Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bu yazıya en iyi başlangıç okkalı bir küfürle olurdu, ancak ne yazık ki bunu yapamıyoruz. Bir zamanlar benim de dilimden düşmezdi. Ama öyle böyle değil; dakika başı, bakkalına, simitçisine önüme kim gelirse... Şanslıyım ki birinden dayak yemedim. Mesela birkaç dakika sonra babamdan yiyeceğim fırça umurunda olmadan ağabeyime savurduğum küfürlerin yarattığı rahatlık ve mutluluk hissi paha biçilmezdi. HT Pazar'dan Sema Ereren'in haberi...

Saatlerce avaz avaz bağırıp duvarları yumruklamak mı? Boşa kürek çekip yorulmayın. Herhalde şu hayatta çok az şey bir çift küfürden daha tatmin edici olabilir. Şimdi nereden aklımıza geldi? İki sebebi var: Bir; geçenlerde bu konuda yeni bir araştırma gazetelerde yer aldı. İki; malumunuz dünya bir süredir burnundan soluyor ve bu durum artık tüm sohbetleri işgal ediyor.

Küfürle ilişkimiz ta çocukluk yıllarında başlıyor. Küfürü mercek altına alan “A Brief History of Swearing” adlı kitabında Melissa Mohr, 2 yaşına kadar en az 1 küfür öğrendiğimizi, günlük konuşmalarımızda ağzımızdan çıkan kelimelerin ortalama yüzde 0.7’sinin küfür olduğunu söylüyor. Özellikle “Erkekler ağlamaz” dayatmasından dolayı erkek çocukları duygularını küfürle dışa vurmaya küçük yaşlarda başlıyor.

Massachusetts College’daki kariyeri boyunca küfür etme alışkanlıklarını inceleyen Psikolog Timothy Jays, “Küfürün gücünü yeterince anlamazsak insanoğlunun en önemli yanını es geçmiş oluruz” diyor ve bizi küfür etmeye iten iki sebebi sıralıyor: “Duyguları tercüme eder, en etkili iletişimin yolu küfürden geçer. Başka hiçbir sözcük onun yaptığını yapamaz!” Jay’a göre, 20 yıl öncesine kıyasla daha çok küfür etmiyoruz ancak şaşırtıcı olan henüz alfabeyi öğrenmeden küfür etmeye başlamamız... Sonrasında mı? Bunu kadın erkek, çoluk çocuk demeden bir yaşam biçimi haline getirmekten geri kalmıyoruz. Üstelik sadece kızgınken değil; beyinde her güçlü his uyandığında mesela üzgünken, heyecanlıyken, cinsel olarak uyarıldığında, hatta mutluyken ne derece olduğunu anlatmak için bile küfüre sarılıyoruz.

Özellikle kadınların neden küfür ettiğiyle ilgili yapılan eski araştırmalar “Erkeksi görünmek için” derken, son araştırmalar kadınların hayran oldukları hemcinslerini taklit etmek, korkusunu kamufle etmek, dikkat çekmek için de küfür ettiğine işaret ediyor. Küfür eden kadınlar erkeklere kıyasla daha çok yadırganıyor ve kendini suçlu hissediyor; erkeklerdeyse durum tam tersi...

Psikolog Timothy Jays, “Küfürün gücünü yeterince anlamazsak insanoğlunun en önemli yanını es geçmiş oluruz” diyor

ŞEMPANZELER DE KÜFÜR EDER

Karşınızdakini yüzünün ortasına bir yumruk indirmekten beter edebileceğiniz küfür, biraz daha yakından incelenmeyi hak ediyor olmalı. Küfürü hortuma benzeten, “What the F” kitabının yazarı, California Üniversitesi’nden Benjamin Bergen, “Tehdit altında hissedildiğinde daha çok küfür etme eğilimi olur, göz bebekleri büyür, kalp atışı hızlanır” diyor. Diğer yandan araştırmalar birden fazla dil bilenlerin en çok anadilinde küfürden tatmin olduğunu ortaya koyuyor. Yani küfür aslında kim olduğumuzu da söylüyor. Bunu bizzat, yıllardır Fransa’da yaşayan dayımda gözlemledim. Türk olduğunu anlayamayacağınız bir aksanla Fransızca konuşan o adamın beyni, kızdığında anadiline dönüyor ve Türkçe küfürü basıyor.

Bu arada küfürde de bir hiyerarşi var. Zira bazıları nadiren ağızdan dökülürken, bazı resmi ortamlarda bile sohbetlerin ayrılmaz parçası oluyor.

Ne kadar küfür ettiğinizi ölçen aplikasyonlar bile çıktı. Ancak küfür etmenin ideal sıklığına dair genelleme yapmak mümkün değil. Gergin ya da mutsuz hissettiğinizde ortam müsaitse sesli, değilse içinizden küfür etmekte serbestsiniz. Peki hangi noktada tehlikeli? Bilim insanı Emma Byrne “Irk, din, dil, cinsiyet, sınıf ayrımcılığı noktasında durun” diyor. Bu arada sadece insanlar değil, Dr. Richard Stephens’a göre şempanzeler de küfürleşiyor.

HER DERDE DEVA...

Gelelim faydalarına. Bu yazıdan sonra siz de stratejik olarak küfürbaz olabilirsiniz. Çünkü faydaları saymakla bitmiyor. Kimi araştırmacılar küfürün vücutta, morfin gibi ilaçların yatıştırma etkisine benzeyen ağrı kesici kimyasalların salgısını harekete geçirdiğini iddia ediyor. O isimlerden biri de eşinin doğum yaparken küfür etmesinden ilham alan Dr. Richard Stephens. Birleşik Krallık’taki Keele Üniversitesi’nden çalışan Stephens, küfür ile ağrı algısı arasındaki bağı ölçmek için çalışma yaptı. Deneklerden ellerini buzlu kovaya sokmaları istendi ve katılımcıların yarısının soğuk tolerans testi sırasında küfür etmelerine izin verildi. Küfür edebilenler buzlu suda ellerini yüzde 73 daha uzun süre tutabildi ve böylelikle küfürün acıyı azaltıcı etkisinin olduğu ortaya konuldu. 

Küfürün acıları ve ağrıları azaltabileceğine dair bir açıklama da Dr. Amy Cooper Hakim’den. Hakim, küfür ettiğimizde beynimizin amigdala bölümüne mesaj gönderdiğimizi söylüyor: “Aslında bu kelimeler başlı başına ağrıyı tolere etmemizi sağlamıyor ancak duygusal ve fiziksel reaksiyon sayesinde ‘savaş ya da kaç’ tepkisi baş gösteriyor ki bu enerjimizi ani şekilde yükseltmemizi, güçlükle mücadele etmeyi, ağrıya, acıya tahammülü sağlıyor.”

Bilim insanı Emma Byrne de küfürün faydalı olduğunu savununan isimlerden. “Küfür stresinizi alır, ilişkilerinizi güçlendirir, özgüveninizi artırır” diyen “Swearing is Good For You” kitabının yazarı Byrne, “Dejenere eder, kelime dağarcığının az olduğuna işaret eder, sarf etmek aleyhinize işler sanabilirsiniz ancak bilim tersine işaret ediyor, küfür faydalı” diyor. Çünkü her duyguyu küfürle ifade edebilir, tam anlamıyla kendinizi ortaya koyabilirsiniz. Başka kelimelerin yetersiz olacağını düşündüğümüzde yaşadığımız duygunun büyüklüğünü küfürle anlatırız. Dahası samimi görünmek, ikili ilişkilerde şeffaflık, ikna ediciliği artırmak için de küfür faydalı... Hatta küfür edenlerin daha az yalan söyledikleri bile öne sürülüyor. Küfürlü kelimeleri okumak ya da yazmak bile fayda sağlıyor. Ancak söylemek kadar zevk vermiyor.

Küfürün bilimi üzerine araştırmalar yürüten Psikiyatr Neel Burton’a göre de küfür kan dolaşımını artırıyor, endorfin seviyesini yükseltiyor, kontrolün sizde olduğunu hissettiriyor. Dahası küfürle daha zeki görünmek de mümkün. Küfürbazların söz dağarcığı geniş olduğu varsayıldığından bu kişilerin yaratıcı ve zeki olduğuna dair bir algı var. Diğer yandan küfür, sporda da performansınızı artırıyor. Ee, daha ne olsun.

Uzun lafın kısası küfür etmenin saymakla bitmez faydaları var. Aman ipin ucunu kaçırmayın!

73 Küfür edenler buzlu suda ellerini % 73 daha uzun süre tutabildi ve bu araştırmayla küfürün acıyı azaltıcı etkisi ortaya konuldu.

Unutulmayanlar...

ABD Başkanı Donald Trump, ırkçılık yanlısı söylemlerini her maç diz çökerek protesto eden ABD’li futbolcu Colin Kaapernick’e ağır bir şekilde küfür edince büyük bir tepki almıştı. Ettiği küfürle gündem yaratan bir diğer isim eski ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden. Başkan Barack Obama sağlık reformu paketi yasasını imzaladığında Biden heyecandan mikrofonları hesaba katmayarak küfür edince alay konusu olmuştu.