Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
Bülent GÜNAL / AHT

İstanbul'un fethinin 561'inci yılında Ayasofya'nın ibadete açılıp camiye dönüştürülmesine ilişkin tartışmalar artarak devam ediyor. Burdur Bağımsız milletvekili Dr. Hami Yıldırım'ın Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılması için kanun teklifi vermesi sonrası 'Ayasofya cami olsun' diyenlerle 'müze olarak kalsın' diyenler farklı kampanyalar düzenlemeye başladı. Bugün bir grup Ayasofya'nın ibadete açılması için Ayasofya önünde sabah namazı kılacak. Öte yandan Kültürel Miras Platformu'nun hazırladığı 'Ayasofya neden müze olarak kalmalıdır?' başlıklı metne Türkiye'den bini aşkın akademisyen imza attı. Dünyanın en önemli tarihi yapılarının başında gelen Ayasofya'nın ibadete açılması tartışmaları Türkiye'yi nereye götürür? 1934 yılında müze haline dönüştürülen Ayasofya müze olarak mı kalmalı, ibadete mi açılmalı? Uzmanlara sorduk...

'1934'te en barışçıl çözüm bulunmuş'

Turizm Eski Bakanı Bahattin YÜCEL:

"Ayasofya ile ilgili tartışma 1934 yılında ustaca, barışçıl bir şekilde müzeye dönüştürülerek çözülmüş. En doğrusu da müze olarak kalması. Ayasofya'nın altında bir pagan tapınağı var; üstüne Ayasofya inşa edilmiş. 1453'ten sonra yaklaşık 6 yüzyıl cami olarak hizmet vermiş. 1934'te de yeniden şekillenen bölge siyasetiyle, geçmişe saygı ve sentez olarak müzeye dönüştürüldü. Bunun ne gibi bir zararı var? Balkanlar'da birçok Osmanlı cami; ya kiliseye ya da bilinçli olarak Bizans depolarına dönüştürüldü. Yıkıntı halindeki Osmanlı dönemi camilerinin yeniden yapımına ilişkin önemli adımlar atılırken, Ayasofya'nın cami yapılması tartışması diğer kültürel değerlerimizin yeniden kazandırılması yoluna taş koyar. İslami duyarlılıkları kaşıyarak Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasını savunmak ucuz bir politikadır."

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ