Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
Alper Uruş

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile tanışmamızın ardından, televizyon ekranlarında toplumu bilgilendirirken virüs kapan ve 11 gün gördüğü tedavinin ardından sağlığına kavuşan Türkiye'nin önde gelen, koruyucu halk sağlığı uzmanlarından Mikrobiyolog Prof. Dr. Oğuz Özyaral, salgına nasıl kapıldığını ve bu süreci nasıl atlattığını HABERTÜRK'e anlattı.

 

"TEPEMİZE BOMBALAR YAĞIYOR"

"Tepemize bombalar yağarken, 'Hayır, ben sokağa çıkacağım' diyene izin veremezsiniz" diyen İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özyaral, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Türkiye için değil, ABD'yle ilgili kaygı duyması gerektiğini söyledi. İşte koronavirüsü yenen hocaların hocası olarak bilinen Özyaral'ın Habertürk'ten Alper Uruş'a anlattıkları ve Kovid-19 zaferi...

"VÜCUT ISIM BİR ANDA YÜKSELDİ"

"30 Mart Pazartesi akşam üstüydü... Evde oturuyordum. Hatta bir röportaj için elimde defter, kalem hazırlık yapıyordum. Bir anda vücudumun ısısının yükseldiğini hissettim ve anormal şekilde terlemeye başladım. Çok karışık bir ortaya çıkış oldu. Dijital dereceyle ateşimi ölçtüm; 38'di. Sonra eski usül civalı dereceyle tekrar ölçtüm. Yine 38 gördüm. Kuzenim, 'Otur    dinlen biraz telaş yapma' dedi.

"A-TİPİK SEYREDEN VAKALAR GİBİYDİ"

Bende kuru öksürük ya da nefeste daralma, nefes alma güçlüğü biçiminde hastalık ceryan etmedi. A tipik vakaları hep duyup, anlatırdık ve bende belirtiler A-tipik oldu. Benim semptonlarım farklıydı. Hemen, Büyükçekmece Mimar Sinan Devlet Hastanesi Başhekimi olan Fatih Mehmet Velibeyoğlu'nu aradım. Çok enteresan bir tablo olduğunu söyledim. Hastaneye gittik.

"AKCİĞER ÜZERİNDE LEZYONLAR VARDI"

Tomografi çekildi ve boğazdan sürüntü alındı. Tomografiye bakınca, akciğerin üzerinde lezyonlar, odaklanmalar olduğunu gördük. Hemen karantinaya alındım. Domuz gribine karşı kullanılan kombin ilaçlarla klasik tedaviye başlandı. Bu tedaviye 4 gün boyunca ben cevap vermedim. Ancak samimiyetle söylüyorum; ben tedavi olacağıma hep inandım. O olumsuz süreçte de zerre bundan şüphe duymadım.

"AKCİĞERDEKİ LEZYONLAR BÜYÜYORDU"

Diyabetli olduğum için hekim arkadaşlarım kaygılandılar. Ateşim yoktu ancak kan değerlerim iyi gitmiyordu. Tansiyonum gayet iyiydi, öksürük de yoktu ancak ciğerdeki lezyonlar büyümeye devam etti. Bu süreçte, Çin'den gelen ilaç over doz olarak günde 16 kez verildi. Buna hekimim karar verdi. Bu süreç 4-5 gün kadar sürdü.

"VÜCUT ANTİKOR ÜRETMEYİ BAŞARMIŞTI"

İlaç tedavisinin ardından kan alındı, test yapıldı. Yine boğazdan sürüntü alındı tahlile gönderildi. Hastanedeki 10'uncu günümde çekilen tomografide, akciğerde hafif lekelerle karşılaştık. Bu iyi bir haberdi. 12'nci günümde gelen sonuçlarda vücudun antikor üretmeyi başardığını gördük. Hekimlerimiz çok mutlu oldu. Bu gelişmenin ardından da evde tedaviye geçildi.

"SERUM BAĞIŞINDA BULUNACAĞIM"

Şimdi, evdeyim ve 10-15 gün sonra serum bağışında bulunacağım. Benim vereceğim kan onlarca insanın tedavisinde kullanılacak. Hemen şunu söylemek istiyorum. Ben aynı zamanda bir sağlık yöneticisiyim ve Türkiye'nin sağlık alt yapısı gerçekten çok iyi.

"MASKE GEZMEK İÇİN VERİLMİYOR"

İnsanlar söyleniyor ancak maske, size, dışarı çıkın gezin diye verilmiyor. Çok zaruri bir durumda dışarı çıkma durumunda kalırsanız korunmanız amacıyla veriliyor. Hastanelere gidenlere maske veriliyor. Toplu taşımayı tercih edenlere maske veriliyor. Devletimiz, yurt dışında olan her şeyi inanın getirip milletin önüne koyuyor.

 

"DSÖ, ABD'YLE İLGİLİ ENDİŞE DUYSUN"

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ),Türkiye ile ilgili endişe duyduğunu açıklamış. DSÖ, bizimle ilgili endişe duymasın, ABD'yle ilgili endişe duyup onu dillendirip açıklasın. ABD, ülkesinde bizim kadar maske dağıtıyor mu? Orada maskeye ulaşmak Türkiye'den daha mı kolay. Gençler ve çocuklar, 'süper taşıyıcıydı' ve kontrol mekanizması oluşturulması, sokağa çıkmaya sınırlandırma getirilmesi çok yerinde çok doğru bir karardı.

"DÜŞEN BOMBANIN ALTINDA DURAMAZSIN"

Devlet, milletinin can güvenliğini düşünmek durumundadır. Tüm dünyada böyle bir salgın var ve insanların tepesine bomba yağıyor. Görünmeyen bir virüsle mücadele edilirken, 'Yom ben dışarı çıkacağım, bombanın altında duracağım' diyene izin verilemez. Çünkü o kişi bir diğeri için de tehdit oluşturur. Sizden önce asansöre kimin bindiğini bilemezsiniz. Öksürdü mü aksırdı mı bunu kestiremezsiniz.

"OLAĞANÜSTÜ TEDBİR İÇİNDE YAŞIYORDUM"

Ben kendime çok dikkat eden biriyim. Diyabetli olmam nedeniyle beslenmeme zaten dikkat etmek zorundayım. Benim bağışıklık sistemim çok iyiydi. Her sabah, 3000 rakımlı Erzurum'un dağlarından gelen balımdan bir kaşık yiyecek kadar sağlığımı düşündüm. Toplu taşıma araçlarından uzak durdum. Halkın ydğun olduğu alanlara girmemeye özen gösterdim. Ara öğünüm kefirdir. uyku düzenime çok dikkat ederim. Bunlara rağmen ben bu virüsü kaptım. Yani herkes bu virüsü kapabilir.

"BİZ BU ÜLKENİN EVLADIYIZ"

11 Mart ile 30 Mart tarihleri arasında insanların kendilerini koruması gerektiğini 78 saat ekranda kalarak anlatmaya çalıştım. Bu dönemde öğrencilerim çok uyardı ve kaygılandılar. Ben de olabildiğince dikkatli davrandım. Ancak bu ülke size bir ünvan vermiş, bir diploma vermiş. Bunun hakkını vermek zorundasınız. Biz bu ülkenin evladıyız. Bana Avrupa'da 4 ülke oturma izni verdi ama ben ülkemde kaldım. Ben vatan borcumu öderken Kovid-19 oldum."

KORONAVİRÜS ÖZEL SAYFASI VE CANLI HARİTA İÇİN TIKLAYIN

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri