Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Öne Çıkanlar Oruç Reis, İspanyollar tarafından şehit edildi

        Türkiye ile Libya, 27 Kasım 2019'da Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası imzaladı. Dolmabahçe Sarayı'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez Al Sarraj'ın imzasıyla iki ülke Doğu Akdeniz'deki doğal kaynaklardan hak talep etti.

        Mutabakatla birlikte Doğu Akdeniz'deki hak gasbını önlemek için'Münhasır Ekonomik Bölge' ilan edilmesinin yolu açıldı.

        * Münhasır Ekonomik Bölge: Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine göre bir devletin su ve rüzgar enerjisi de dahil olmak üzere deniz kaynaklarının araştırılması ve kullanılmasına olanak sağlaması adına özel haklara sahip olduğu deniz bölgeleri. Bu alan, söz konusu devletin denize olan kıyı kenarından denize doğru karasularında 200 deniz mili (370 km) dışına kadar uzanır.

        ABD Jeolojik Araştırma Merkezi'nin öngörüsüne göre Doğu Akdeniz'de 700 milyar dolar değerinde doğal gaz rezervi bulunuyor.Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'ne ait olan sismik araştırma gemisiMTA Oruç Reis, Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerine başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Oruç Reis'in faaliyetlerine 23 Ağustos'a kadar devam edeceğini açıkladı.

        REKLAM

        Oruç Reis Neler Yapabiliyor?

        * Doğal gaz, petrol arama çalışmaları.

        * Kıta sahanlığı araştırmaları.

        * Deniz tabanının haritalanması, incelenmesi ve ayrıntılı görüntülenmesi. Bu kapsamda deniz üstü rüzgar santrallerinin kurulacağı yerlerin veya doğal gaz, petrol araştırma platformlarının deniz tabanında oturacağı yerler için mühendislik çalışmaları.

        % 90 yerlilik oranıyla Tuzla Tersanesi'nde 400 milyon TL'ye inşa edildikten sonra 2017'de denize indirilen Oruç Reis, Doğu Akdeniz'deki yeni görevine başlamadan önceki 3 yıllık süreçte başka bölgelerde neler yaptı?

        * 16 bin 772 kilometrekarelik alanda sismik veri topladı.

        * 4 bölgede, 4 bin 872 kilometrekare taban alanında 3 boyutlu röntgen çekti.

        * 2 boyutlu grafiklerin kapladığı alan ise 11 bin 900 kilometrekare.

        28'i araştırmacı, 27'si gemici olmak üzere toplam 55 personelin görev yaptığı araştırma gemisine adını veren Oruç Reis, Akdeniz'in 'Türk Gölü' haline gelmesinin temellerinin atılmasında önemli bir paya sahip.

        Oruç Reis, 1474'te Midilli'nin Bonova Köyü'nde doğdu.

        Babası; Vardari Yâkub Ağa, 1462'de Midilli'nin fethine katılmış ve Bonova köyü kendisine tımar olarak verilmişti. Burada yerleşip evlenen Yâkub Ağa'nın İshak, Oruç, Hızır ve İlyas adını verdiği dört oğlu oldu.

        * Midilli'nin Fethi: 1462'nin eylül ayında Fatih Sultan Mehmed komutasındaki Osmanlı İmparatorluğu ile Midilli Dukası Nicolas Gattilusio komutasındaki Ceneviz Cumhuriyeti ile yapılmış savaştır. Savaşın 27'nci gününde kalenin daha fazla direnemeyeceğini anlayan Nicolas Gattilusio teslim olarak Midilli'yi Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetimine bıraktı.

        * Tımar: Osmanlı İmparatorluğu'nda kamu arazisi dahilinde, vergi toplama yetkisinin ve asayişi sağlama görevinin sipahiye bırakılmış olduğu tarımsal topraklara verilen addır. Tımar sistemi Osmanlı İmparatorluğu'nda ağırlıklı olarak, merkezden denetlenen büyük bir sipahi gücü besleyerek padişahın ordusuna asker sağlamak için geliştirilmiştir. En geniş anlamıyla belirli bir yere ait vergi gelirlerinin tümünün veya bir kısmının, dirlik olarak havale yoluyla bir görevliye devredildiği ve bu devir karşılığında da bazı hizmetlerin ona yüklendiği; mali, idari, askeri amaçları olan bir sistemdir.

        Harita
        REKLAM

        Vardari Yâkub Ağa'nın 4 oğlu da iyi bir öğrenim görerek dönemin denizci milletlerinin lisanları olan İtalyanca, İspanyolca, Fransızca ve Rumca'yı öğrendi.

        Ada şartları gereği doğal olarak kardeşleriyle birlikte gemiciliği ve deniz ticaretini çok iyi öğrenen Oruç Reis, cesareti, zekası ve girişimciliğiyle gemi sahibi oldu. Suriye, Mısır, İskenderiye ve Trablusşam'a mal taşıyarak, oradan aldıklarını Anadolu'ya getirip ticaret yaptı.

        Oruç Reis ile İlyas Reis, Midilli'den Trablusşam'a giderken, Rodos Şövalyeleri'nin büyük savaş gemileriyle karşılaştı.

        İlyas Reis, çarpışma sırasında şehit olurken Oruç Reis esir düştü.

        Hızır Reis, 18 bin akçelik fidye vererek ağabeyi Oruç Reis'i esaretten kurtarmak istediyse de Rodos Şövalyeleri bu teklifi kabul etmedi.

        Hızır Reis, Oruç Reis'in nasıl esir düştüğünü şöyle anlatmıştı: Kimseye muhtaç değildik. Kendi işimizi işleyip rahat yaşıyorduk. Ben, daha çok Selânik ve Eğriboz'a sefer ederdim. O taraflara sefer etmek hoşuma giderdi. Amma, Oruç reis, küçük karındaşımız İlyas'ı da yanına alıp Şam Trablusu'na doğru sefer etmek İstedi. Kaza kader bu ya, yolda giderlerken ansızın Rodos gemilerine rast geldiler. Ulu cenk eylediler. Karındaşımız İlyas şehit düşüp ecel şerbetini içti. Meskeni cennet-i a'lâ oldu. Rahmetullahi aleyh. Elhâsıl kâfir gemileri galip geldi. Dertli ağam Oruç Reis'i gemisiyle esir aldılar. Bu kara haber âleme yayılıp, Midilli'ye de ulaştı. Haberi alınca gerek ağam Oruç'un esareti, gerek İlyas karındaşçığımın şehâdeti beni ağlatıp perişan etti. Sonunda "Allah'tan gelene hoş geldin, denir. Hüküm tek ve kahhar olan Allah'ındır" deyip "Olacak olsa gerek çâr ü nâ-çar, gerek kalbin geniş tut gerek dâr" sözüne uyarak işe çare düşünmeye başladım. Ağam Oruç'u yer altına attılar.

        Önce zindanlarda tutulan Oruç Reis, daha sonra forsa olarak kullanıldı.

        Antalya Sancakbeyi Şehzade Korkut, her yıl fidye ödeyerek 100 esiri Rodos Şövalyeleri'nden kurtarıyordu.

        O yıl fidye karşılığı kurtarılan 100 esiri Antalya'ya getiren gemideki forsalardan biri Oruç Reis'ti.

        Oruç Reis, Antalya kıyılarına yanaştığı sırada gemiden kaçmayı başararak özgürlüğüne kavuştu. Esaretten kurtulduktan sonra da tarihe geçen o sözü sarf etti; "Yaşama hakkın, mücadele gücün kadardır."

        Antalya'da Ali Kaptan'ın gemisinde ikinci reis olarak göreve başlayan Oruç Reis, ticaret amacıyla İskenderiye'ye gitti. Daha sonra da denizcilikteki becerisiyle dikkatini çektiği Sultan Kansu Gavri tarafından Memlük Devleti'nin hizmetine alındı.

        Hindistan'a gönderilecek 40 kalyonluk bir donanmanın inşası için İskenderun'da hazırlatılan keresteyi almak üzere 16 gemiyle denize açıldığında Rodos Şövalyeleri'nin saldırısına uğrayan Oruç Reis'in yönetimindeki gemiler yok edildi.

        REKLAM

        Bunun üzerine Antalya'ya dönen Oruç Reis, Şehzade Korkut'un da yardımıyla bir kalyata inşa ettirdikten sonra Akdeniz'e açılarak Rodos Şövalyeleri'nden birçok ganimet sağladı. Daha sonra Rodos Şövalyeleri'nin bir baskını sırasında kalyatasını kaybeden Oruç Reis, o sıralarda Antalya'dan Manisa'ya geçerek Saruhan Sancakbeyi olan Şehzade Korkut ile yeniden temasa geçerek iki kalyata yaptırdı.

        Levend, mühimmat, erzak ihtiyaçlarının da karşılanmasıyla tekrar Akdeniz'e açılan Oruç Reis'in diğer eksikleri ise Foça'da tamamlandı. Bu yardımlarına karşılık teşekkür için Manisa'ya giden Oruç Reis, Şehzade Korkut'tan korsanlık için izin aldıktan sonra İtalya sahillerine doğru gitmek üzere denize açıldı.

        İki Venedik gemisini içindeki 24 bin altın, mal ve erzakla birlikte ele geçiren Oruç Reis, daha sonra da 3 Venedik gemisiyle savaşarak 285 esir ve pek çok ganimetle birlikte kardeşlerini ziyaret etmek için 10 yıldır görmediği Midilli'ye gitti.

        Oruç Reis, elde ettiği ganimetin bir kısmını Midilli'de yoksullara dağıttı.

        Şehzade Korkut, taht mücadelesine giriştiği Yavuz Sultan Selim tarafından öldürtülünce Oruç Reis, Kuzey Afrika kıyılarına yöneldi. Kış mevsimini geçirmek için İskenderiye'ye giden Oruç Reis, Memlük Sultanı Kansu Gavri'nin himayesinde sefer hazırlıkları yaptıktan sonra denize açıldı. Kıbrıs yakınlarında 5 Venedik ticaret gemisini ele geçirdikten sonra 1513'te Cerbe Adası'na yöneldi.

        Oruç Reis, ele geçirdiği ve sonraki dönemlerde Türk denizcilik tarihinde önemli bir konuma sahip olacak olan Cerbe Adası'nı kendine üs edindi.

        Harita
        REKLAM

        Oruç Reis'in şöhreti hem Cebre Adası'nı hem de Papalığa ait olan savaş gemilerini ele geçirmesiyle Avrupa'ya yayıldı.

        Çünkü o güne kadar çektiri sınıfındaki gemilerle baştarda sınıfı gemilerini ele geçirildiği hiç duyulmamıştı.

        Bu sırada ağabeyi Hızır Reis de Oruç Reis'e katıldı.

        İtalyanlar, Oruç Reis'e sakallarının renginden dolayı Latince'de 'Kızıl Sakal' anlamına gelen 'Barba Rossa' lakabını taktı.

        * Hızır Reis: Oruç Reis'in kardeşi. Tarihe Kaptan- ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa olarak geçti.

        Hızır Reis'e 'Hayreddin' ismini ise sonraki yıllarda Yavuz Sultan Selim verdi.

        Oruç Reis, Hızır Reis ile birlikte 1514'ün ilkbaharında denize açıldı. Önce Sardinya Adası açıklarında bir korsan gemisini ve ardından buğday yüklü bir Ceneviz korsan gemisini ele geçirerek 150 kişiyi esir aldılar. Daha sonra zapt ettikleri kumaş yüklü büyük bir kalyonu Tunus'a götürdüler.

        Oruç Reis, düzenlediği ikinci seferinde 4 gemilik küçük filosuyla Becâye Kalesi civarında 10 korsan gemisiyle savaşa tutuştu.

        Bu savaş sırasında top ateşiyle yaralanan Oruç Reis'in sol kolu dirseğinden kesilmek zorunda kaldı.

        1515'te Oruç Reis ile Hızır Reis, İspanya'daki Endülüs müslümanlarına yardım etmek üzere 8 gemiyle harekete geçti. Bu sefer sırasında iki kardeş, Flandra Beyi'nin 7 gemilik ticaret konvoyundan Hint kumaşı taşıyanını ele geçirdi. Aynı sefer sırasında Minorka Adası'nda 4 gemi daha ele geçirdiler. İspanya sahillerine geldiklerinde seferlerinin asıl amacı olan zulüm gören Endülüs müslümanlarına yardım ederek birçoğunu Cezayir'e götürdüler.

        Harita
        REKLAM

        O seferin ardından Midilli'ye giderek yerleşik hayata geçmek isteyen Oruç Reis, daha sonra Hızır Reis'ten ayrılmamaya karar vererek Muhyiddin Reis kumandasındaki 6 gemilik bir filoyu çeşitli hediyelerle İstanbul'a gönderdi.

        Yavuz Sultan Selim, bunun üzerine Oruç Reis ile Hızır Reis'e iki elmas kabzalı kılıç, iki sorguç, iki hil'at ve iki firkate hediye etti.

        O sıralarda Tunus'ta olan Oruç Reis ile Hızır Reis, denize açıldı. Rastladıkları bazı gemilerle savaştıktan sonra yolları üzerindeki Cicel Kalesi'ni zapt etti.

        İdare ve güvenliği sağlamak üzere iş bölümü yapan iki kardeşten Hızır Reis, Cezayir'in doğusuna, Oruç Reis ise batısına hâkim oldu. Nüfus ve arazi sayımı yapılarak asker sayısı ve gelirlerin miktarı tesbit edildi.

        İspanyol ve Cenevizliler tarafından istilâ edilen Becâye'yi kendisine hedef seçen Oruç Reis, 11 gemiyle harekete geçti. İspanyol donanmasını sonra da İspanyollar ile birleşen kimi Arap emirliklerini mağlup ederek Becâye'yi ele geçirip burada bir hükümet kurdu.

        Harita
        REKLAM

        Oruç Reis'in Cezayir'de güçlenmesi İspanyollar kadar civardaki Tunus beyliklerini de rahatsız ediyordu. Üzerine büyük bir İspanyol donanmasının gelmekte olduğunu öğrenen Oruç Reis, sular çekildiği için nehirde yüzdürme imkânı olmayan gemilerini yakarak karadan Cicel'e gitti. Burada kaldığı süre içinde emirliklere karşı hâkimiyet mücadelesine girişti.

        O sıralarda İspanyollar'ın elinde bulunan Penon Adası'ndaki kalenin kuşatması sürüyordu.

        Harita

        Oruç Reis, Cicel'de bulunan kardeşi Hızır Reis'e mektup göndererek yardım istedi. Aynı sıralarda Midilli'den Tunus'a gelen İshak Reis de beraberindeki birkaç gemiyle Cezayir'e ulaştı.

        Oruç Reis, bir taraftan Penon Adası'ndaki İspanyol kalesini topa tutarken diğer taraftan Cezayir kalesini tamir ettirdi. Bu sırada İspanyollar ile iş birliğine teşebbüs eden Cezayir Hâkimi Selim Tumi'yi öldürttü.

        Bu gelişmelerin harekete geçirdiği İspanya 15 bin askerin bulunduğu 140 parça gemiden oluşan bir donanmayı Cezayir'e gönderdi.

        İspanyol kuvvetleri, karaya asker çıkararak Cezayir Kalesi'ni kuşattı.

        Bu sıralarda Oruç Reis'i Afrika'dan uzaklaştırmak isteyen Tilimsân Hâkimi Ebû Hammû, İspanyollar ile iş birliği yaptıktan sonra İspanya yönetimindeki Vahrân'a sığındı. Oruç Reis, bir taraftan Fas sultanı ile anlaşma yapmaya çalışırken diğer taraftan bölgedeki kabileleri itaat altına almaya gayret etti. Ancak Tilimsân halkı Oruç Reis'in kendi adına hareket etmesinden rahatsızlık duymaya başlamıştı. Ocak 1518'de İspanyol ve Berberi Abdülvâdi kuvvetleri, Oruç Reis'e saldırdı. Çatışmalar sırasında kale kaybedilirken İshak Reis şehit düştü.

        Oruç Reis, Tilimsân kuşatmasında şehri 6 ay savunduktan sonra cephane ve yiyecek kalmamasından dolayı beraberindeki levendlerle birlikte kaleden çıkmaya teşebbüs ettiyse de fazla uzaklaşamadı.

        Oruç Reis, Tilimsân'a 100 km mesafede Araplar'dan yardım alan 45 kişilik İspanyol müfrezesindeki teğmen Garcia De Tineo tarafından şehit edildi.

        REKLAM

        Oruç Reis'in ölümünü krallarına ispatlamak isteyen İspanyollar, gövdesinden ayırdıkları başını bal dolu bir torba içerisine koyarak İspanya'ya götürdü.

        Bedenini alan levendleri Oruç Reis'i defnetti.

        İspanyollar, Oruç Reis'in şehit edilmesinden öyle mutlu oldu ki...

        İspanya kralı Garcia De Tineo'yu ödüllendirdi ve kutlama şenlikleri düzenlendi.

        Kardeşlerinin şehit olduğunu öğrenen Hızır Reis, donanmasıyla yola çıkarak Cezayir'deki İspanyol hakimiyetine son verdi. Avrupalılar, 'Barba Rossa' lakabını Oruç Reis'ten sonra kardeşi Hızır Reis'e taktı.

        Haberi Hazırlayan: Mehmet Çalışkan
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ