Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Şevket Çoruh, Türk geleneksel tiyatrosunun simgesi olan Kel Hasan Efendi'nin kavuğunun İsmail Hakkı Dümbüllü, Münir Özkul, Ferhan Şensoy ve Rasim Öztekin'den sonra devredildiği 5'inci kişi. Çoruh, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin organize ettiği törende tiyatrocular arasında oldukça prestijli bir anlama sahip olan kavuğu Öztekin'den devraldı.

Şevket Çoruh, Habertürk'ten Mehmet Çalışkan ile yaptığı röportajda kavuğa sahip olmanın yaşattığı duyguları dile getirdi. Çoruh, devir teslim töreninin İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenmesi ve kavuğun günümüzde bir geçerliliği kalmadığı yönündeki eleştirileri ve görüşleri de yorumladı.

Kavuğun size devredileceğini haber aldığınızda neler hissettiniz? Size devredileceğinden haberdar olmadan önce hiç kavuğun nöbetçilerinden biri olma hayalleri kurmuş muydunuz?
Rasim Ağabey, beni aradığında ve bunu söylediğinde uzun bir sessizlik oldU. Ne diyeceğimi bilemedim. Düşünsenize siz konservatuvardayken, izlediğiniz hayran olduğunuz iki oyuncu, iki kavuklu, yüz yıllık bir geleneğin mirasçısı olarak sizi seçiyor. Açıkçası "Hiç hayalini kurmamıştım" dersem yalan olur. Çünkü bütün oyuncular, böyle bir onur ve takdire sahip olmak ister.

Kavuğun üzerinize yüklediği misyon ve sorumluluklar nelerdir?
Kavuk , Türk geleneksel tiyatrosunun üç unsurunun, 'Meddah', 'Orta Oyunu' ve 'Tuluat' tiyatrosunun geçmişten geleceğe taşıyan bir sembol. Öncelikle bu geleneğin devamıyla ilgili, o geleneğin temsilcilerinin en büyük özelliklerini üzerinizde barındırmanız gerekiyor. Bunlar halk tarafından sevilmek, izleyenleri eğlendirmek ve yanlış yapan iktidarın baskısı ne kadar büyük olursa olsun eleştirmek. Bence Ferhan Ağabey'in de dile getirdiği bu kıstasları ömrüm boyunca taşımak gibi bir zorunluluk var.

Kavuğun şimdiye kadar size manevi açıdan kazanımları neler oldu, bundan sonra neler olacağını düşünüyorsunuz?
Rasim Ağabey, kavuğun devir teslim töreninde söylemişti; kavuk devredileceği zaman çok popüler oluyor, sonra unutuluyor diye. Şu anda popüler döneminde. Bu yüzden eleştiri ve takdir hat safhada. Hep söylüyorum, bir tiyatrocu için bu büyük onur ve gurur. Ben, bu kavuğu benden sonraki meslektaşıma devredene kadar emanetçiyim ve bunu tüm bu zor günleri atlatmaya çalışan tiyatrocular adına aldım. Bu dönemde bizi hatırlayan moral veren yine ustalarımız oldu.

Şevket Çoruh'un Baba Sahne'de sahnelediği oyunlardan biri Murat Akkoyunlu ile başrolü paylaştığı 'Bir Baba Hamlet'...

Zamanı geldiğinde, kavuğu devredeceğiniz meslektaşınızda hangi kriterlerin olmasını gözeteceksiniz?
Az önce söylemiştim, Ferhan Ağabey, bir televizyon röportajında bunu söylemiş; "Halkın sevdiği biri olacak, komik olacak, ve muhalif olacak." Bu kriterlere uyan bütün meslektaşlarım kavuğun emanetçisi olmaya adaydır.

Yetiştirdiğiniz bir çırak var mı? Yoksa, bu konuda bir çalışma yapmak istiyor musunuz?
Çırak yetiştirmek falan benim için erken sözler. Biz hâlâ çırak sayılırız, bunu bir yirmi otuz yıl sonra bir daha konuşalım. Elbette tiyatromuzda yetişen, yetişecek birçok genç yetenekli oyuncu var. Ama oyuncu eğitimi konusunda benim de yetiştiğim Müjdat Gezen'in konservatuvarı ve onun gibi onlarca köklü konservatuvar var. Bu işi buralara bırakmak daha doğru geliyor.

Pandemiden önce açılan sahne ve sahnelenen oyun sayısı, tiyatroya olan ilginin arttığını mı gösteriyordu yoksa artan nüfusun doğal bir sonucu olduğunu mu?
Nüfus meselesinden bakarsak, bir artıştan bahsetmek ne yazık ki mümkün değil. Aksine nüfus arttıkça tiyatro seyreden oranı azalıyor. Bence digital dünya hepimizi ele geçirdi hâlâ da elindeyiz ama insanlar bir süre sonra sanal olandan sıkılıyor ve gerçek, sosyal bir ilişki biçimine özlem duyuyor. Tiyatro da bunların karşılandığı en güzel yerlerden biri. Ayrıca hepimizin bildiği gibi, muhalif alanlar çok daraltıldı, hâlâ sözünü sakınmayan mecralardan biri tiyatro.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, özel tiyatrolara olan destek paketini açıkladı. Listede Baba Sahne'nin adı yok. Siz mi başvuruda bulunmadınız, yoksa başvurunuz kabul olmadı mı?
Biz başvuruda bulunmamıştık. Prensip olarak bizim tiyatromuz bu tip başvurular yapmama kararı aldı.

Kavuk devir teslim töreninin İBB çatısı altında yapılmasının 'Muhalif'liği zedelediği yönünde eleştiriler oldu. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
İBB, İstanbulluların belediyesi. Kavuk, İstanbul'da şu anda yaşayan herkesten daha İstanbullu. Böyle bir geleneksel devir teslimi desteklenmesinde ne gibi bir sorun var eleştirenlerin önce bunu açıklaması lazım.

Kavuğun günümüzde bir geçerliliği olmadığı yönünde de görüşler dile getirildi. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Elbette herkesin bu konuda bir fikri olabilir. Kavuğun bir geçerliliği olmadığını düşünen kişinin, oturup açıklama yapması bile abesle iştigal. Geçerli olmayan bir konuda niye açıklama yapıyorsun?

Baba Sahne'nin borçlarının durumunun ne düzeyde olduğunu söyleyebilir misiniz?
Baba Sahne'nin en başarılı olduğu konu borçları. Gün geçmiyor ki kendini yeni zirvelere taşımasın. Tiyatrodan daha meşhur olduğu kesin. Baksanıza 'Kavuk' gibi bizim için çok önemli konuda bile araya girip rol çalıyor. Biz seyircimize güveniyoruz, bu pandemi belası başımızdan gitsin onlar bize sahip çıkacaktır.