ÜÇ gündür tüm gazetelerde okuyorsunuz. Ukraynalı bir vatandaş, ABD’de bir şirket kuruyor. Adını Whatsapp koyuyor. Dünyanın dört bir yanında SMS’in canına okuyan (en azından pazar payını ve önemini azaltan) ücretsiz (çoğunlukla) mesajlaşmayı sağlayan uygulama.
Ayda 450 milyon kullanıcıya ulaşıyor. Tabii kullanıcılar arasında teknolojik yeniliklere açıklığıyla bilinen Türkler de yoğunlukta.
Telefon üzerinden mesajlaşmanın birçok ülkede bu platforma kayması, elbette istihbarat teşkilatlarının da dikkatini çekiyor. Yasa dışı faaliyetlerin takibi maksadıyla şirketle işbirliğine gidiyor, bu platform üzerinden yapılan mesajlaşmaları izlemeye başlıyorlar.
Teyit etmem mümkün değil ama bu teşkilatlar arasında Milli İstihbarat Teşkilatı da var. MİT, Whatsapp üzerinden yapılan yazışmaları takip edebiliyormuş...
Gezi Parkı olayları sırasında da, başka birçok vesileyle de gördük ki, Facebook, Twitter gibi büyük sosyal medya kuruluşları, kullanıcı bilgilerini mahkeme kararı olmadığı sürece (hatta bazen yerel mahkeme kararlarını dahi yeterli bulmadıklarını biliyoruz) paylaşmayı reddediyor.