Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTÜRK SPOR | ATİLLA TÜRKER | ÜLKE HAKEMLİĞİNİN İÇ YÜZÜ 4. BÖLÜM

Hakemliğin yükünü yıllardır hep belli isimler çekti. Bu isimleri biliyorsunuz; Cüneyt Çakır, Fırat Aydınus, Bülent Yıldırım, Hüseyin Göçek, Halis Özkahya, Yunus Yıldırım, Tolga Özkalfa, Kamil Abitoğlu... Görüldüğü gibi belli bir jenerasyon bu... 10-12 yıl önce Süper Lig’de düdük çalmaya başladılar ve bugünlere geldiler. Haliyle hepsi yoruldu. İnanılmaz maç temposuyla hepsi yıprandı. 10 yılı aşkın süredir her hafta maçtan maça koştular. Hata yapsalar bile maç aldılar. Bu hakemler yoğun tempo içindeyken, MHK’lerin önemli bölümü günü kurtarma politikası ile gençlere kucak açmadılar, şans tanımadılar. Alt taraftan az sayıda isim geldi. Yetişmedi, yetiştirilmedi. İstisnai bazı isimler dışında hiçbir hakem bu jenerasyonun arasına giremedi. Kimi MHK gençlere şans vermekten korktu, kimi MHK de gerekli çabayı göstermedi. Hakemliğe başladıklarında 25-30 yaş grubunda olan bu jenerasyon, artık kopma noktasına geldi. Kimi hakemliği bıraktı, kimi de yakın zamanda bırakacak. Ülke hakemliği tıkandı. Deniz bitti.



İş başında bulunan MHK’lerin önemli bölümünün “Başımız ağrımasın. Tecrübeli hakemlere görev verirsek kimsenin fazla bir sözü olamaz” düşüncesi yüzünden gençler geri planda tutuldu. Geçmişte görev yapan MHK üyelerinin bazı önemli isimleri ise “Tabandan hakem gelmiyor. Gerekli eğitim verilmiyor. Bölgelerden hakem yetiştirilmiyor. Bu doğrultuda deneyimli isimleri zorlayacak hakemler bulunamıyor. Yoksa her MHK yeni isimleri ülke futboluna kazandırmak ister” görüşünü savunuyor.



13 MAÇ YÖNET, FIFA KOKARTINI TAK!
Günümüzde 7 kişilik FIFA hakem listesi oluşturulurken bile inanılmaz zorluk çekiliyor. Uzağa gitmeye gerek yok. 1 ay önce FIFA kokartı takan Alper Ulusoy, Süper Lig’de sadece ve sadece 13 maç yöneterek bu değerli kokarta hak kazandı. Üstelik bu 13 maçın bazılarında son derece başarısızdı. Keza Alper Ulusoy’la birlikte FIFA kokartı takan Deniz Ateş Bitnel’in de Süper Lig’de düdük hakemi olarak 2 yıllık bir geçmişi bulunuyor. Eskiden çok zorlu bir süreç sonrası elde edilen FIFA kokartı, ülke hakemliğinin düştüğü darboğaz nedeni ile çok kolay elde edilir hale geldi. Derbi maçı bile yönetemeyecek pek çok isim, FIFA kokartı takmaya başladı. FIFA kokartı ucuzladı. MHK, FIFA kokartının hakkını verebilecek hakem bulmakta zorluk çektiği için, mecburen bazı isimlere kucak açmak zorunda kaldı. İş bununla da bitmedi.



FIFA listesini taşıyan bu hakemlerden bazıları, FIFA’nın uluslarası seminerlerindeki atletik sınavlarda sapır sapır döküldüler. Yurt içinde gözden uzak bir şekilde yapılan atletik sınavlarda başarısız olmalarına karşın, ahbapçavuş ilişkisi sonucu başarılı gösterilen FIFA kokartlı bazı hakemler, uluslararası arenada sınıfta kaldılar. Gerçeklerle yüzleşilmediği için, ülke hakemliği duvara tosladı.

HEMŞEHRİ DAYANIŞMASI
Ülke hakemliği belli şehirler üzerinde yoğunlaştı. Hangi şehirler bunlar; Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Manisa... Özellikle İzmir’in ayrı konumu bulunuyor. İzmir, gerek hakem, gerek gözlemci, gerekse MHK oluşumlarında hep ön planda yer ediniyor. Süper Lig’de yıllardır tek bir takımı olmamasına rağmen, birbirlerine verdikleri destekle ülke hakemliğinde ön plana çıkıyorlar. İzmir’de her dönem çok sayıda hakem Süper Lig başta olmak üzere tüm liglerde yoğun bir şekilde görev yapıyor. Aynı şekilde gözlemci kadrosu bakımından da İzmir’in ayrı bir üstünlüğü bulunuyor. Tüm bunların dışında MHK oluşumlarında da İzmir yine lokomotif rol oynuyor. Bu doğrultuda çeşitli eleştiriler yapılıyor.



İzmir’le birlikte diğer belli bölgelerde de çeşitli dayanışmalar içine girilmesi tepki topluyor. Buna karşın Konya, Kayseri, Sivas, Samsun, Bursa, Adana, Erzurum gibi onlarca şehir çok geri planda kalıyor. Bu şehirlerden çok uzun yıllardan beri üst düzey olarak çok nadir isimler vitrine çıkıyor. Ülke hakemliğindeki çarpık politika sonucu gerekli rekabet yeteri kadar sağlanamıyor. Bu konuyla ilgili olarak, “Ülke hakemliğinin en büyük sıkıntılarından birisi, belli şehirlerde insanların birbirlerine gereğinden fazla destek vermesi. Bu şekilde hak etmeyen kişiler belli yerlere geliyor. Haksız rekabet oluşuyor. Buna karşın ikinci plana itilen ve de unutulan şahirlerdeki hakemler ise mağdur oluyor. Gerekli şansı bulamayan bu kişiler kaybolup gidiyor. Ülke futbolunun belli bir düzeye getirilebilmesi için ‘bölgecilik’ anlayışının ortadan kalkması gerekir. Bu şekilde rekabet artar ve çok değerli isimler ülke hakemliğine kazandırılır” görüşleri ağırlık kazanıyor.

'KÖSTEK DEĞİL DESTEK OLALIM'
Merkez Hakem Kurulu eski başkanı Zekeriya Alp, “Ülke hakemliğinin çok iyi yerlere gelebilmesi için herkese büyük görev düşüyor. Hakemlerle ilgili çok yapıcı olmamız gerekir” dedi. Alp şöyle konuştu: “Her hakem hatasız maç yönetebilmek için sahaya çıkar. Hakemlerin tribünlerden gelen tezahüratlardan etkilenmemesi lazım. Futbolcuların da hakemlerle iyi diyalog içinde bulunması lazım. Hakemin ilk görevi adil olmaktır. Adil olmayan hakem zaten kendini bitirir. Maç alamaz. Ayrıca kulüp yöneticilerine de büyük görev düşüyor. Yöneticilerin de yapıcı yaklaşımda bulunması gerekiyor. Hakemlerimizi kaybetmek için değil, kazanmak için elimizden geleni yapmalıyız. Köstek değil, destek olalım.”

'BAŞKA HAKEMLERE İNSAFSIZLIK YAPILMASI'
Oğuz Sarvan’ın başkan olduğu dönemde hakemliği bitirilen ve FIFA kokartı elinden alınan Vedat Yüksel, “Dimdik ayaktayım. Ülke futboluna onurlu bir şekilde yıllarca hizmet ettim. Ama inanılmaz bir haksızlığa uğradım. Çok değerli bazı hakem arkadaşlarımla birlikte insafsız bir şekilde hakemliğimiz bitirildi. Bize yapılanların hiçbir hakeme yapılmamasını isterim” dedi. Haluk Ulusoy’a yakın olduğu için camiadan uzaklaştırıldığını belirten Yüksel, “Kimsenin adamı değilim ben. Haluk Ulusoy eski federasyon başkanımız olduğu için elbette ki severim sayarım. Buna da kimse karışamaz. Bize haksızlık yapanları ve hakemlikten kopartanları Allah’a havale ediyorum. Gün olur, devran döner. Günün birinde bir yerlere geldiğimiz takdirde bize yapılan yanlışları başkalarına yapmayacağız” diye konuştu.

BAŞTA ERTUĞRUL DİLEK...
40 yıl önce bile tezahürat yapılırdı, “Başta Ertuğrul Dilek, hakemlerin hepsi kelek” diye... Latife idi elbet bu... Başta Ertuğrul Dilek olmak üzere yüzlerce önemli isim, ülke hakemliğine büyük hizmette bulundu. Bulunmaya da devam ediyorlar. Her türlü olumsuz şarta karşın, dimdik ayakta kalabilme mücadelesi veriyorlar. Gönüllerde ayrı bir yer ediniyorlar. Kutlamamız gerekiyor. Ülke hakemliği için emek veren her bir ismin kalbimizde ayrı bir yeri var.

NE DE OLSA KIDEMSİZ?
Her maça ekip olarak giden hakemler, saha içinde olduğu kadar, saha dışında da görev taksiminde bulunurlar. Mesela seyahatlerdeki türlü harcamayı en kıdemsiz hakem yapar. Yeni ya da genç olmanın tatlı bir dezavantajıdır bu... Bir gocunma falan olamaz. Ritüeldir. Sevgiden, saygıdan kaynaklanır. Seyahat bitiminde de toplam harcama eşit sayıda bölünür, her hakem kendi ödemesini yapar.

HAKEMLER TORBADAN ÇIKTI
Yıllar önce hakemlerin torbadan çıktığını biliyor muydunuz! Şimdi şaka gibi kabul edilecek bu uygulama, Mehmet Ali Yılmaz’ın Spordan Sorumlu Devlet Bakanı olduğu dönemde yaşandı. Trabzonspor’un eski başkanı olan Yılmaz, hakem camiasında yaşanan çeşitli haksızlıklar ve dedikodular doğrultusunda “Hakemler torbadan çıksın” şeklinde direktifte bulununca ülke hakemliğinde inanılmaz bir dönem başladı. Futbol Federasyonu’nun Ankara’da bulunan binasında her çarşamba günü toplanan Merkez Hakem Kurulu, her bir maç için her bir torbaya atılan 3 hakem ismini basın mensuplarının önünde çekti. Haliyle torbadan sürpriz hakemler de çıktı. Ama bu konuda “torbalara hep belli hakemlerin adı atılıyor” iddiası da yapıldı. Ayrıca hakem camiasının önde gelen bazı isimleri “Çok yanlış bir uygulama. Hakemlerin torbaya girmemesi gerekir” şeklinde tepki koydu. Sonuç olarak ülke hakemliği bir dönem torbadan çıkmış oldu.



'KAŞAR HAKEMLER'
Aziz Yıldırım’ın bu sezon başında “Maçlarımıza kaşar hakem verilmesin” şeklindeki sözleri elbette ki büyük tartışmalara yol açtı. Deneyimli hakemleri işaret eden Yıldırım, genç hakemler üzerinde ısrarla durulması gerektiğini bildirdi. Bunun üzerine çarpıcı bir yaklaşımda bulunan MHK Başkanı Kuddusi Müftüoğlu hataların büyük bölümünün ‘deneyimli hakemler’ tarafından yapıldığını dile getirdi. İşte Müftüoğlu’nun bu sözlerinin ustalar arasında büyük üzüntüye yol açtığı öğrenildi.

YARIN | ATİLLA TÜRKER | ÜLKE HAKEMLİĞİNİN İÇ YÜZÜ 5. BÖLÜM

* Hakem camiasında kim ne kadar kazanıyor? 
* Farklı ücret almaları aralarında rahatsızlık yaratıyor mu? 
* Büyük takımlar aleyhine karar vermenin faturası ne oluyor? 
* Yabancı hakem konusunda MHK’nın tavrı ne? 
* Hakemlikte torpil ne derece işliyor?