Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

BÜLENT GÜNAL / AHT

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, anne adaylarıyla ilgili yeni bir düzenleme hazırlığı içinde olduklarını söyledi. Tasarıya göre anne adaylarına 2 yıl ücretsiz izin ve haftanın 5 günü yarım çalışma öngörülüyor. Taşeronlukla ilgili düzenlemenin haziranda Meclis kapanmadan çıkmasını istediklerini söyleyen Bakan Çelik, ''Uygun görülmesi halinde anne adaylarıyla ilgili hazırlanan tasarı, taşeronlukla ilgili yapılan düzenlemeyle birlikte Meclis'e sevkedilebilir'' dedi.

Peki annelere yarım gün çalışma ve 2 yıl ücretsiz izin verilmesi çalışan kadınları nasıl etkiler? Bu tasarı, anne adaylarına ve yeni doğum yapmış annelere kolaylık mı sağlayacak, yoksa kadın istihdamı önünde engel mi olacak? Bu soruyu sosyal güvenlik uzmanlarına, kadın hakları savunucularına sorduk...

'Kadınların istihdam oranını aşağı çeker'

Uçan Süpürge Yönetim Kurulu Başkanı
Halime GÜNER:
EĞER bir kadının tercihi anne olmaksa, hazırlanan tasarıya "Evet" diyebiliriz. Ama konunun bambaşka yönleri de var. Türkiye'deki kadınların sadece yüzde 24'ü çalışıyor. Bu çok düşük bir oran. Siz bunun üstüne kadına, "Sadece çocuk doğur, evde de yaprak sar" derseniz, bu ülkenin denizini kurutursunuz; uçan kuşun tek kanadını kırarsınız. Üniversite sınavlarında kız öğrenciler çok başarılı; kadınlarımızda akademik kariyer oranı yüzde 34 ve bu oranla birçok gelişmiş ülkeyi geride bırakıyor. Genele baktığınızda, kadınların iş yaşamında istihdam oranı çok düşük. Bu tasarılarla bu oranı daha da aşağıya çekiyorsunuz. Bu ve benzeri tasarılar beraberinde iş yaşamında kadının karar verme mercilerinden uzaklaşmasına da yol açacaktır.

'Kadınların kariyer yapmalarını engeller'

Bugün Gazetesi Yazarı Gülay GÖKTÜRK
HAZIRLANAN tasarı, özellikle en az 3 çocuk yapma ve nüfusun yaşlanmasını önlemeye yönelik sosyal tedbirlerin bir sonucu gibi gözükse de, çalışan kadınların lehine olmadığını söylemeliyim. Bu tür kararlar, iş dünyasındaki çalışan kadınların sayısını daha da azaltır. Kariyer yapmak isteyen kadınların üst düzey yönetici olmasını neredeyse imkansız hale getirir. Çünkü sistem, bu şekilde çalışan bir kadını kariye anlamında yukarılara taşımaz. Kadın, yönetici olamaz. En fazla sıradan bir işçi veya memur olabilir.

'İşyerim olsa kadın çalıştırmam'

Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Beril DEDEOĞLU
BÖYLE bir tasarı yasalaşırsa, iş yerim olsa kadın çalışan almam. Bu kadar açık. Çocuk doğurduğu için 2 yıl çalışmayacak kişiyi kamu sektörü de almaz; özel sektör hiç almaz. Niye alsın ki? Çalışanı kadın 2 çocuk doğurdu mu, 4 yıl çalışmayacak. Hali hazırda çalışan kadınların hakları belki korunabilir ama yeni işe alımlarda kesinlikle kadınlar tercih edilmez. İngiltere'de 15 yıl önce buna benzer bir tasarı hazırlandı; bütün kadın dernekleri sokağa döküldü. Böyle bir tasarı çalışan kadınlar için avantaj sağlamaz.

'Özel sektör kadın çalışan istihdam etmeyecek'

Sosyal Güvenlik Uzmanı Ahmet AĞAR
BU düzenleme çalışan ve çalışmak isteyen kadınların lehine olmayacaktır. İşveren açısından baktığınızda, bir çalışanınız var, hamile olduğunu söylüyor, çocuğunu doğurduktan sonra da 2 yıl izne çıkıyor. Peki onun işini kim yapacak? İş aksayacak. İşveren de iş aksamasın diye yeni alternatif bulmak zorunda kalacak. İzni bittikten sonra işe geri dönen kadın da kendini "geçici çalışan" gibi hissedecek, verimli de olamayacaktırr. Bu durum beraberinde iş yaşamındaki çalışan kadın istihdamını azaltır. Tasarı yasalaşırsa hiçbir özel sektör, kadın çalışan istihdam etmeyecektir.

'Türk kadını inatçıdır
çocuk da yapar kariyer de'

İmage Halkla İlişkiler Onursal Başkanı Betül MARDİN
EĞER bir kadın yeni evliyse ve anne olmak istiyorsa bu yasa işine gelir. Çalışan annelerin psikolojisi de her şehirde farklıdır; İstanbul'daki çalışan kadının ruh hali başkadır; Doğudakinin farklıdır. Çünkü Doğuda ailelerin baskısı fazladır. Kendimden biliyorum; babam çalışmama karşıydı ama ben gizli gizli çalıştım, neler yaşadım o günlerde ben biliyorum. Çalışırken anne de oldum. Türk kadını inatçıdır, inatçı olduğu için de başarılıdır. Türk kadını çocuk da doğursa iş yaşamında kariyerini yapar. Ben buna inanıyorum.''

'Kadınların işini kaybetme kaygısı ortadan kalkacak'

Aile ve Evlilik Danışmanı Sibel ÜRESİN:
BEBEĞİN 2 yıl süt emme hakkı vardır. Bu anneyle bebek arasında duygusal bağın kurulabilmesi için de gerekli bir süredir. 2 sene süt emme, bebeğin hem duygusal hem de biyolojik gelişmesi açısından çok önemlidir. Bu çalışmayla annelere bu süre tanınmış oluyor. Geçim kaygısı nedeniyle, 'İşe dönmezsem işimi kaybederim' diyerek 2 yıl dolmadan çalışmaya başlayan binlerce kadın var. Hatta bu nedenle sütten kesilen bebekler var. Düzenleme yasalaşırsa işi kaybetme kaygısı ortadan kalkacak, anneler çocuklarını başkalarına emanet etmek zorunda kalmayacak

'Sağlıklı bir nesil için annenin  çocuğuna zaman ayırması gerek'

Bir Başka Açıdan Kadın Kitabının Yazarı Gazeteci
Abdurrahman DİLİPAK:
ÖNCELİKLE bu durum annelere bir zorunluluk getirmiyor. Onların lehine ve isteğe bağlı bir fırsat sunuyor. O zaman doğru yönde ileri doğru atılmış bir adım sözkonusu.. Kadınlar için annelik de önemli ve değerli bir iş. Sıradan bir işlemi tekrarlayan bir kadının ürettiği katma değerden daha üstündür bir annenin çocuk yetiştirmesi. Düzenleme çalışan kadını nasıl etkiler değil, anne bu yasadan nasıl etkilenir diye bakmak daha doğru bir bakış açısı olur diye düşünüyorum. Neslin devamı için kadının annelik yapmasına ihtiyaç var. Sağlıklı bir nesil için ise annenin çocuğuna zaman ayırması gerek. Anneler çocuklarının, çocuklar annelerinin yanında mutlu ve sağlıklı olur.

BAKMADAN GEÇME