Palu ailesinde son durum! İşte Tuncer Ustael ve Palu Ailesinin kan donduran ifadeleri
Müge Anlı'nın programında ele alınan ve tüm Türkiye'nin kanını donduran Palu Ailesi'nin 6 üyesi bugün Kocaeli'de yargılanmaya başlıyor. Tuncer Ustael, Havva Palu, Emine Ustael, Ayşe Palu, Fatih Palu ve İsa Palu'nun ilk ifadeleri ortaya çıktı. 2008 yılında Meryem Tahnal ve kızı Melike'yi vahşice öldüren Palu Ailesi'nde son durum haberimizde...
Palu ailesi Tüm Türkiye'nin konuştuğu konulardan biri oldu. Müge Anlı'nın programında ele alınan ve anlatılanlarla adeta izleyenlerin kanını donduran Palu Ailesi'nin 6 üyesi bugün Kocaeli'de hakim karşısına çıkarak ilk olarak öldürülen Meryem Tanhal cinayetinden daha sonra da kızı Melike'nin cinayetinden yargılanacaklar. Sanıklar için açılan davada Tuncer Ustael; Meryem Tahnal'ı, Kocaeli'nin Körfez ilçesinde 20 Aralık 2008 tarihinde 'tasarlayarak canavarca hisle, eziyet çektirerek öldürmek', 'Meryem Tahnal'a ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanmak', 'kişinin ölmesinden yararlanarak cep telefonunu çalmak', 'cebir kullanarak birden fazla kişi ile Meryem Tahnal'ı hürriyetinden yoksun kılmak' suçlarından hakim karşısına çıkacak.
PALU AİLESİ OLAYI NEDİR?
Kocaeli'de yaşayan Palu ailesinin kabusu, Tuncer Ustael'in, kızları Emine Palu ile evlenmesiyle başladı. Kendisini ‘Cinci Hoca' olarak tanıtan Tuncer Ustael, bacanağı Ahmet Tahnal ile kayınpederi Harun Palu dışında tüm aileyi müridi haline getirdi. Tuncer Ustael, eşinin kardeşi İsa'ya, Ahmet Tahnal'ı öldürttü. İsa, “Ahmet, kardeşimi fuhuşa zorluyordu” deyince baba Harun Palu, suçu üstlendi.
Harun ve Havva Palu çiftinin 5 çocuğu bulunuyor: Fatih, İsa, Emine, Meryem ve Ayşe Melek.
Çocuklardan biri olan Emine, Tuncer Ustael ile evleniyor. Kardeşi Meryem de Ahmet ile dünyaevine giriyor. Emine ve Tuncer Ustael çiftinin bir kız bir de erkek çocuğu oluyor. Meryem ve Ahmet çiftinin de Recep ve Melike adlarında iki çocuğu dünyaya geliyor.
Sapık Tuncer kendisini tüm aile içinde ‘cinci hoca’ olarak tanıtıyor. Ailede ona sadece baba Harun ve bacanağı Meryem’in kocası Ahmet inanmıyor. Ahmet'i ortadan kaldırmak isteyen Tuncer, eşinin kardeşi İsa'yı etkisi altına alıp onu öldürtüyor. Baba Harun oğlunun hapse girmesini istemediği için suçu üstleniyor ve hapse giriyor. Ahmet ölünce Meryem ve iki çocuğu (Recep-Melike), Tuncer'in kapıcı dairesinde kalmaya başlıyor. Tuncer burada evde kalan herkese tecavüz ediyor, işkencelerde bulunuyor. İşkence ve tecavüzlerin sonucunda evden kaçmayı başaran Recep hastane kontrolünün ardından yurda yerleştiriliyor.
KARISININ KARDEŞİNE CİNAYET İŞLETTİ
Anne Havva Palu’nun kızı ve torununu öldüren damat Tuncer Ustael’e yardım ettiği iddia ediliyor. Tuncer Ustael’in karısının kardeşi İsa Palu’nun bacanak Ahmet’in cinayetinde yardım ettiği iddiası var. Eşi Emine Ustael ise yüzündeki morluklara rağmen her ortamda, TV ekranlarında bile kocasını savunuyor. Fatih Palu ise baştan beri çelişkili ifadeler veriyor.
ÖZ ÇOCUKLARINA VE BALDIZINA TECAVÜZ
Müge Anlı canlı yayınına Tuncer Ustael ve Palu ailesini tanıyanlar bağlandı. Telefon bağlantısı kuran komşuların ifadeleri Müge Anlı’nın stüdyosunda şok etkisi yarattı. Meryem Tahnal, tam 10 yıl önce babası tarafından öldürülen eşinin tehditleri nedeniyle hurda bir araçta ailesiyle birlikte yaşıyordu. Bir gece tuvalet ihtiyacını gidermek için araçtan ayrıldı. Ardından esrarengiz biçimde ortadan kayboldu. Kaybolduğunda 32 yaşında olan Meryem Tahnal’ın akibeti gizemini korurken 3 Ocak Müge Anlı canlı yayınında ortaya çıkan bilgiler sır perdesini araladı.
Tuncer Ustael hakkında dehşete düşüren bilgileri Müge Anlı canlı yayında paylaşırken, anne – kızın gömüldüğü iddia edilen yerde Kocaeli Emniyet Ekipleri, kadavra köpeği Melo ile arama başlattı. Tuncer Ustael’in aynı zamanda sadistik cinsel fantezileri olan, işkence yaparak tecavüz etmekten hoşlanan bir adam olduğu iddia ediliyor. Sürekli işkence ettiği ve cinlerle korkuttuğu karısının önünde baldızına, kendi öz çocuklarına ve yeğenlerine tecavüz ettiği öne sürülen Tuncer Ustael, erkek çocuk ve erkek yeğenine fiili livatada bulunduğu da iddia edildi.
2006 yılında Meryem, kocasının kendisini sattığını söyleyerek İzmit’teki baba evine geri döndü. Ancak kocası Meryem’in peşini bırakmadı. Zaman zaman polislerin araya girerek sonlandırdıkları tartışma felaket bir sonla bitti. Meryem Hanım’ın babası Harun Palu, damadını öldürdü. İşlediği cinayet suçundan 7 yıl hüküm giydi.
İşlenen cinayetin ardından öldürülen eşin akrabaları, Meryem ve ailesinin peşine düştü. Meryem Hanım, çocuğu ve 4 aile bireyiyle birlikte bir servis aracının içinde yaşamaya başladı. Sürekli olarak yer değiştiren aile bireyleri hiçbir şekilde bir eve sığınmadı.
Takvimler 2008 yılının Aralık ayını gösterdiğinde 32 yaşındaki Meryem Tahnal, yaşadığı servis aracından dışarı çıktı. Ardından kayıplara karıştı. İki çocuk annesi kadının izine 10 yıl boyunca hiç kimse rastlayamadı. Meryem’in kaybolmasından bir yıl sonra Meryem Hanım’ın kızı Melike’yi amcası Halit Tahnal gelip aldı. Ancak Melike’den de 9 yıldır haber alınamıyor.
Kocaeli Körfez İlçesinin Tütünçiftlik bölgesinde hurda bir otomobilin içinde yaşamaya devam eden baba Harun ve anne Havva Palu, çevre sakinlerinin ihbarı üzerine Kocaeli Belediyesi’ne ait barınma evine yerleştirildi.
TUNCER USTAEL ÖLDÜRDÜ
Burada polise kızı ve torununun öldürüldüğünü söylediler. Anne Havva Palu’nun iddiasına göre akrabaları Tuncer Ustael hem kızı hem torunu öldürmüştü. Emniyet cinayet şüphesiyle ilgili araştırmalar yaptı. Ama yapılan her arama çalışması olumsuz neticelendi. O dönem yanlış ifadeler verdiğini söyleyen Havva Palu, kızı ve torununun yaşadığını düşünüyor.
Müge Anlı ekibi hafta sonu kayıp anne ve kızı Meryem ve Melike Tahnal’la ilgili olarak kardeşi İsa Palu ile, olayın yaşandığı Kocaeli Körfez Tütünçiftlik sahiline gidip bölgeyi incelediler. İsa Bey, ablasının kaybolduğu yerde o dönem sık çam ağaçlarının olduğunu söyledi. Şu an ise bu alan otopark olarak kullanılıyor. Ardından kardeşinin kaybolduğu günü anlattı. Meryem Hanım’ın gece saat 02.00’de kaldıkları arabadan çıkıp tuvalete gittiğini ancak 15 -20 dakika geçmesine rağmen geri gelmediğini söyledi. Durumdan şüphelendikten sonra emniyete gittiklerini anlattı.
Müge Anlı ekibi, Meryem Tahnal’ın eniştesi Tuncer Ustael’le konuştu. Meryem’in kaybolduğu gece kaldıkları arabanın sürücü koltuğunda olduğunu ifade eden Tuncer Bey, “Yan koltuğumda İsa Palu vardı. Diğer aile bireyleri arka koltuktaydı. Meryem, araçtan inmiş ve geri dönmemiş. Bunun üzerine eşim Emine, beni uyandırdı. Onu her yerde aradık ama bulamadık” şeklinde konuştu.
Açıklamalarını sürdüren Tuncer Ustael, “Kalacak yerimiz olmadığı anlaşılınca kadınları, Kadın Sığınma Evine, bizi de başka ayrı bir bakım evine yerleştirdiler. Kayınvalidem Havva Hanım, herkesten habersiz bizim Meryem’i, İsa’yla birlikte öldürüp, sahile gömdüğümüzü söylemiş. Ben o dönem üstüme atılan tüm iddiaların doğru olmadığını emniyete verdiğim ifadede dile getirdim” dedi. Ayrıca Palu ailesi tarafından Melike’yi öldürüp Adapazarı’ndaki eve gömmekle bile suçlandığını açıkladı.
Açıklamalarını sürdüren Tuncer Ustael, “Kalacak yerimiz olmadığı anlaşılınca kadınları, Kadın Sığınma Evine, bizi de başka ayrı bir bakım evine yerleştirdiler. Kayınvalidem Havva Hanım, herkesten habersiz bizim Meryem’i, İsa’yla birlikte öldürüp, sahile gömdüğümüzü söylemiş. Ben o dönem üstüme atılan tüm iddiaların doğru olmadığını emniyete verdiğim ifadede dile getirdim” dedi. Ayrıca Palu ailesi tarafından Melike’yi öldürüp Adapazarı’ndaki eve gömmekle bile suçlandığını açıkladı.
Kayıp Meryem’in kız kardeşi Melike Ayşe Palu da olay gününü anlatan bir diğer aile bireyiydi. Melike Hanım, “O gece hepimiz arabadaydık uyuyorduk. Meryem, kaybolduktan sonra kendisinden hiçbir şekilde haber alamadık” dedi. Kayıp çocuk Melike için ise şok iddiada bulundu, “Melike’yi Halit Tahnal ve ve Emel Tahnal bizden almaya geldi. Çocuğu kendilerine verdik. Sonra çocuk nerede diye sorduğumuzda biz sizden çocuğu almadık diye bizi suçladılar.” şeklinde konuştu.
PALU AİLESİ CİNAYETİ İTİRAF EDECEK Mİ?
Müge Anlı'nın programında yapılan tüm suçlamaları reddeden ve sürekli öldürülen kardeşi Meryem Tahnal'ı suçlayan Emine Ustael'in hakim karşısında nasıl bir ifade vereceği ise merak konusu oldu.
TUNCER USTAEL'İN İFADESİ
Sanıklar mahkeme salonuna alındı. İlk olarak Palu Ailesinin damadı olarak bilinen Tuncer Ustael ifade verdi. Ustael ifadesinde şunları söyledi:
"MERYEM'İ, HİKMET VE YUSUF ÖLDÜRDÜ"
"İddianamedeki ifadem büyük ölçüde doğru olmakla birlikte olay günü Meryem’in cesedini bulduğumuz doğru değildir. O ifadeyi emniyetin baskısıyla verdim. Meryem’i, Hikmet Ş. ve Yusuf Ş. öldürdü. Maktulü iğne tozuyla öldürmüşler. Ben ifademi baskı altında verdim. Biz Mercedes marka araçta hep birlikte yaşarken bir gece Meryem kayboldu. Kendisini bir daha ne canlı ne de ölü olarak gördüm. Maktulün kredi kartı ve banka kartı ölmeden önce bende duruyordu. Zaman zaman para çekerek kendisine veriyordum. Daha sonra kim kullandı bilmiyorum. 2008 yılı Aralık ayında kartı kullandığım söyleniyor ancak o tarihte zabıtalar beni barınma evine götürmüştü, barınma evinde kalıyordum.
"CİN VE BENZERİ ŞEYLERE İNANMAM"
Baştan beri adli makamlar beni hiçbir şekilde dinlemediler. Maktul kaybolduktan sonda annesi Havva ve kardeşi İsa, polise giderek kayıp başvurusu yaptılar. Aleyhime olan beyanları kabul etmiyorum. Ölen Meryem’in eşinin ailesi problemliydi bu nedenle beni suçlandıklarını düşünüyorum. Ben bu olaylar öncesinde İstanbul’da yaşıyordum. Benim bir çocuğum kaçırıldı. Eline büyükçe bir iğne batırıldı. Kalçasına şırınga batırıldı. Benim araçta yaşamaya başlamamda, cin ve benzeri şeylerin etkisi yoktur. Ben böyle şeylere inanmam.
"MERYEM TAHNAL'I HİÇ DARP ETMEDİM"
Arabada yaşamaya başlamamızın nedeni Meryem’in ailesinin bizi tehdit etmesidir. Ben bu aileden uzak durmaya çalıştım. Kendilerinin polisle de ilişkilerinin olduğunu düşünüyordum. Bu nedenle bizi tehdit ettikleri zaman polise gitmedim. Ben Meryem Tahnal’ı hiçbir dönem darp etmedim. Kendisinin eşi öldürüldü ve bizim eve geldi. Ölene kadar da hep birlikte yaşadık. Hiçbir zaman evde cin çıkarma gibi bir faaliyette bulunmadım."
HAVVA PALU'NUN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI: TUNCER MERYEM'İ DÖVÜP AÇ BIRAKIYORDU
Havva Palu, duruşmada şunları söyledi: "Suçlamaları kabul etmiyorum. Sanık Tuncer benim damadım olur. Diğer sanıklar çocuklarımdır. Ölen Meryem de benim kızımdır. Kızım evlendikten sonra bazı sorunlar yaşadı ve eve dönmek zorunda kaldı. 2008 yılı Şubat ayında ise Tuncer bizi cinlerin sardığını söyledi ve İstanbul’dan Körfez’deki evimize taşındı. Evde cinlerin olduğunu söyledi ve bizi cinlerle korkuttu. Bu dönemde Tuncer cin çıkarma gerekçesiyle evi sirkeyle yıkadı ve duvarlardaki kireçleri söktü.
Oğlumu evlendirmek için biriktirdiğim parayı sanık Tuncer’e verdim. O da bir araç aldı ve hep birlikte o aracın içinde yaşamaya başladık. Tuncer sürekli kızımı darp ediyordu, sinirlendikçe dövüyordu. Günde birden fazla dövdüğü de oluyordu. Kafasına ve yüzüne vuruyordu. Kızımı aç bırakıyordu. Meryem’e 3 günde bir tabak yemek veriyordu. Yaklaşık 4 ay kadar araçta birlikte yaşadık. Bu süre zarfında kızımı ağaca bağlamış ancak ben bunu görmedim. Özel olarak soğukta yatırması söz konusu değildir. Aracın içi zaten soğuktu. Kızım ölmeden 3-4 gün önce hasta olduğunu söyleyerek yatmaya başladı. Açlık ve soğuğun etkisiyle bitkisel hayata girmişti ve devamında da orada öldü.
Bu durumu polise bildirmemiz gerektiğini söyledim ancak Tuncer kabul etmedi. Kızım ölmeden önce yüzünde darp izleri gördüm. Daha sonra İsa’yı zorla götürerek kızımı bir yere gömdüler. Olaydan iki gün sonra beni götürüp mezarı gösterdiler. Kızımın ölümünden sonra Tuncer bizi ayrı odalarda tutmaya başladı ve bizi aç bırakıyordu. Birbirimizle temasımızı engelliyordu.
Kızımın kredi kartları Tuncer’deydi ve kendisi kullanıyordu. Ölüm olayından sonra Tuncer’in isteğiyle karakola başvurduk ve kızımızın kayıp olduğunu söyledik. O dönemde herhangi bir sonuç alınamadı. 2011 yılında ise sanık Tuncer başka bir olay nedeniyle cezaevine girdi. Ben de polise gidip olayı olduğu gibi anlattım. Ancak ceset bulunamadı diye bir şey yapılamadı."
İSA PALU'NUN İFADESİ: ÖLMEDEN ÖNCE TUNCER DARP ETTİ
Havva Palu'nun oğlu, Meryem'in kardeşi olan İsa Palu ise savunmasında şunları söyledi: "Suçlamaları kabul etmiyorum. Olaylar, aynen annem Havva Palu’nun anlattığı gibi olmuştur. Olaydan sonra Fırat A. isimli şahıs bize bir telefon hattı verdi ve telefonlarımızın dinlendiğini söyledi. Ben kardeşim Meryem’e hiç vurmadım. Sadece Tuncer kendisine vurmuştur. Aç bırakma iddiası doğrudur. Ölüm anında ben de oradaydım. Annemin belirttiği şekilde öldü.
En son ölmeden 2-3 gün önce Tuncer, ablamı darp etmişti. Sırtına ve kafasına vuruyordu. İstanbul’da kaldığımız dönemden itibaren Tuncer ablamı hep darp etti. Ablamın belirli bir hastalığı yoktu. Sadece migren olduğunu biliyordum. Tuncer, Meryem’i ölmeden önce ayağından ağaca bağlamıştı. Sanık Tuncer evimize geldikten sonra gece ve gündüz karanlık şeyler görüyorduk. Ablam gömülürken ben de oradaydım ve üzerine toprak attım. Gömülmesinde kullanılan kazma ve küreği bir nalburdan para vererek aldım. Ablamın kredi kartını Tuncer kullanıyordu. Tuncer, Meryem'i öldüreceğinden bize bahsetmedi, biz bilmiyorduk. Biz Tuncer'in, Meryem'e kötü muamelede bulunmasına karşı çıkıyorduk. Ama bize işime karışmayın diye kızıyordu" dedi."
EMİNE USTAEL'İN İFADESİ: EŞİM TUNCER ABLAM MERYEM'İ ÖLDÜRMEDİ
"Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Sanık Tuncer benim eşim olur. Maktul Meryem ise ablam olur. Olay tarihinde Tahnal Ailesi'nden korktuğumuz için arabada yaşıyorduk. Ablam Meryem bir gece tuvalet ihtiyacı için arabadan dışarı çıktı ve geri gelmedi. Ben eşim Tuncer ile ablam Meryem’i aradık ancak bulamadık. Karakola kayıp başvurusu yaptık. Ablamın eşim Tuncer tarafından aç bırakılması, dövülmesi ve öldürülmesi iddiası gerçek dışıdır. Eşim Tuncer tarafından orataya atılan ablamın başkaları tarafından öldürüldüğü iddiaları da doğru değildir. Ablam tuvalete gitmiştir ve bir daha geri dönmemiştir. Olay bundan ibarettir."
AYŞE PALU’NUN İFADESİ
Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Annem Havva ve kardeşim İsa’nın anlatımları doğrudur. İstanbul’da kaldığımız dönemde Tuncer eliyle ablamın yüzüne kafasına ve sırtına yumruk ve tokatla vuruyordu. Aynı dönemde ablamı aç da bırakıyordu. Bu dönemde onu soğuk havada da yatırdığı oldu. Biz bunlara engel olmak istiyorduk ancak Tuncer bu işe siz karışmayın diyerek bizi engelliyordu. Ölürken Meryem’in ağzından köpük geldiğini görmedim ancak kızı öldüğünde köpük gelmişti. Tuncer’in isteğiyle İsa ile birlikte ablamı gömdüler. Karakola gittik ve korktuğumuz için öldüğünü söylemedik, kaybolduğunu beyan ettik. Ölüm olayından önce karnım ağrıyordu ve Tuncer cin çıkartacağım dedi ve benimle cinsel ilişkiye girdi. Bizi sürekli cinlerle korkutuyordu. Ben olmazsam size zarar verirler diyorlardı. Biz de Tuncer’in sözünden dışarı çıkamıyorduk.
FATİH PALU’NUN iFADESİ
Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Annem Havva, kardeşlerim İsa ve Ayşe’nin beyanlarına katılıyorum. Ablamı darp eden Tuncer Ustael’dir. Benim ve diğer yakınlarımın herhangi bir darp etme olayı olamamıştır. Tuncer Ustael ablam Meryem’i darp ediyordu ancak sıklığını hatırlamıyorum. Fırat A. isimli kişi o dönem bize bir telefon hattı verdi. Telefonlarımızın dinlenebileceğini söylemişti. Ben maktulün ağaca bağlandığını görmedim. Evin çatısından bazen sesler geldiği oluyordu. Tuncer bu anlarda bizi duaya kaldırılıp, çatından ve pencerelerden uzak durmamızı istiyordu. Ölümün ardından Tuncer oturduğumuz evi başkalarına sattı bundan bizim haberimiz sonra oldu. Evde kendi aramızda konuştuğumuzda bizi cezalandırıyordu. Tuncer cin çıkarmak için duvarları kazmamızı istedi. Biz de yaptık.