Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 41 sanığın yargılandığı davanın ikinci gün duruşmaları başladı.
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasına, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Antalya Emniyet Müdürlüğü görevinden uzaklaştırılan İlker Arslan'ın da aralarında bulunduğu 5'i tutuklu 41 sanık ile müştekiler ve taraf avukatları katıldı.
Kimlik tespitinin ardından duruşmada, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına başlandı.
Duruşmada, bazı CHP milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, ilçe belediye başkanları ile sanıkların aileleri ve çok sayıda izleyici de yer aldı.
YARGILAMA SÜRÜYOR
5’i tutuklu 41 sanığın yargılamasına, duruşmanın 2’nci gününde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu’nda devam edildi. Dün tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, İlker Arslan, Okan Kaya, Gökhan Böcek ve Fazlı Ateş'in savunmalarının alındığı duruşma, bugün tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam etti. Salonun farklı noktalarına duruşma sırasında ses görüntü kaydı yapmanın yasak olduğuna dair yazı asıldı.
Konyaaltı Belediye Başkan Yardımcılığı, ardından Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevlerini yürüten tutuksuz sanık Tuncay Saruhan’ın sorgusuyla duruşmaya başlandı. Gerçekte Muhittin Böcek’e ait olduğu iddia edilen lüks daire ve Kemer ilçesi Kuzdere mevkisindeki tarla vasfındaki taşınmazı üzerine almasına yönelik iddiaya ilişkin savunma yapan sanık Tuncay Saruhan, “2012 yılında bu parsel turizm alanıydı. Müteahhitler Konyaaltı Belediyemize gelerek burayı konuta çevirmek istediler. Bunun büyükşehir nezdinden onaylanarak bize gelmesi gerektiğini, meclis kararı gerektiğini söyledik. Hem planlama hem de iskan aşamasında Koruma Kurulu’ndan onay alındı" dedi.
"52 BİN DOLAR ÖDEDİM"
Plana uygun yapı ruhsatı alındığını iddia eden Saruhan, “Ben o dönemde Belediye Başkan Yardımcısı oldum. Zorlama ile iskan verilmesi mümkün değil. Bir iskan karşılığı böyle büyük bir ev verilmesi komik geliyor bana. Ben ‘1 daire verin’ demişim ama mümkün değil böyle bir şey. Benim bildiğim, bedelini ödeyerek aldığı daire olarak biliyorum. 2024 yılında görev değişikliği oldu. ANTEPE’ye geçtim ancak yetkim yoktu. ANTEPE’deki görüşmelerde İsmail E. abi 50 bin dolar ödeyerek bir dükkan edindiğini, bunu bana satabileceğini söyledi. Konyaaltı Belediyesi'ndeki şoförüm vardı, bir sohbette onun üzerine geçmesi istendi. Ben de İsmail abiye 52 bin dolar ödedim" ifadelerini kullandı.
"BANA ÇOK YARDIMCI OLDUN BEN SANA 2 DAİRE VERECEĞİM"
Müteahhit Demir D.’in iskan karşılığında Büyükşehir Belediyesi görevlilerine Aksu Altıntaş bölgesinde 4 daire verdiğine ilişkin iddiasına Saruhan, “Genel sekreter yardımcısı olduğum dönemi kapsıyor. Demir D. benim arkadaşım, Altıntaş bölgesinde müteahhitler yeni yeni inşaatlar yapıyordu. Ailecek görüştüğümüz bir kişiydi. Bazı ruhsat konularında benden yardım istedi. O dönemde ruhsat konusunda bir daire başkanı arkadaşımdan ricada bulundum. Bu sürede de Demir D.’nin sattığı evlerden çok sayıda arkadaşım satın aldı. Demir D., 2023 yılında bana ‘Abi bana çok yardımcı oldun ben sana 2 daire vereceğim’ dedi. Eski eşimin bunların nasıl alındığına dair bilgisi yoktur. Eski eşimden kalan altınlar vardı, o nedenle evin birini onun üzerine yaptım. O süreçte Muhittin Başkanımız parasıyla alacağı daireyi İsmail’in üzerine yapmayı düşündü. 52 bin doları İsmail E.’ye Konyaaltı’nda bir kafede teslim ettim. Projelerin istemi için 15 gün süre verilir. Arkadaşlara 'Daha hızlı bakabilir misiniz' diye ricada bulunuyordum" diye konuştu.
"MUHİTTİN BÖCEK 1 DAİREYİ BENİM ÜZERİME YAPMAK İSTEDİ"
Tutuksuz sanık İsmail E., Muhittin Böcek’e bir daire sattıklarını belirterek, "Bedelini de kendisinden aldım. Görüşmelerimiz saygı ve nezaket çerçevesinde devam etti. 2016 yılında Muhittin Böcek beni gördüğünde kahve içmeye çağırdı, makamına gittim. 1 daireyi benim üzerime yapmak istediğini söyledi. Ben de bir sakınca görmedim ve kabul ettim. O dönem Tuncay Saruhan belediye başkan yardımcısıydı, beni aradı ve Hakan I.’nın numarasını verdi. Ben Hakan I.’yı ismen bilirim ama tanımam. Tapuda buluştuk dairenin devri için. Tapuda anormallik yoktu. Daireyi kiraya verdiler. Tahsilatı ben yaptım. Muhittin Böcek benden aldığı dairenin parasını kuruşu kuruşuna ödemişti" dedi.
"GENEL MÜDÜRLÜK TEKLİF ETTİ"
Dükkan devirlerinin nasıl yapıldığını anlatan İsmail E., “2018 yılında yapmış olduğum son siteden sonra Muhittin Böcek işlerimin kötü olduğunu duyunca bana ANTEPE’de genel müdürlük teklif etti. Mevzuatı bilmediğim için Cem Oğuz’la birlikte bu işi yürütmeye başladık. Güzel işler yapmaya başladık. Hiçbir fuzuli harcamam olmamıştır. Şevkle biz bu işe sarıldık. Güneş Mahallesi projesi bize tebliğ edildi. Bu işe başladıktan sonra prosedürleri uyguladık. O günkü şartlarda enflasyon çok yüksek olmasına rağmen tüm hak sahiplerinin mekanlarını teslim ettik. 2023 yılı başlarıydı. Serkan T. ve EKPA şirketinin sahibi, ofise ziyarete geldi. Seçim dönemiydi, ‘Bize yardım et’ dedi. 4 tane Muhittin Böcek, 1 tane de Serkan T. adına dükkan alındığını duydum. Bedelini ödemek kaydıyla aldıklarını duydum. Muhittin Böcek beni aradı, ‘Buralarda mısın’ dedi. Muhittin Böcek, özel kalemde bulunan Çağrı isimli kişiyi çağırdı, Güneş Mahallesi'ndeki dairelerden almak istediğini söyledi" dedi.
Serkan T.’ye 50 bin dolar verdiğini kaydeden sanık İsmail E., “2023 yaz aylarıydı. Serkan T. ile sık sık toplantılarda karşılaşırız. Benden 1 milyon lira istedi. Varlıklı bir insan olduğum için yok diyemedim. Kendisine 50 bin dolar olarak verdim. ‘Ben o parayla daire aldım’ dedi. ‘Sen de ortak olabilirsin’ dedi. 'Burayı kimin üstüne yapabilirim tanıdık var mı?' dedi. Ben de Serkan’dan alacağım olduğu için arkadaşım Cihangir’i aradım, o da ortağı, yani oğlu Kaan'ı önerdi. ‘Kaan’la irtibat kur’ dedim. Kendi aralarında halletmişler. Ben kendi paramı teminatlandırmak adına, tanıdığım birinin üzerine yapılmasını önerdim. Sonra 52 bin doları Tuncay’dan aldım" dedi.
"SERBEST KALMAK İÇİN İTİRAFÇI OLDUK"
Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik ‘rüşvet’ soruşturması kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan, itirafçı olup serbest kalan belediyenin o dönem imar şube müdür vekili tutuksuz sanık Tuncay K., davanın ikinci gün duruşmasında ifade verdi. Savunmasında rüşvet nedeniyle gözaltına alındığını aktaran Tuncay K., “Eylül ayında 2 kişi benimle ilgili ifade vermiş. Sonra tekrar evime gelinip, arama yapıldı. Bu kez eşim gözaltına alındı. Zaten 100 gündür çocuklarımın babası evde yoktu. Bu kez de anneleri gözlerinin önünde gözaltına alındı. Eşimle serbest kalmak için itirafçı olduk. Ramazan K., İbrahim T., Hikmet B.’dan özür diliyorum. Onların adını verdim itirafçı olmak için, para aldığımı iddia ettim. Korkudan para aldığımı söylemek zorunda kaldım” diye konuştu.
Muvakkaf E.’den iskan işlemlerinin hızlandırılması için üç parça halinde toplam 250 bin lira aldığı iddialarına yanıt veren Tuncay K., “Muvakkaf E.'yi 2016 yılından tanıyorum. Konyaaltı’nda bir projesi vardı, ben inceledim ve ruhsat verdim. Yönetmeliklere uygun olmayan işler vardı, bunları düzelttirdim. Bu sebeple birçok yalan beyanda bulunmuştur. Birinde 250 bin liraya bu işlerin halledildiğini söylüyor. Ben Muvakkaf E. ile hiç yalnız görüşmedim. Bizim işimizin altın kuralı, hep birisini bulundururuz yanımızda. İfadesinde 2 ruhsatı olduğunu ve bu ruhsatları alamadığını söylemiş emniyette. 31 Aralık 2024’te bu alanların ruhsatı düzenlenmiştir. Bu kadar yalan içinde kendimi ifade etmeye çalışıyorum" dedi.
Duruşma savcısı Tuncay K.’nin serbest kalmadan önce verdiği ifadelerin doğru olup olmadığını sordu. Tuncay K. ise eşi ile kendisinin serbest kalabilmesi için itirafçı olduğunu, 3 isme yönelik yalan beyanlarda bulunduğunu söyledi. Duruşma savcısı Tuncay K. hakkında iftiradan suç duyurusunda bulunacağını belirtti.
Tutuksuz sanık mimar Ö.Y.K. de kendisine verildiği iddia edilen daire ve paralarla ilgili suçlamaları kabul etmedi.
Tutuksuz sanık kuyumcu E.K, mali müşaviri E.Ç. ve oğlu S.Ç'nin kendisinden ricasıyla iki farklı zamanda sırt çantası ve bavulla gelen nakit paraların transferini yaptığını söyledi.
Gözaltına alınmadan 20 gün önce E.Ç'nin kendisine "Buraya gelip bir şey soran olursa, 'Altın aldım ve parasını gönderdim. Başka bir şey deme" dediğini belirten E.K, "E.Ç. benim mali müşavirim olduğu için beni bu duruma düşüreceğini düşünemedim." diye konuştu.
Gönderdiği paralarla ilgili bir lira menfaatinin olmadığını öne süren E.K, hiçbir şekilde komisyon da almadığını öne sürdü.
Tutuksuz sanık mali müşavir S.Ç, 2024 yılı sonunda tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek'in kendisini arayarak tanıdık kuyumcu sorduğunu belirtti.
Ofisine gelen Böcek'in "Elimde para var. Bunları kuyumcu vasıtasıyla altın satış işlemi gibi gönderebilir misin?" diye sorduğunu öne süren S.Ç, şöyle konuştu:
"Bunun üzerine E.K'yi aradım. Mustafa Gökhan Böcek'in böyle bir işi var dedim. 'Yaparız' dedi. Bunun üzerine Böcek'e kuyumcunun bu işlemi yapacağını söyledim. Parayı aldım ve kuyumcuya götürdüm. E.K. de verilen IBAN'lara transferi yaptı. Bu paraların kimlere ne amaçla gönderildiğini bilmiyorum. O zaman Mustafa Gökhan Böcek'in evlilik sürecinde sorunlar vardı. Onun için böyle bir şey yaptığını düşündüm. E.K'nin olayı babama anlatmasıyla, babam beni uyardı. Bir daha böyle bir şey yapmadım. Suçlamaları kabul etmiyorum."
Duruşma, tutuksuz sanıkların dinlenmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Ne olmuştu?
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturmasında Muhittin Böcek ve eski gelini Z.K. 5 Temmuz 2025'te gözaltına alınmış, Böcek'in oğlu şüpheli Mustafa Gökhan Böcek'in ise yurt dışında olduğu belirlenmişti.
Aynı gün adliyeye sevk edilen Muhittin Böcek tutuklanmış, eski gelini Z.K. ise yurt dışına çıkış yasağı kararı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Kararın ardından yurt dışında olduğu belirlenen oğlu Mustafa Gökhan Böcek ise 19 Ağustos’ta Türkiye’ye dönüşünde tutuklanmıştı.
Soruşturma kapsamında 12 Ağustos 2025'te belirlenen adreslere eş zamanlı düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 8'i tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturmanın devamında Antalya Emniyet Müdürlüğü görevinden uzaklaştırılan ve hakkında gözaltı kararı verilmesinin ardından teslim olan İlker Arslan ile iş insanı F.A. da 7 Eylül'de tutuklanmıştı.
Polis ekiplerince 10 Eylül 2025'te düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 21 zanlıdan iş insanı M.E.H, Kanal V televizyonunun sahibi M.O.K, eski Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı T.S, Antalya Büyükşehir Belediyesi şirketi ANT Tepe'nin müdürü İ.E. ve satış elemanı L.Ş. tutuklanmış, Böcek'in eski gelini Z.K.'nın da aralarında bulunduğu 3 kişi adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan M.E.H, T.S. ile İ.E, 27 Eylül 2025'te serbest kalmıştı.
Devam eden operasyonlarda, 14 Ekim 2025'te gözaltına alınan 6 kişiden E.T.Ç, S.Ç. ve Ö.Y.K. ile 5 Kasım 2025'te yapılan operasyonda gözaltına alınan 8 kişiden S.E, B.G. ve H.T.A. tutuklanmış, 14 Ocak'ta Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı bir şirket üzerinden usulsüz harcamalarla yaklaşık 399 milyon 507 bin lira kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla ilgili gözaltına alınan 14 zanlıdan 5'i tutuklanmıştı.
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi iddianamesinde, sanıkların "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme", "nüfuz ticareti", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması", "nitelikli dolandırıcılık" ve "iftira" suçlarından cezalandırılması istendi.
İddianamede, Muhittin Böcek'in "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve cezaların zincirleme suç hükümleri kapsamında artırılması talep edilmişti.