Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTÜRK SPOR / KÖŞEBAŞI | FATİH ALTAYLI

Gündem belli ve yine futbol dışı. Trabzon-F.Bahçe maçının son dakikalarında olanları bir değerlendirir misiniz?
- Ben size bir soru sorarak başlayayım. Bu olay sizi şaşırttı mı? Yanıt vermenize gerek yok, şaşırmadığınızı, bu olayı vaka-i adiyeden gördüğünüzü biliyorum, ya da tahmin ediyorum. Bu Trabzon’da futbol sahasında olan ilk olay değil, hatta kaçıncı olay ben sayamam ve son olay da olmayacak. Bakın ben burada, burada değilse de köşem olduğu dönemlerde köşemde, katıldığım programlarda hep söyledim, Trabzonspor’un en büyük düşmanı, ‘Trabzonspor taraftarı’ olduğunu söyleyen bir gruptur. Bunlar Trabzonspor’un önündeki en büyük engeldir. Yıllarca yazdım, söyledim... ‘Trabzonspor, maçlarını Trabzon’da oynadığı sürece şampiyon falan olamaz, ben Trabzonspor yöneticisi olsam maçlarımı başka bir kentte oynamayı tercih ederdim’ dedim. Bu yüzden Trabzonspor taraftarı olduğunu söyleyen kitleden ağır hakaretler, küfürler işittim. Şimdi bu söyleşi yayınlanınca yine küfür, hakaret, tehdit gırla gelecek ama ne yazık ki, durum bu. Birkaç bin kişilik bir grup, Trabzon’un adını çok kötüye çıkardı.

KARDEŞİM BİR AYNAYA BAKIN
Ortada 1996 yılından beri süregelen bir düşmanlık var. Bu düşmanlığın sona ermesi nasıl mümkün olacak? Trabzon’da oynanan maçlar acaba tarafsız bir sahada mı oynansa? Belki bu şekilde Trabzon sezonların yarısında cezalı olmaktan kurtulur.
- Trabzon’daki bu düşmanlıkta vahim olan durum şu: Düşmanlık giderek geniş bir cepheye yayılıyor. Fenerbahçe değil sadece, dün Galatasaray bayrağı da yaktılar. Kendi hatalarını görmeyenler, giderek herkesi düşmanlaştırıyorlar. Galatasaray’a da Trabzonlu oyuncuları transfer ettiği için kızıyorlar şimdi. Peki, kardeşim bir aynaya bakın. Niye futbolcular Trabzon’da kalmak istemiyor? Niye herkes kaçmaya çalışıyor Trabzon’dan, bunu bir düşünün. Biz niye futbolcularımızı bezdirip kaçırıyoruz diye bir kendinize hesap sorun. Trabzonlu bir grup holigan dışında herkes suçlu öyle mi? Herkes kötü, bir holiganlar iyi. Ben yıllardır söylüyorum, Trabzon maçlarını başka yerde oynasın diye. İstanbul’da Trabzon’dakinden fazla Trabzonlu vardır. Gelsin İstanbul’da oynasınlar. Vallahi şampiyon olurlar.

SALİH DURSUN SOKAĞI'NIN YANINA ŞİMDİ O.M.'NİN İSMİNİ VERSİNLER
Bu olay ‘amasız fakatsız’ tepki görmeli. Volkan Bayarslan’ın da bir ailesi var. Adamın suçu nedir? Böyle bir şey olabilir mi? Ancak bunu bile görmek mümkün değil. Hemen anında 3 Temmuz’a bağlıyorlar. Sanki 3 Temmuz’dan önce Trabzon’da oynanan bütün maçlar ya da Fenerbahçe maçları olaysız geçiyormuş gibi davranıyorlar. Böyle bir şey olmadığı arşivlerde belli. Sizce ne yapılmalı?
- Gülerim size. Nasıl amasız olacak, mümkün mü? Maçtan sonra bütün televizyon programlarını izledim. Trabzonspor Başkanı’nı da dinledim. Amasız konuşan var mı? Yok hakem kötüymüş, yok provokasyonmuş, yok şuymuş, yok buymuş. Herkeste bir ama... Yahu de ki, hakemler rezaletti, ki öyleydiler, bu yapılanı geçerli kılar mı? Her hakem mağduru sahayı mı basacak? Böyle bir futbol var mı? Böyle bir spor var mı? Ama bak şunu da söylemek lazım, Trabzonsporlu yöneticiler bu işi bu hale getirdiler. Şike süreci meselesi başta olmak üzere gerginliği hep Trabzonsporlu yöneticiler körükledi. Şike sürecinde Trabzonspor taraftarları kendilerini haklı görebilir, haklarını arıyor olabilir, haklı olabilirler. Ama konu kapandı. İstesek de istemesek de kapandı. Ne yapacağız, bundan sonra tüm hayatımızı ona göre mi yaşayacağız? Bitti gitti. Ama yöneticiler bunun üzerinden popülarite yapmak istediler, gerilimi hep körüklediler.

Televizyon programları dedim. Pazar akşamı ekranlara bakarken utandım. Yok hakem erken bitirseymiş, yok polisleri öbür tarafa alsalarmış, yok hakemi diğer yana koysalarmış. Bu olaylar geliyorum diyerek geliyor. Bakın kardeşim, Salih Dursun kırmızı kart gösterdi hakeme ve kahraman oldu. O gün benden başka “Yapmayın. Böyle bir hareketi yapan adam nasıl kahraman ilan edilir!” diyen bir kişi oldu mu? Size söyledim, bu gazetede, bu sayfalarda yazıldı bu. Trabzonlu yöneticiler ne yaptı. Centilmenlik dışı hareket yapan, takımı eksik bırakan adamı kahraman ilan ettiler. Sokağa adını verdiler. Şimdi de dün hakemi döven 17 yaşındaki O.M.’nin adını versinler hemen Salih Dursun Sokağı’nın yanındaki sokağa.

BU SALDIRGANLARA SAHİP ÇIKILMAMALI
Olaylar dünyada geniş yankı buldu. Üstelik UEFA ile sıkıntılı bir dönemdeler. Yine zararı kendileri görebilir. Yorumunuz nedir?
- Tabii zararı Trabzon görecek. İşin kötüsü de şu; statta 18 bin kişi var. 17 bini adam gibi maç izliyor. Medenice. Ama 2 bin kişi kuduruyor, onların içinden bir grup da saldırıyı yapıyor. Trabzonlular’ın bir olup bu gruplardan hasep sorması lazım aslında. Ama soramazlar, çünkü bunlar korunacak. Milletvekili, bakan, emniyet müdürü kim varsa devreye girecek. Trabzon ceza almasın, bu çocuklar ceza almasın diye. Olan da Trabzonspor’a olacak. Türk futbolunun en renkli, en keyifli takımlarından biri bu yüzden bu sıkıntıları çekmeye devam edecek. Trabzonlular da bu saldırganlara sahip çıkmamalı. Ama yine birileri çıkıp bu çocuklarla gurur duyduğunu söyleyecek.

ERKEN BİTİRSEYDİ DE HAKEMİ SUÇLARLARDI
‘Hakem olayları erken fark edip maçı tatil etmeliydi’ görüşüne katılıyor musunuz?
- Maç 90 dakikadır. 90 dakika oynanır. Erken bitirse ve olaylar çıksa bu sefer yine hakem suçlu olurdu. ‘Maçı 88. dakikada bitirseydi’ diyenler dangalaktır. Bu kafayla gidersek “Hakem Trabzon lehine iki penaltı çalsaydı ya da F.Bahçe’nin gollerini vermeseydi bu olaylar olmazdı” demekten ne farkı var bu lafın. Bu olay hakem olayı değil. Bu olay başka olay. Bana göre hakemin tek bir ayıbı var. Hakem arkadaşlarını sahada bırakıp soyunma odasına kaçması. Bu, yüreksizliktir. Hakemin eşine bir tavsiyem var. Eşiyle pek sokağa çıkmasın, hele tekinsiz yerlerden Bülent Bey’le geçmesin. Bir şey olsa Bülent Hoca, eşini de bırakıp kaçabilir. Gerçi Ersun Yanal da iki sene önce takımını bırakıp herkesten önce soyunma odasına kaçmıştı. Pereira ise takım girmeden girmedi soyunma odasına.

SIKIYSA ‘ARTIK O STATTA MAÇ YÖNETMEYİZ’ DESİNLER
Daha bu sezon hakemler Trabzon’da soyunma odasında rehin alındı. Ancak hakemler bile bu olaya sessiz kaldı. Federasyon küçük bir ceza ile geçiştirdi. Şimdi ise hakemler tepki koymaya hazırlanıyorlar. Geç kalmadılar mı?
- Haa, geldiniz zurnanın zırt dediği yere. O gün, o olay olunca ben ne dedim burada. ‘Hakemler maçlara çıkmasın, dayanışma göstersin’ dedim mi! Şimdi maçlara beş dakika geç çıkarak tepki göstereceklermiş. Geçti Bor’un pazarı, sür eşeği Niğde’ye. Onu bile yapamazlar o da ayrı! Sıkıysa hakemler “Biz bundan böyle o statta maç yönetmeyiz” desinler bakalım ne oluyor.

O KAPTANLIK BANDINI BESMELEYLE TAKACAKSIN
Sabri’nin kaptanlık bandını almamasını nasıl karşılıyorsunuz?
- Sabri dua etsin ben Galatasaray’da yönetici değilim. Sen kimsin de Galatasaray’ın kaptanlık bandını reddediyorsun. Üç kuruş para kazandın ki onu da Galatasaray’dan kazandın, iki tane (emanet veya kendinin) iyi otomobile bindin diye adam mı oldun! O Galatasaray’ın kaptanlık bandı eğer sana verildiyse, inanç sahibiysen onu besmeleyle koluna takacaksın. İnanç sahibi değilsen de saygıyla. Bak sen şu bacaksıza. Kaptanlık bandını reddediyormuş. Yemin ederim Florya’nın kapısından sokmazdım.

G.SARAY ŞAMPİYON OLURDU
Şampiyonluk yarışı enteresan bir hale geldi. Beşiktaş’ın durumu için ne diyeceksiniz? Sürekli bir panik hali gözlemleniyor. Hatta şöyle bir iddiamız var: Eğer Fenerbahçe yerine Galatasaray ile çekişseydi Beşiktaş şampiyon olamazdı. Çünkü bu gibi ortamlarda Galatasaray çok daha profesyonel. Siz ne diyorsunuz?
- F.Bahçe az mı profesyonel yani! Neyse konuşturmayın beni. Beşiktaş, Akhisar’da çok önemli 1 puan aldı ve belki de o 1 puan sayesinde şampiyon olacak. Beşiktaş’ın iki zor maçı var. Konya ve G.Saray. Fenerbahçe’nin ise Başakşehir maçı zor. Ama yine de belli olmaz. Ummadık kayıplar da yaşayabilirler. Sonuç olarak keyifli bir lig izliyoruz. F.Bahçe’yi de kutlamak lazım. Her yıl bu keyfin bir parçası oluyor. Kim şampiyon olursa olsun, F.Bahçe yarışın ikinci tarafı oluyor. G.Saray’la, Beşiktaş’la, Bursa’yla yarışan hep F.Bahçe oluyor. Şu kadarını söyleyeyim sorunuza cevap olarak: Bu stresli yarışın diğer tarafı G.Saray olsaydı, muhtemelen şampiyon G.Saray olurdu, çünkü strese çok daha dayanıklı.

ÇAĞLA KIZIMIZI YÜREKTEN KUTLUYORUM
WTA turnuvalarında ilk kez bir bayan tenisçimiz Çağla Büyükakçay şampiyon oldu. Tenis için bu bir başlangıç olabilir mi?
- Çağla kızımızın İstanbul Cup’ta şampiyon olması ile sevindik ama şunu da söylemeliyim, keşke Serena Williams’ı, Radwanska’yı, Azarenka’yı yenerek şampiyon olsaydı. Yani diyeceğim şu ki, Türkiye’nin sınıf düşmeye başladığının göstergesi oldu bu seneki İstanbul Cup. Büyük isimler artık gelmek istemiyor. Garanti Koza İnşaat büyük yatırımlar yaptı. Ellerinden öpmek lazım ama Türkiye’nin yerle bir olan imajı yüzünden yatırımlarının karşılığını Türk sporu adına alamıyorlar.