İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul ve Ankara'ya kayyum atanacağı iddialarına ilişkin olarak, "İstanbul, haziran ayında bir karar verdi. Bu karar demokratik ve hukuki bir karardır. Burada seçilmesinin tek bir sebebi var. İstanbul, Ankara ve diğerlerine kayyum atanabilmesi için terör bağlantısı olması lazım. Böyle bir şey söz konusu değil" dedi. 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CNNTürk'te Hakan Çelik'in programında gündeme ilişkin değerlendirmelere bulundu. 

Bakan Soylu'nun açıklamalarının satırbaşları şöyle:

BEYOĞLU'NDA BIÇAKLAMA: Olayın araştırması devam ediyor. Özellikle 2018-2019 kıyaslandığında cinayet sayıları daha az. Kadın cinayetlerinde yüzde 25 az olmasına rağmen 2019'da kadın cinayetlerinde artış oldu. Avrupa'da da önemli bir artış söz konusu. Her artış ve her azalış bizim için sinyaldir. Bu artışın neden olduğu, dönemsel mi olduğu, farklı sebepleri mi var buna bakıyoruz. Bazı yıllarda ciddi yükselişler, bazı yıllarda da ciddi düşüşler olduğunu ifade edebilirim.

SURİYE'YE KARADAN MÜŞTEREK DEVRİYE: Türkiye burada önleyici, düzenleyici ve sorumluluk sahibinde. Bölgede hem demokratik, hukuk, istikrarlı bir ülke olmanın fonksiyonunu yerine getiriyor. Tarihsel, komşuluk ilişkileri bakımından, terörle ortak mücadele konusunda sorumluluğunu yerine getiriyor. Coğrafya avantajdır ama terör konusunda dezavantajdır. Uyuşturucu, göç konusunda hedef noktasıyız. Türkiye burada pasif bir tutumda olmadı. Sayın Cumhurbaşkanımız, burada dünya siyasetinde kendini gösterdi ve belli etti. Bu devriye Türkiye'nin girişimiyle söz konusudur. Gözlem noktaları Türkiye'nin attığı adımlarla oluşmuştur. Türkiye meseleleri halının altına süpüren, bu topa girmeyim diyen bir ülke olmadı. Türkiye çok önemli adımlar attı. Her ülkenin kendi adına perspektifleri söz konusu. Yakın komşularımız olan, paydaş olduğumuz Avrupa'nın bu konulara duyarsızlığı da değerlendirilecektir. 

AVRUPA'YLA İADE SÜRECİ: Avrupa şöyle bir problem söz konusu: Terör dahil olmak üzere biz Avrupa'ya iade taleplerinde bulunuruz. Narkotik olaylarında iade taleplerinin kabulü yüzde 85, terörde yüzde 3'tür. Avrupa'nın yaklaşımı farklı gözlüklerle ortaya konulduğunu resmeder. Biz FETÖ'cüleri Interpol vasıtasıyla arama kararına sahip olamadık. Interpol bunları terör suçlusu olarak görmüyor. Bir hikaye ortaya koymuşlar. Bizim sınırlarımızın ötesi Avrupa'ya geçiştir. Sınırlarımız, güvenliğimizi muhafaza edebilmek için ciddi uğraş içindeyiz. 1550 üzerinde DEAŞ'lı gözaltına aldık. Türkiye'ye girmek isteyen 30 bine yakın kişinin analizleri gerçekleştirilmiştir, bunların 10 bini ülkeye alınmamıştır. Avrupa'nın ikili bakışı, çifte standardı tamamen maalesef ülkeler arası ilişkiler açısından yaralayıcı bir durumdur, diğer yandan Avrupa'daki yönetici ve samimiyet eksikliğinden olduğunu görüyorum. Avrupa'da sağlam duran ülkeler de var. İngiltere, Almanya tarafından olumlu tutum var.

FETÖ'CÜLERİN BULUNDUĞU ÜLKELER: Birçoğu Avrupa'ya geçiyor. 10 binlerce insan sınırı geçti, biz bunların çoğunu yakalıyor. Denizden geçen göçmenlerin sayısı 28 bin, karadan geçenlerin sayısı 4 bin civarında. Aralarında FETÖ'cüler de var. Bu geçen seneye göre yüzde 6 daha düşüktür. Göç sağanağı devam ediyor. Geçen sene 52 bin, bu sene 54 kişiyi geri gönderdik. 105 bin Afgan kaçağı yakaladık. Yunanistan yakaladığında bazılarını geri gönderiyor. 8 bin FETÖ'cü Yunanistan'a geçti. Bu bıraktıklarında tek bir FETÖ'cü yok. Yunanistan bir network'ün parçası. Bir politikayı, Almanya'da, Yunanistan'da, ABD'de hangi politika uygulanıyorsa burada da devam etmektedir. FETÖ elebaşı neredeyse büyük akıl da oradadır.

CANLI BOMBA SAYISI: Türkiye bu konularda tam bir geçiş ülkesi. Türkiye ciddi bir süreçle karşı karşıya. Türkiye'nin Suriye sınırı, Ağrı, Kars, Van, Iğdır, bu sınırların tamamı... Biz gerekli önlemleri alıyoruz. 2016 Aralık'tan bu yana Türkiye'de büyük bir terör olayı olmadı. 15 Temmuz'dan sonra Türkiye bambaşka güvenlik politikası belirledi. Kendi içimizde daha arileştik. Tecrübe açısından da zayıfladık. Bizim şu anda son 3 yılda gerçekleştirilen bütün operasyonları mucizedir. 15 Temmuz'a her biri birer silledir. Bu büyük mücadelenin bir resmidir. Türkiye'nin, 2002 yılından itibaren savunma sanayi takıntısı oldu. Bu bizi bağımlılıktan kurtardı. Bizim attığımız bombalar ABD'nindi ve kullanmak izne tabiydi. Bizim için koydukları engeller, bizi savunma sanayinde yüzde 20'lerden yüzde 75'lere attı. Bu terörle mücadelemizi ekonomik açıdan da çok iyi noktaya taşıdı. Türkiye'nin bağımsız hareket edebilme kabiliyetini oluşturdu. Teröre karşı meşruiyetle birlikte teknolojiyi ve strateji konusundaki adımları birleştirdiğimizde, Türkiye sınırlarından başlayan operasyon. Siberde ulaştığımız nokta dünyanın en büyük ülkelerinin ulaştığı bir noktada olacak. Bu bizim için fevkalade önemli. Bütün teknolojik kabiliyetimiz yükseliyor. Yüz tanıma sisteminde bir saniyede 100 bin fotoğraf tarayabiliyoruz. Dün 5 kg. TNT yakaladık. DEAŞ'ın da PYD'nin de patronu aynı. 

KAYYUM KARARLARI: Seçilmiş suç işleme özgürlüğü mü getiriyor? Biz bir hukuk devletindeyiz. 92 belediye başkanı 237 yıl 237 ay hapis cezası almış. 100 liralık ihaleyi 5 bin liraya yapmış, ben ne yapacağım? Seçilmişin istediği yolsuzluğu, hukuksuzluğu yapabilir anlamına gelmez ki? Şırnak Belediyesi'nde 19 havan, 1 tabancı çıktı. Cevizli Jandarma Karakolu'na yapılan saldırıda belediyenin aracı var. Yapmazsak, biz görevimizi ihmal edeceğiz, görevimizi kötüye kullanacağız. Teröristin ismini caddeye vereceksin, bizim ayırdıklarımızı çalışmalarını sakıncalı bulduklarımızı alacaksın, teröristleri gizli gizli tedavi edeceksin sonra ilk yaptığın iş al yıldızlı bayrağı kaldırıyorsunuz. Ben bunu hazmedemem. Bizim özgürlüğümüz, egemenlik hakkımız... 'Bu ayrı yapı oluşturacağım' demektir. Çocuk parkına verdikleri isim terörist ismi. 2015 yılında 521 çocuğu terörist olarak götürdüler. Arkadaşlar da TBMM'de paşalar gibi oturacak olur mu böyle şey? Gül, Davutoğlu hangi demokrasi? Hangi ülkede demokrasi kendisini öldürür? 

ANKARA VE İSTANBUL'A KAYYUM MU ATANACAK: İstanbul, haziran ayında bir karar verdi. Bu karar demokratik ve hukuki bir karardır. Burada seçilmesinin tek bir sebebi var. Hizmeti koordine et, standardı yükselt. Çöpümü topla, suyumu akıt, problemi çözmeye çalış, ulaşım imkanlarını değerlendirdi, yatırımlarını yap. Bir belediye ülke yönetmek için seçilmez. Belediye kendi işini yapar. Halk bunu takdir eder. Ben işlerimi yetiştiremiyorum. Arkadaşlarım da çok çalıştığımı söyler. Belediye önemli işler yapar. Biz buralara Ay'dan gelmedik. Buralara gelmeyi arzu edersiniz ama önce işinizi yapacaksınız. Biz burada bu belediyelerin Diyarbakır, Mardin ve Van'ın alınmasının terörle irtibatından dolayı olduğunu, niçin alındıklarını ifade ettik. Buradan kalkıp İstanbul seçmeninin meşruiyetinin, bir meşruiyetsizliğe kurban etmek. Ben de İstanbul seçmeniyim. Hangi çizgidesiniz? Ben selam falan göndermedim. '16 milyonun gücü arkanızda...' Terörist cenazesine katılan, terörist ismini caddeye verene ben selam göndermedim. Bunlar bu konular bir belediye başkanının yapması gereken işlerin çok üzerindedir. 

"PEJMÜRDE" İFADESİYLE NE DEMEK İSTEDİNİZ: Ben yanlış yapılırsa bakan olarak bunu uyarırım. Şimdi Diyarbakır'da anneler var. Bu anneler orada, bir feryadı dile getiriyorlar. 'Buna devlet baksın' demek aymazlık, vicdansızlıktır. Biz bine yakın terörist ailesiyle görüşüyoruz. 165 teröristi ailelerinin ikna etmesiyle adalete teslim ettik. Bu yıl, bu rakama şimdiden ulaştık. Biz mücadeleyi veriyoruz. Kayyum yanlışsa biz yanlışımızı kabul ediyoruz. HDP'ye Atatürk fotoğrafı vererek neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz? Bu kadar değerlerin altüst olduğu süreci nasıl değerlendirelim? Ne İstanbul ne de Ankara herkesin kendine ait yetki çerçevesi vardır. Bir, muhtarlığın kendi kuralları var. Belediye başkanın kendi kuralları var, kaymakam kendi kuralları var. Bir yasa çerçevesinde adım atmak zorunda. Bir takım kural, yasa ve anayasa  çerçevesinde adımlar atar. İstanbul, Ankara ve diğerlerine kayyum atanabilmesi için terör bağlantısı olması lazım. Böyle bir şey söz konusu değil.