Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM

Suudi Arabistan Başsavcılığı Sözcüsü, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın iğneyle etkisiz hale getirildikten sonra parçalandığını duyurdu. Sözcü, Türkiye’den kanıtları sağlamasını beklediklerini ifade etti. 

Suudi Arabistan Başsavcılığı, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Basın açıklaması yapan Başsavcılık Sözcüsü cinayet soruşturmasını yürüten savcı soruşturmada 21 kişinin isminin geçtiğini kaydederek, ancak 11 kişinin cinayetle suçlandığını kaydetti. Öte yandan Sözcü, Suudi Arabistan'da Ceza Mahkemesinin şüphelilerin kimliklerinin açıklanmasını yasakladığını belirtti.

Sözcü, cinayete katılan ve talimatı veren kişiler hakkında idam cezası istediğini dile getirerek, suçlanan 11 kişiden 5'i için idam cezası istendiğini dile getirdi. Türkiye’den ses kayıtlarının talep edildiğini aktaran Suudi Sözcüsü, ancak Türk tarafından olumlu yanıt gelmediğini savundu. Konsoloslukta bulunan güvenlik kamerasının şüphelilerden biri tarafından bozulduğunu bildiren Sözcü, yerli işbirlikçinin robot resminin çizildiğini ve yerli işbirlikçiye ilişkin bilgilerin Türkiye tarafına teslim edileceğini dile getirdi. Sözcü, Türkiye’den kanıtları sağlamasını beklediklerini ifade etti.

Suudi Sözcü, Kaşıkçı’nın bir iğneyle etkisiz hale getirildikten sonra parçalanarak yok edildiğini vurguladı. Sözcü, Kahtani’nin Suudi Arabistan’dan çıkışı yasaklandığını ve Veliaht Prensin Danışmanı Kahtani hakkında soruşturma açıldığını kaydetti. Suudi Savcı, Cemal Kaşıkçı'nın cesedinin parçalara ayrılarak konsolosluk dışına çıkarıldığını söyledi. Suudi Sözcü, Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili, "Türk medyasındaki ifadeler hakkında yorum yapmayacağız" dedi.
Suudi Sözcü, "Kaşıkçı'yı eve dönmeye ikna etmek için atanan ekip lideri onu öldürme kararı aldı" ifadesini kullandı.

"UYUŞTURUCU İĞNEYİ KALDIRAMAYINCA ÖLDÜ"

Kaşıkçı ile suikast ekibi arasında arbede çıktığını söyleyen Sözcü, "Elleri ve ayakları bağlandı, sonra da uyuşturucu dolu iğneyle etkisiz getirilmek istendi ancak Kaşıkçı’nın kalbi dayanamadı ve hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı. Kaşıkçı öldürüldükten sonra cesedinin parçalanarak konsolosluk binasından çıkarıldığını söyleyen Başsavcılık Sözcüsü, "Ceset binadan çıkarıldıktan sonra, yerli işbirlikçiye teslim edildi, sonrası bilinmiyor. Yerli işbirlikçinin robot resmini çizdik" açıklamasında bulundu. Suikast ekibi hakkında bilgi veren Sözcü, "Öldürme emrini veren ve öldüren 5 kişiye ulaştık ve suçlarını itiraf ettiler. Cesedi binadan 5 kişi çıkardı, lojistik desteği de 5 kişi verdi" açıklamasında bulundu.

SUUDİ ARABİSTAN BAŞSAVCILIĞI: VELİAHT PRENSİN CİNAYETTEN HABERİ YOKTU 

Suudi Arabistan Başsavcılığı, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın bilgisinin olmadığını söyledi. 

Suudi Arabistan Başsavcılığı, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Basın açıklaması yapan Başsavcılık Sözcüsü, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın cinayetten haberi olmadığını söyledi. Başsavcılık Sözcüsü, Kaşıkçı'yla ilgili bütün bilgilerin Türkiye’den istendiğini söyleyerek, "Türkiye’den Kaşıkçı’nın telefon görüşmelerini, mesajlarını, ses kayıtlarını ve yaşadığı yerin bilgisini istedik" dedi.

ÇAVUŞOĞLU: AÇIKLAMALAR TATMİN EDİCİ DEĞİL

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin önceden planlandığını belirterek, "Bu anlık bir şey değil, cesedin parçalanması için gerekli şartlar ve cihazlar buraya getirilmiş. Yani bu şahsın öldürüleceği ve nasıl parçalanacağı önceden planlanmış" dedi. Çavuşoğlu, cinayetin talimatını verenlerin de ortaya çıkması gerektiğini vurguladı.

Kaşıkçı cinayetine ilişkin bazı açıklamaları tatmin edici bulmadığını belirten Bakan Çavuşoğlu, "Bu şahsın ülkelerine geri götürmelerine direndiği için öldürüldüğü söyleniyor ama, bu cinayet önceden planlanmıştır. Öldürüldükten sonra cesedin parçalandığı söyleniyor. Bu anlık bir şey değil, cesedin parçalanması için gerekli şartlar ve cihazlar buraya getirilmiş. Yani bu şahsın öldürüleceği ve nasıl parçalanacağı önceden planlanmış. Ayrıca Türkiye'ye gelen 15 kişinin Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yargılanması gerekiyor. Viyana Sözleşmesi'ne göre Türk kanunları geçerlidir. Her ne kadar bu cinayet Suudi Arabistan'ın konsolosluğunda işlenmiş olsa da" diye konuştu.

Türkiye olarak Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılması için üzerlerine düşeni yapacaklarını belirten Bakan Çavuşoğlu, şöyle devam etti: "Hunharca öldürülen ve cesedi parçalara ayrılan Kaşıkçı'nın cesedi nerede, nereye atıldı, nerede gömüldü? Her ne yapıldıysa. Bu konuda ortada bir cevap yok. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak bu cinayetin tüm boyutlarıyla açığa çıkması için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Bu konuda uluslararası camiayla da açık ve şeffaf bir şekilde işbirliği yapacağız. Elimizdeki bilgi ve belgeleri paylaşmaya devam edeceğiz."

Cinayet talimatını verenlerin ve gerçek azmettiricilerin de ortaya çıkması gerektiğini vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, "Bu sürecin bu şekilde kapatılmaması gerekiyor. Biz bu işin takipçisi olacağız ve önümüzdeki günlerde gelişmeleri tüm dünya kamuoyuyla paylaşacağız" dedi.

NUMAN KURTULMUŞ: HACCIN EMNİYETİ DE TARTIŞILIR HALE GELİR

K Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Suudi Arabistan'ın, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini aydınlatması gerektiğini belirterek, "Hac emniyeti, haccın şartlarından birisidir. Yani, haccın emniyeti yoksa haccın da farz olması düşer. Milyonlarca Müslüman eğer, 'Suudi Arabistan Konsolosluğu'nda dünyaca meşhur bir adam içeriye girdi ama çıkamadı. Uluslararası bir konsoloslukta bir insanın başına bu gelebiliyorsa acaba Suudi Arabistan'a gidersem başıma ne gelir?' diye düşünmeye başlarsa ki bunu düşünmek bile istemiyoruz. Ama o zaman haccın da emniyeti tartışılır hale gelir. Bu açıdan Suudi Arabistan'ın bu cinayeti aydınlatmasını ve Mekke ile Medine'nin bu sıfatını da kendilerine hatırlatmak isteriz" dedi.

KAŞIKÇI CİNAYETİ

Suudi reformistler için önemli bir platform olan Al Watan gazetesine katkı veren ve aynı zamanda Washington Post gazetesinde de yazılar yazan Cemal Kaşıkçı'dan, 2 Ekim Salı günü resmi işlemler için Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğuna gittikten sonra bir daha haber alınamamıştı.

Emniyet kaynaklarınca yapılan değerlendirmede, Kaşıkçı'nın gittiği başkonsolosluktan bir daha çıkmadığı teyit edilirken, başkonsolosluk binasında aynı saatlerde, 2 uçakla İstanbul'a gelen, aralarında yetkililerin de yer aldığı 15 Suudi vatandaşının bulunduğu, bu kişilerin daha sonra geldikleri ülkelere döndüklerinin belirlendiği kaydedilmişti.

Konuyla ilgili Türkiye ve Suudi Arabistanlı yetkililerden oluşan ortak çalışma kurulmuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında görevlendirilen bir başsavcı vekili ile bir savcıkoordinesinde konsolosluk binası ile Türkiye'den ayrılan Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed el Uteybi'nin konutunda inceleme yapılmıştı.