Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
DHA

Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınının Türkiye'de kan bağışı ve stoklardaki kan oranını ciddi oranda düşürdüğünü belirtti.

 

Kınık, ülkede yaklaşık 3 milyon ünite kan ihtiyacının yüzde 90'dan daha fazlasının Kızılay gönüllü bağışçılarından toplandığını belirtti. Kınık, normal zamanlarda Kızılay'ın günde 9 bin ünite kan topladığını, her bir bağıştan 3 ünite ürün elde edildiğini ve bunun 3 insana can olduğunu kaydetti.

"TOPLADIĞIMIZ KAN YÜZDE 50 AZALDI"

DHA'da yer alan habere göre şu anda koronavirüs salgını nedeniyle biyolojik bir afet yaşandığına dikkat çeken Kınık, bu yüzden hayatı evde yaşama noktasında yaşlıların ve kronik hastalığı olan kişilerin de bunun içerisinde yer aldığını ifade ederek, "Onun dışında sağlıklı ve çalışması gereken insanlar, durmaması gereken sektörler çalışıyor; hayat bu anlamda devam ediyor. Sokaktaki hayat azalınca, biz de özellikle meydanlarımızdan, sokaktaki hayattan, Türkiye'de 300 noktadaki yerden kan bağışı toplayan bir kurum olduğumuz için doğal olarak bize gelen bağışçı sayısında da bir azalma oldu. Günlük topladığımız kan oranı yüzde 50'nin altına düştü" dedi.

"KAN İHTİYACIMIZ DEVAM ETMEKTEDİR"

Kan ihtiyacının her gün devam ettiğini ifade eden Kınık, "Trombosit bekleyen lösemili çocuklar var. Her hafta düzenli kan alması gereken talasemi hastaları ile kan almazsa hayata tutunamayacak olan insanlarımız var. Yoğun bakımda yatan bazı koronavirüs hastalarımızda ise, 'yaygın damar içi pıhtılaşma hastalığı' dediğimiz organ yetmezliğinden sonra gelişen, bu durumlarda onların da kan ihtiyacı var. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz kitle için ya da trafik kazaları, acil ameliyatlar gibi hastalarımız için kan ihtiyacımız devam etmektedir" diye konuştu.

"KAN VERMEYE DAVET EDİYORUZ"

Kınık, günlük alınan kan bağışı sayılarının yarı yarıya düştüğünü tekrarlayarak şöyle konuştu: "Stoklarımızda tuttuğumuz kanı biz en kötü senaryomuza göre tutarız. Stoklarımızın mutlaka 50 binler bandında olmasını bekleriz. O aşamada da yarıya düştük. Önümüzdeki normalleşme sürecinin uzun olacağını düşünerek, özellikle bizim sağlıklı ve genç düzenli kan bağışçılarımızı 15 dakikalarını ayırarak, Kızılay'a kan vermeye davet ediyoruz. Elimizde düzenli kan bağışı yapan vatandaşlarımızdan oluşan ciddi bir veri bankası var. Öncelikle bunlara doğrudan ulaşıyoruz. Onları bağışa davet ediyoruz. Taraftar, derneklerden ya da sendikalardan oluşan organize yapılar var. Buralarla da çalışıyoruz. Buralar aracılığıyla farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Çok zorda kalırsak, özel durumlarda bağışçımızın yanına gidip, onun kanını alma gibi bir seçeneğimiz var; ancak şu anda böyle bir seçenek çok gerçekçi ve uygulanabilir değil."

"MERKEZLERİMİZDE BULAŞ RİSKİ YOKTUR"

Kınık, kan bağışında bulunmak isteyen vatandaşlarda birtakım şüphelerin yer aldığını kaydederek, "Vatandaşlarımızda 'Kızılay Kan Merkezine gidersem, bana koronavirüs bulaşabilir' ya da 'koronavirüslü bir hastanın kanı bilinmeden başkasına verilirse ne olur' gibi birtakım şüpheler oldu. Kızılay Kan Merkezleri, tamamen sağlıklı insanların hatta toplumun en sağlıklı insanlarının geldiği sağlıklı mekânlardır. Yani Kızılay Kan Merkezleri hastane değildir. Oraya hastalar gelmiyor. Dolayısıyla hastanedeki gibi bir bulaş riski yok. Ayrıca merkezlerimizi her 2 saat geçtikten sonra dezenfekte ediyoruz. Gelen hastalarımızı da hekimimiz sorgu formundan geçiriyor, muayene ediyor ve testleri yapılıyor. Dolayısıyla sağlıklı insanlar kan bağışına davet ediliyor. Koronavirüs de, solunum yoluyla bulaşan bir virüstür; kan yoluyla bulaşmıyor. O anlamda bulaş riski yoktur" ifadelerini kullandı.

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri