Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bilgi Yaşam Sosyal riski azaltma projesi nedir? Sosyal riski azaltma projesi hangi yıl hazırlandı?

        Dünya Bankası’nın söz konusu tarihe ait yayınladığı Kalkınma Raporu’nda sunduğu Yoksullukla Mücadele Programı ile uyum içinde olan projenin detayları merak konusudur. Söz konusu projenin uygulanmasından önce Türkiye’de “sosyal patlama” riskinin konusu geçmiştir. Peki Sosyal Riski Azaltma Projesi hangi yıl ve hangi tarihlerde oldu?

        SOSYAL RİSKİ AZALTMA PROJESİ NEDİR?

        Sosyal Riski Azaltma Projesi Cumhuriyet tarihinde en büyük kriz olarak kayıtlara geçen ve kamuoyunda “Kara Çarşamba” olarak isimlendirilen 21 Şubat 2001 krizinin yarattığı sarsıntılara karşı bir önlem olarak uygulanmış projedir.

        SOSYAL RİSKİ AZALTMA PROJESİ NEDENLERİ

        Söz konusu krizin etkileri, ekonomik alanın yanı sıra sosyal alanda da etki göstermeye başlar. Ekonomik kriz sert bir şekilde tesirini gösterir ve faizler aniden rekor seviyeye ulaşır. Hükumet ise buna karşılık uzun süredir izlediği sıkı para politikasını bırakır ve “dalgalı kur” politikasını benimser. Bu kriz ile yüzbinlerce kişi işsiz kalır ve birçok yeri iflas eder. Sonrasında ülkede toplu şekilde eylemler gerçekleşir ve ülkenin sosyal bir patlamanın eşiğinde olduğu konuşulmaya başlanır.

        Gerek siyaset dünyasında gerek toplumsal örgütlerde sık tartışılan ve ana gündem hâline gelen bu sorun, Sosyal Riski Azaltma Projesi’ne zemin hazırlar. Dünya Bankası ve IMF, 21 Şubat’ta meydana gelen ekonomik krizle beraber katmerleşen yoksulluk ve işsizliğin önünde çeşitli önlemler alır. Bunlardan biri Sosyal Riski Azaltma Projesi iken ikincisi ise 2002 bütçesinde eğitim ve sağlık gibi harcamaların artışının öngörüsüdür.

        SOSYAL YARDIMLAŞMA ve DAYANIŞMAYI TEŞVİK FONU NE ZAMAN SÖZ KONUSU OLDU?

        Sosyal Riski Azaltma Projesi’nin uygulamaya koyulmasının konuşulduğu zamanlarda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’nun da sözü geçmiştir. Dünya Bankası’ndan 5 yıl ödemesiz olan 15 yılda ödeme şartına sahip 500 milyon dolar tutarında kredi çekilmiştir. O dönem Dünya Bankası’nın Türkiye temsilcisi Ajay Chibber, 21 Şubat ekonomik krizi ile söz konusu projeyi birbiriyle ilişkilendirir. Ona göre söz konusu projenin amacı, 21 Şubat’ta gerçekleşen krizin yoksul insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini minimize etmektir.

        PROJENİN AMAÇLARI NELERDİR?

        Sosyal Riski Azaltma Projesi’nin “amaçlar” bölümünde “Türkiye’nin kısa ve orta vadede yoksulluğunun azaltılmasına destek olmak” ifadesi geçer. Bu amaç noktasındaki hedefler şu şekildedir;

        • Şubat krizinden etkilenen yoksul ailelere doğrudan acil gelir desteği sunmak (sosyal riski hafif/etme),
        • Yoksul ailelere hizmet ve yardım ulaştıracak devlet kurumlarının sosyal kapasitelerini yükseltmek (sosyal risk yönetimi),
        • Temel eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılma koşuluyla nüfusun en yoksuk %8’ini kapsayan bir temel sosyal yardım sistemi geliştirme ve uygulamaya koymak (sosyal riski hafif/etme ve engelleme),
        • Yoksul kesimler için istihdam ve gelir meydana getirecek fırsatları artırmak. (sosyal riski azaltma)

        Söz konusu projenin içerdiği hedefler, 2000 Raporu’nda bahsi geçen Sosyal Risk Yönetim Stratejileri ile uyum içindedir. Bu stratejiler ışığında, Banka’nın katkıları nezdinde danışmanlık ve finansörlük şeklinde uygulama yapılmıştır.

        PROJENİN GEREKÇESİ NEDİR?

        Sunulan projenin dayandığı gerekçeler, Türkiye’de Şubat 2001 tarihinde yaşanan krizin yarattığı sonuçlardır. Bu ekonomik kriz, yoksul kesimin tek başına mücadele edemeyeceği bir risk ortamı meydana getirmiştir. Sosyal ve yoksulluğu artırıcı etkilerinin yanı sıra işten çıkarmalar artmış, fiyatlar hızla yükselmiş ve hanehalkı gelirleri düşmüştür. Ülkenin genelinde yoksulluk riskindeki artışlar gözle görülür ve hissedilir olmuştur.

        Banka’nın yürütmüş olduğu yoksulluk araştırması, kırsal kesimde yaşayan ve toprağı olmayan köylülerin informel iş imkânlarındaki azalış karşısında etkilenmesinin üzerine parmak basar. Üstelik söz konusu problem, kentli yoksul kesimin de etkilendiği bir boyuta ulaşmıştır. Öte yandan toprak sahibi olan yoksul insanlar da hızla artan enflasyondan nasibi almış ve girdi maliyetleriyle durumdan negatif etkilenmiştir. Sonuç olarak, ülkenin her kesimindeki halk mağdur durumdadır. Bu ortam, Sosyal Riski Azaltma Projesi’ne zemin hazırlamıştır.

        2001 TÜRKİYE EKONOMİK KRİZİ’NDE NELER OLDU?

        Tarihe “2001 Türkiye Ekonomik Krizi” olarak geçen kriz, diğer bir adıyla “Kara Çarşamba” olarak bilinir. Millî Güvenlik Kurulu toplantısında Başbakan Bülent Ecevit ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer arasında siyasi bir gerilim çıkmış ve bu gerilim, hızla tüm ülkeyi etkileyen ekonomik bir krize dönüşmüştür.

        Şubat 2001 Finansal Krizi, öngörülmez bir şekilde ekonomik daralmaya neden olmuştur. Hazine’nin yüklü bir borç ile istifası öncesinde siyasi gerginlikler de söz konusu olmuştur. Bu ekonomik kriz 21 Şubat 2001 tarihinde gerçekleşen toplantıda Sezer’in Ecevit’e anayasa kitapçığı fırlatmasıyla başlamıştır.

        Söz konusu olaydan hemen sonrasında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda %18,1 hızlı düşüş gerçekleşir. Gecelik faizler ise %7500’e varan yükselme yaşar. Ardından “dalgalı kur” sistemine geçiş yönünde karar alınır. Başbakan Bülent Ecevit’in “Devlet yönetiminde kriz var.” açıklaması ile mali piyasalarda büyük bir panik yaşanır. Kamu bankalarında likidite ihtiyacı karşılanmadığından ödeme sistemleri kilitlenecek seviyeye gelir. Türk bankalarındaki büyük çöküşün önüne geçmek amacıyla Türk Lirasının yabancı paralar karşısında değeri dalgalanmaya bırakılır. Bu kriz ile devlet borçları 29 Katrilyon TL artar.

        1999 MARMARA DEPREMİ’NİN KRİZE ETKİSİ VAR MI?

        Sosyal Riski Azaltma Projesi’nin uygulanmasına gerekçe olan 2001 krizinde 1999 yılında gerçekleşen depremin de etkisi vardır. Türkiye, 199 yılına Avrupa Birliği’nin resmi adaylık statüsüyle girmiş ancak yılın ortalarında meydana gelen iki Marmara Depremi’yle toplam 12- 20 milyar dolar kayba uğramıştır.

        ÖNERİLEN VİDEO
        Haberi Hazırlayan: Rıza Gereniz
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ