Cesare'ın odasına bir bıçak bırakın
HTSPOR yazarları Başakşehir-Galatasaray maçını yorumladı
SERDAR ALİ ÇELİKLER
CESARE'IN ODASINA BİR BIÇAK BIRAKIN
ROMA İmparatorluğu’nda başarısız olan; ya da Cesar’a ihanet eden soylular ya da komutanlar, idama mahkum edilir ama kendilerine ‘onurlu ölüm’ şansı verilirdi. Odalarına ya da kapatıldıkları hücrelerine bir bıçak bırakılır ve idamdan önce ‘gerekeni’ yapması beklenirdi. Eğer komutan, intihar ederse onurlu bir şekilde anılır ve ailesine bakılırdı. Cesare Prandelli de kovulmayı beklemeden onurlu bir şekilde bugün istifa etmeli. İtiraf etmeliyim, Prandelli’nin bu kadar başarısız olacağını, bu denli yetersiz kalacağını hiç tahmin etmemiştim. Genel olarak dünyada, portföylerinde en çok taktik plan olan hocalar İtalyanlardır. İtalya’da her hafta 2 gün, rakibe özel idman yapılır. 0-0’a-1-0’a-0-1’e göre ayrı ayrı taktikler çalışılır. Dolayısıyla milli seçici pozisyonuna kadar gelmiş bir hocanın da taktik bilgisini yansıtacağını bekliyordum. Tamamen yanılmışım. Prandelli’nin G.Saray’ında ne bir taktik farklılık ne stratejik plan, ne de fizik özellik göremiyoruz. Rakip analizi deseniz tam skandal.
***
Öte yandan G.Saray’ın kadro kalitesi, kadro yapısı gerçekten tartışılmalı. ”Bu kadro ortalama 100 değil; 130 km koşsa da; yeni hoca en doğru işleri yapsa da ‘Zafer’e ulaşmak çok ama çok zor. Bir kere bu takımın bek oyuncusu yok. Telles de Tarık da Veysel de Sabri de A ya da B sınıfı değil. Bana göre sadece 1 adet B sınıfı stoperi var. Orta saha ise Melo dışında değişmeli. Artık ‘pas oyuncusu’ devri bitti. Driplingçi- top taşıyabilen, box to box orta saha oyuncusu da yok takımın. Emre Çolak, ocak transferine kadar ‘idare edebilir.’ Ayrıca Bruma ne olursa olsun sabit 11 oyuncusu olmalı. Sadece sağa-sola pas atan Selçuk ile sadece savunma arkasında top bekleyen Burak ile, topla auta çıkan Olcan ile C sınıfı Yasin ile G.Saray çok zor maç kazanır. Evet, hoca değişmeli ama takımın ciddi kalite ve sınıf oyuncu sorunu da var. Her iki konu da Sayın Duygun Yarsuvat’ın yeni yönetiminin konusu. Allah yardımcıları olsun.
SÜKSELİ GALİBİYET
Büyükşehir’i çalıştırdığı dönemde F.Bahçe ve Beşiktaş’ı sürekli yenen ama G.Saray’a sadece 1 galibiyeti bulunduğu için eleştirilen Abdullah Avcı sükseli bir galibiyete imza attı.
DRİPLİNGÇİ KANAT FARKI
Visca ve Doka kanatlardan aktılar, hep doğru yere topu çıkarttılar ve orta alanda sadece pas yapmayan, golü arayan, boş koşularla ceza alanına akan Mossoro’ya 2 gol attırdılar. Pas oyunu bitti, pas oyuncusu da. Top taşıyabilen, çabuk, driplingçi oyuncu zamanı. G.Saray’ın yok, Başakşehir’in vardı.
ERHAN TELLİ
TEK SUÇLU PRANDELLİ DEĞİL
Bu köşede Galatasaray adına bir futbol maçını yorumlamayı çok isterdim. Ama ne yazık ki bu mümkün değil... Çünkü Galatasaray’ın sahada oynamaya çalıştığı şeye, ‘futbol’ demek doğru değil! Herhalde son 20 yıldır, üst üste iki maçta bu kadar kötü oynayan bir Galatasaray takımı ve onu yöneten bu kadar kötü bir hoca, hatırlamıyorum...
Fakat kim ne derse desin, sahadaki bu kötü takım, sadece Prandelli’nin eseri değildir! Çünkü bu takım sadece Prandelli’nin değil onu İtalya’dan alıp getiren Galatasaray eski başkanı Ünal Aysal’ın ve yine onun daha önce bu kulübün başına musallat ettiği bir diğer İtalyan hoca, Roberto Mancini’nin ortaklaşa eseridir! Galatasaray’ı dipten alıp zirveye taşıyan ve iki kez üst üste şampiyon yapan Fatih Terim’in takımı sadece kıskançlık ve kişisel kompleksler uğruna harcanmış ve G.Saray futbol olarak yeniden 10 yıl geriye götürülmüştür.
Kurumsallık masalı ile milyonlarca Galatasaray taraftarı kandırılırken, son iki yıl içinde sadece transfere boşa harcanan milyonlarca Euro ile G.Saray’ın geleceği karartılmıştır! Bu sonuç bir futbol maçı sonucundan çok, bir anlayışın iflasıdır! Maçlar kazanılır ya da kaybedilir, hiç bir önemi yoktur. Ama G.Saray bu şekilde kaybettirilirse işte o zaman G.Saraylılar’ın canı daha çok yanacaktır!
Prandelli için fazla bir şey yazmaya gerek duymuyorum... Sadece bu adam nasıl İtalyan Milli Takımı’nı çalıştırmış, nasıl hoca olmuş diye düşünüyorum, o kadar! Herhalde bu saatten sonra 4. yıldız masalını bir daha ağzına almayacak ve ilk uçakla ülkesinin yolunu tutacaktır. Zaten bunu kendisi yapmazsa, birileri mutlaka yapacaktır...
Futbolculara gelince.... Sizler herhalde ya nerede oynadığınızı bilmiyorsunuz ya da sırtınızda taşıdığınız o formanın renklerinden ve göğsünüzdeki o armadan haberiniz yok! Adı sanı ne olursa olsun, Galatasaray forması giyen hiçbir futbolcunun bu şekilde oynamaya hakkı yoktur. Tabiiki futbolda her türlü sonuç var. Elbette siz de üst üste iki maçı farklı kaybedebilirsiniz... Ama asla bu şekilde değil!