olduğunu belirterek, "Biz burada sadece danışmanlarınız olarak değil, ortaklarınız olarak bulunuyoruz. Dünyanın, bu odanın (forum) üretebileceği şeye ihtiyacı var." dedi.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Belçika Büyükelçisi Van de Velde: İki ülke arasındaki ticari ilişkiler çok güçlü

        Belçika Ekonomik Misyonu'nun Türkiye ziyareti 10–14 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek. Misyon öncesi Habertürk Enerji Editörü İrem Kuşoğlu Görgü'nün sorularını yanıtlayan Belçika Büyükelçisi Hendrik Van de Velde "Belçika ile Türkiye arasındaki ticari ilişkiler çok güçlü. Türkiye, AB dışındaki ülkeler...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ