"Cezasızlık algısının önüne geçeceğiz"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 10. Yargı Paketi ile ilgili açıklamada bulundu. Bakan Tunç, "Cezasızlık algısının önüne geçeceğiz. 1 yıl ceza alan 18 gün cezaevinden kalacak. 2 yıl ceza alan en az 36 gün cezaevinden kalacak. " ifadelerini kullandı
ABONE OLAdalet Bakanı Yılmaz Tunç, 10'uncu Yargı Paketi'yle denetimli serbestlik sisteminde yeni bir döneme geçildiğini belirterek, "Toplumumuzda oluşturulmaya çalışılan cezasızlık algısını ortadan kaldırmayı amaçladık. Cezası az olan hükümlüler de dahil olmak üzere bütün hükümlülerin, aldıkları cezanın koşullu salıverilme tarihine kadarki süresinin en az 10'da 1'ini ceza infaz kurumunda geçirmeleri gerekmektedir" dedi.
DHA'nın haberine göre Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ulucanlar Cezaevi Müzesi Toplantı Salonu'nda 'Ceza Hukukçuları ile Akademik Değerlendirme Toplantısı'nda konuştu.
Bakan Tunç'un yanı sıra programa Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım ile bakanlık mensupları, akademisyenler ve davetliler katıldı. Bakan Tunç, 2005 yılında ceza adalet sistemine dahil edilen denetimli serbestlik hizmetlerinin, 20'nci yılını doldurduğunu belirtti.
Bu kapsamda, 'Denetimli Serbestlik 20'nci Yıl Bölge Toplantıları' başlığı altında ülke genelinde toplantılar gerçekleştirildiğini ifade eden Tunç, "Elazığ, İzmir ve İstanbul'da toplantılar yapıldı. Toplantılarda denetimli serbestlik sistemimizin gelişimini gözden geçiriyor, geleceğe yönelik adımlarımızı planlıyor ve daha güçlü bir sistem inşa etmek için görüş alışverişinde bulunuyoruz. Denetimli serbestlik sisteminin 20 yıllık birikimi ışığında gerçekleştirilen bu toplantıya, ülkemizin önde gelen üniversitelerinden ceza hukuku alanında yetkin akademisyen hocalarımızın katılımı, bizler için son derece kıymetlidir. Bu yüksek düzeyli katılım, denetimli serbestlik uygulamalarının bilimsel temelde değerlendirilmesi, gelişime açık yönlerinin tespit edilmesi ve sistemin insan haklarına dayalı yapısının güçlendirilmesi açısından bizlere yol gösterici katkılar sunacaktır. Ulucanlar, Sinop ve Diyarbakır Cezaevi gibi bir dönem acıların ve ağır hatıraların mekanı olan yerler bugün panellere, kültürel etkinliklere, demokrasiye ve ortak belleğe ev sahipliği yapan kültür merkezlerine dönüştü. İşte bu nedenle, adaletin insan odaklı yüzünü temsil eden denetimli serbestlik sistemini, tam da böylesine simgesel bir mekanda ele alıyor olmamızı ayrıca kıymetli buluyorum" dedi.