Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

Habertürk TV'nin yeni programı Olaylar ve Görüşler'de Serap Belet ve Muharrem Sarıkaya'nın ilk konukları eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk ile eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen oldu. 1950'li yıllardan beri siyasetin farklı kesimlerinde yer alan iki deneyimli isim aynı zamanda yakın arkadaşlar. Bir hukukçu olan Cindoruk, Öymen'in de avukatı... Cindoruk ve Öymen siyasetin dününe, bugünün tartışmalarına dair tespitlerini anlattı.



"ESKİ-YENİ AYRIŞMASINI KABUL ETMEM"

"Siyaset olarak kaybetmeyi bilmiyoruz" diyen Hüsamettin Cindoruk, 12 Eylül darbesinin ardından tutuklu bulunduğu Zincirbozan'ın bir ekol olduğunu belirterek "Zincirbozan'daki yakınlaşma 1991'deki DYP-CHP koalisyonunu getirdi. Çok da başarılı bir hükümettir o hükümet. Erdal İnönü'yü tanımak lazımdı. Siyasete zorla girmiş bir fizik profesörü. Siyasetin iç kanamalarını bilmiyor ama önemli bir bilim adamı olarak her zaman işi sükunetle götüren biriydi" diye konuştu.

Eski Türkiye-yeni Türkiye kavramlarını eleştiren Cindoruk, "en büyük ayrışma" olarak nitelediği bu iki karşıtlık için "Bu kavramlar arası farkı anlamış değilim. TBMM bizim Cumhuriyetimizin kurucusudur. O dönemden bugüne kadar da hep yeni Türkiye vardır. Eski Türkiye diye bir şey kabul etmem mümkün değil. Mantıklı biri çıksın ne farkı olduğunu anlatsın. Türkiyemiz bütündür, zamanı da tektir. Osmanlı İmparatorluğu'ndan sonra başlayan dönem yeni Türkiye'dir" ifadelerini kullandı.

"PARLAMENTO KARANTİNAYA ALINDI"

Demokrasinin temelinin hesap vermek olduğunu ve uzun süre iktidarda kalan bir partinin de hesap verebildiği ölçüde kendisini yenileyebileceğini kaydeden Cindoruk, "Bir iktidar 18 sene sonra 'Hukuk reformu yapacağım' diyorsa bu bir itiraftır" dedi. Cindoruk, Osman Kavala'nın yargılanması ile ilgili sürecin adalete karşı saygısızlık olduğunu söyledi.

Başkanlık sistemini eleştiren Cindoruk, Cumhurbaşkanı'nın her şeyin muhatabı olduğu bu sistemde sorunların çıktığını belirterek "Meclis'in bütün hakları elinden alınmıştır. Parlamento karantinaya alınmıştır. Şahsileştirilmiş başkanlık sistemi dünyada Afrika ülkelerinde var. Bu şekliyle Türkiye'de yürümez" diye konuştu.

"BU SİSTEMİN DÜNYADA ÖRNEĞİ YOK"

Cumhuriyet döneminin bir devrimle başladığını kaydeden Altan Öymen, "eskinin bırakıldığını, çağdaş ülke olmaya karar verildiğini" ifade etti. Türkiye'nin demokrasiyi yaşadığı zamanın sanıldığı kadar eksik olmadığını kaydeden Öymen, "Darbeler yaşandı ama Türk milleti sevdi demokrasiyi" dedi. Öymen, darbe dönemlerinin başka ülkelere kıyasla daha kısa sürdüğünü belirterek "Bardağın yarısından fazlası doludur demokrasi açısından. 2007'den sonra işler değişti biraz" diye konuştu.

Başkanlık sistemini eleştiren Öymen, şunları söyledi: "Türkiye'de olan bitenin dünyada örneği yok. Demokratik rejim olduğu iddia edilen bu rejim hangi demokratik ülkede var? Başkanlık sistemlerinden herhangi birine de benzeyen taraf var mı? Türkiye'de denetim diye ne var? Denetici aynı zamanda yönetici, aynı zamanda kanun çıkarıcı. Neye benziyor, biraz padişahlık sistemine benziyor. Bütün törenlerde, devlet yapısı açısından, dinin kullanılması açısından örnekler ona benziyor. Bu rejimin tekrar demokratik rejim haline gelmesi lazım."

"PARTİLER HEDEFLER İÇİN BİRLEŞMELİ"

Öymen, eleştirdiği başkanlık sistemine karşı çarenin diğer partilerin hedefler üzerinde anlaşması olduğunu belirterek, "Seçmene böyle giderek bu işi ortaya koyacaklar. Gelen iktidar bir koalisyon hükümeti olacak" diye konuştu.

Seçim sistemine yönelik eleştirilerini dile getiren Öymen, "Bugün bizim başımıza gelenin sebebi yüzde 10 barajıdır. 2002'de yüzde 34 civarı oyla gelmiştir ve öteki partilerin hepsi barajın altında kalmıştır CHP hariç. Yüzde 45 civarı oy havaya gitti. Barajsız dönemde bir parti ne kadar oy aldıysa o ölçüde milletvekili ile Meclis'e girerdi" dedi.