DHA

Oğlunun 3 Şubat´tan itibaren yani 2. Dönemden beri Fatih´te bir özel eğitim ve uygulama okulunun 6'ncı sınıfına gittiğini belirten annesi Fulya Şükran Şahin, şunları söyledi:

"Otistik çocukların ve özel gereksinimli çocukların olduğu bir okul burası. Bir süre ben de yanında bekledim, zaten çocuğun kaydı daha okula da alınmamıştı. 24 Şubat günü oğlum okuldan geldiğinde koltuk altında geniş morluklar gördüm. O gün önemsemedim fakat ertesi gün servisten eve geldiğinde kollarında, koltuk altından bileğine kadar morluklar vardı. Oğluma sorduğumda ismini bilmediğini söyledi. 'Sakal-bıyık hocam yaptıö dedi ve fotoğraftan gösterdi. Ben oğluma inanıyorum. Bu konuda 'oğlunuz yalan söylüyor' denildi bana. Cumhuriyet Savcılığına, ilçe Milli Eğitim´e dilekçe verdim. CİMER´e 3 tane dilekçe yazdım. Şu anda okul bana vebalı gibi davranıyor. Zaten dün okula gittikten sonra bunu basına yansıtmaya karar verdim. Savcılık kararı olup benim çocuğumu okula almayacaklarını söylediler. Hiçbir şey göstermediler. Savcılık kararıymış, soruşturma sürecinde benim oğlum okula gidemezmiş."

DHA'nın haberine göre, "Soruşturma ne zaman biterse o zaman gider konuşurmuşuz. Benim orada ses kaydımı aldılar" iddiasında bulunan anne şöyle devam etti: 

"Okuldaki herkes bana vebalı gibi davrandı. Bizlerin hayatı inanın o kadar zor ki, kaynaştırma ile başlattım birinci sınıfa, 6´ya gidiyor şu anda çocuğum ve toplasanız 6 senede belki bir sene okula girmiştir. Sürekli şiddet gördük. Daha önce dişi kırıldı. O zaman cahildim, ilkokul ikiye gidiyordu. Hala daha kimin yaptığını söyler. Sürekli psikolojik şiddet yaşadık ve okullardan dışlandık. Ve bunları yaşayan sadece ben değilim. Benim kader arkadaşlarım var aynı şeyleri yaşıyorlar ama bu sesini çıkaran insanlar az sayıda. Biliyorsunuz yeni bir Alper olayı oldu. Bu benim evladım ama o beni daha çok üzdü. Bazen diyoruz ki, bu çocukları sağlam gönderiyoruz eve bu şekilde darp edilmiş alıyoruz."

"OKUL MÜDÜRÜ OĞLUMUN YALAN SÖYLEDİĞİNİ İDDİA EDİYOR"

Diğer hocasına durumdan bahsedince kendisine bir mesaj ile geri döndüğünü belirten Fulya Şükran Şahin, şöyle devam etti:

"'Artık bahçeye çıkarmayacağım' falan dedi. Sonra, 'Bakın güzel zamanlarımız da oluyor' diye bana mesaj attı. Göksel 'bak öğretmenin fotoğraflar atmış onlara bakalım' dedim. O sırada ben resimleri çevirirken' dedi ki, "Anne bu hocam yaptı.ö İsmini bile bilmiyorum bakın. ' İsmini Sercan olarak bildiğim' diye dilekçe verdim. Okul müdürü benim oğlumun yalan söylediğini iddia ediyor. Ben oğluma inanıyorum. Daha önce inanmadığım zamanlar oldu ama o böyle şeyleri hiç unutmuyor. Ben zamanında oğluma yapılan fiziksel şiddete sessiz kaldığım için çok pişmanım. Önce darp raporumu aldım, sonra Perşembe günü Cumhuriyet Başsavcılığına gittim, Cuma günü de İlçe Milli Eğitim´e gittim. Adliyeye gittiğim gün beni okula çağırdılar. Okula gittiğimde de 'vazgeçin bundan bir şey çıkmaz' dediler. Ben de bunun üzerine Milli Eğitim´e başvurdum. Şu an benim oğlumu darp eden öğretmen hala okulda. Ben onun görevden alınmasını istiyorum."

"MORLUKLARIN FARKINDAYDILAR"

Okul müdürü ile görüştüğünde, kendisine kasti olarak cep telefonu ile kaydedilen Göksel´in öğretmenine vurmaya çalıştığı görüntülerin izletildiğini anlatan Şahin, şöyle devam etti: 

"Göksel ve öğretmeninin kör noktada olduğunu söylüyor bana müdür. 'Orada kamera yok, oraya kamera koymak lazım' diyor. Aynı yerde Göksel bankta öğretmenine elini ayağını sallayarak vurmaya çalıyor, öğretmeni hiçbir şey yapmıyor. Bana bu görüntüleri izlettiler. 'Bunu siz bilerek yaptınız' dedim. 'Bu morlukların farkındaydınız, biliyordunuz o yüzden bunu çektiniz' dedim. Başka ne amaçları olabilir. Kameranın görmediği yerde cep telefonu ile çocuğu çekmenin başka ne anlamı olabilir ki? 'Çocuğunuz öğretmene vurmaya çalışıyor, öğretmen bir şey yapmıyor' diye gösteriyorlar. Bu da komik yani. Ben evladımı tutarım, bu yapılmaz. Tutarsınız, yeri geliyor biz de evladımızı tutmaya çalışıyoruz. Dayak mı yiyeceğiz? Tutuyoruz ama hiçbir zaman morartmıyoruz."

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri