Çölyak tedavisi mümkün!
Prof. Dr. Nurdan Tözün, 8 soruda çölyak ve non-çölyak glüten hassasiyeti arasındaki farkları ve tedavi yöntemlerini anlattı
ABONE OLÇölyak ve non-çölyak glüten hassasiyeti son yılların en sık duyulan hastalıklarından. Belirtileri ile birbirine benzeyen bu iki hastalık, genetik testin sonucuna göre ayrılıyor. İki hastalığın tedavisinde de glüten içeren gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Kişilerin yaşam kalitesini bozan çölyak hastalığı glüten intoleransı nedeniyle ortaya çıkıyor. Toplum genelinde yüzde 1 oranında görülen çölyak hastalığını andıran non-çölyak glüten hassasiyetine ise halkın yüzde 20’sinde rastlanmasına rağmen çölyak hastalığından daha az biliniyor.
Çölyak hastalığı nedir?
Besinlerdeki buğday, arpa ve çavdarda bulunan glüten adlı bir proteine hassasiyet ile tanımlanan ve bağışıklık sistemiyle ilgili olan rahatsızlık, çölyak hastalığı olarak tanımlanıyor. Genetik özelliği olan bu hastalıkta öncelikle ince bağırsakta hasar oluşuyor ve emilim bozukluğu ortaya çıkıyor. Beslenme düzeninden glütenin kaldırılmasıyla sorun gideriliyor.
Hastalığın belirtileri neler?
Çölyak hastalığı çoğu zaman sinsi ortaya çıkıyor ve tanısı geç konuyor. Çünkü her hastalığı taklit edebiliyor. Klasik belirtileri halsizlik, ishal, kilo kaybı, şişkinlik, gaz, karın ağrısı olmakla beraber, bazen demir eksikliği anemisi, karaciğer değerlerinde bozukluk, kemik hastalıkları, cilt hastalıkları gibi sindirim sistemi dışı belirtilerle de kendini gösterebiliyor. Besinlerdeki proteinlerin emilememesine bağlı olarak protein eksikliği ve B vitamini eksikliği sonucu oluşan nörolojik belirtiler, D vitamini ve kalsiyum eksikliği sonucu görülen kemik azalması da hastalığın ilk belirtileri olabiliyor. Bu rahatsızlık dudak kenarlarında çatlaklar, ağız içinde geçmeyen yaralarla da kendini gösterebiliyor. Çocuklarda ise ishal, gelişme geriliği, anemi gibi belirtiler veriyor. Erişkinlerde bazen bir travma, yoğun stres, ameliyat, doğum gibi olaylar sessiz bir çölyak hastalığını aniden ortaya çıkarabiliyor. Geçmiş yıllarda bu hastalığın özellikle çocukluk çağında gelişme geriliği, anemi, ishal ve beslenme bozukluğu ile kendini gösterdiği ve bu dönemin hastalığı olduğu düşünülürken, günümüzde her yaşta ve çok değişik belirtilerle çölyak hastalığına rastlanabileceği biliniyor.