Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

KÖŞEBAŞI | FATİH ALTAYLI

- Beşiktaş sezonu şampiyon bitirdi... Kutlamaları nasıl buldunuz?
Sezon başında söylediklerimi arşivden bulup çıkarırsanız Beşiktaş’ın bu yıl çok şanslı olduğunu, bir sahası olsa şampiyon olacağını ve Şenol Güneş’in Beşiktaş’tan birçok yıldız çıkaracağını söylemiştim. Nitekim öyle de oldu. Beşiktaş 2-3 transferle önümüzdeki yılın da en güçlü şampiyon adayıdır. Kutlamalara gelince. Biraz abartılı buldum. Avrupa Şampiyonu olurlarsa yapacak daha öte bir kutlama bırakmadılar.

-Milli Takım’ı nasıl buldunuz? Bu takıma Arda ve Burak da katılacak...
Fatih Hoca ile uzun uzun Milli Takım konuştuk. Ben çok umutluydum, İngiltere maçından sonra umutlarım arttı. Tabii sorunlar var. Orta sahamızda çok büyük dertler yok ama savunma sıkıntılı. Memlekette stoper yok. Serdar Aziz’in sakatlığı çok önemli bence. Hakan Balta ve Mehmet Topal’ın alternatifi yok. İkisini de Allah korusun diyorum. Keza takımın önemli adamları, kendi takımlarında yer bulamadılar ve maç eksikleri var. Mesela Arda. Mesela Ozan Tufan, mesela Alper Potuk. Ancak İngiltere karşısında umutlandım. Tabii Burak’ın da durumu net değil. Sakatlıktan yeni çıktı.

BEK ALTERNATİFLERİ F.BAHÇE’DEN
Sağ ve sol bekler sorunsuz fakat Caner’in de antrenman ve maç eksiği var. Bir de unutmadan söyleyeyim, bu mevkide yedek oyuncular da başka yerde aranmasın; F.Bahçe’de var. Caner’in yedeği Hasan Ali, Gökhan’ın yedeği Şener olmalı. Şener’in de maç eksiği var ama kampta toparlar diye umuyorum. İsmail Köybaşı, Milli Takım seviyesinde değil. Çalışkan ve iyi niyetli ama yeterli değil. Bunu dün Bloomberg’deki programımda da söyledim.

-Milli maçlar başladı ve eleştiri sezonu açıldı. Herkes kendi oyuncusunun Milli Takım’da olmasını istiyor...
Herkesin susması gereken zaman şimdi. Terim’den daha mı çok düşünüyor herkes? O, bu işle yatıp kalkıyor ve bu, onun kariyeri için önemli, bizim değil. Eleştirinin dozu iyi ayarlanmalı. Bak ben G.Saraylıyım ama sağ ve sol bekler için 4 isim öneriyorum; 4’ü de F.Bahçeli. En iyi neredeyse oradan alacaksın. Orası lig karması değil, denge yeri değil. 2002’de dünya 3.’sü olan takımda da ağırlık G.Saray’daydı. O gün onlar iyiydi çünkü. En iyi neredeyse oradan alırsın. Denge menge olmaz. Olursa kötü olur.

-Size göre bu sezonun “en”leri kimlerdir?
En iyi hoca tartışmasız Şenol Güneş. Onu zorlayan da G.Birliği’nin hocası İbrahim Üzülmez olabilir. En iyi yönetim Beşiktaş yönetimidir. En iyi hakem yoktur. En bahtsız G.Saray’dır, başına böyle bir yönetim geldiği için! En iyi genç Sinan Gümüş’tür.

-ABD’de savcı Bharara’nın yaptığı soruşturmada Fikret Orman’ın da dosyada olduğu iddia ediliyor...
Adli bir mesele. Fikret Orman’ın iş hayatında olan biteni bilmiyorum. Savcının iddianamesinde varsa demek ki boş bir iddia değil de, bunun Türkiye’ye bir etkisi olmaz. Sadece Orman’ın “Zarrab’ı tanımam etmem” dediğini yalanlanmış olur. Orman da çıkar “Beşiktaş için yaptım” der.

"STATTA EN BÜYÜK PAY ERDOĞAN'IN"
- Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bakanlar, Beşiktaş’ın oraya stat yapmasına karşıydı ama ben yaptırdım” dedi. Siz bu konuya hakimsiniz sanırım...
Cumhurbaşkanı’nın söylediği yüzde yüz doğru. Canlı tanığıyım. Eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay o stadın orada yapılmasına karşıydı. Günay ile Orman bu konuyu tartışırken ben de oradaydım. Bakan Günay, “Sarayların arkasında, tarihi bir alanda yükselen bir stat olmaz. Size başka bir yer verelim” diyordu. Fikret Orman ise ısrar ediyordu. Orman konuyu o gün Başbakan olan Erdoğan’a ileteceğini söyleyince Günay, “Bence iletmeyin. O da istemez. Orada yapılan Gökkafes’e ne kadar karşı olduğunu ve o binaya adımını atmadığını biliyoruz” dedi. Ancak Orman, Erdoğan’ın Kore gezisi kafilesine katıldı ve Erdoğan’ı ikna edip döndü. Sadece izin almakla kalmadı, bir de stadın arkasında belediyeye ait olan çok değeli bir araziyi de stada dahil ettirdi. Canlı canlı tanığıyım. O statta en büyük pay Recep Tayyip Erdoğan’ındır.

MEVLÜT MÜ SİNAN MI?
- G.Saray taraftarı, maç eksiği olan Sinan Gümüş’ün Milli Takım’a alınmasını istiyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
Forvette sıkıntımız var. Ve ben de Sinan’ın milli olmasından yanayım. Çünkü eşi benzeri yok şu an elimizde. Mevlüt mü Sinan mı? Sakattı ama şimdi iyi. Bence olmalı ama Terim karar verecek. Bildiğim kadarıyla o da kararsız. 31 Mayıs’a kadar vakti var ve son ana kadar bekleyeceğini tahmin ediyorum. Sakatların durumunu da kolluyor herhalde

"CEZAYI YARATAN AYSAL, PEKİŞTİREN ÖZBEK"
- UEFA’dan hem Trabzon hem de F.Bahçe ceza yedi. Bu cezalar 4 yıllık plan programa dayalı. Men cezası ancak bu anlaşmaları çiğnersen çıkabilir. Akıllara şu soru geliyor; neden Ünal Aysal ve Dursun Özbek yönetimleri bu yolu seçmedi? Özellikle Ünal Aysal için anlaşma yolu açıktı ama kabul etmediği söyleniyor...
Lafı evelemeden gevelemeden söyleyeyim. G.Saray’a gelen Avrupa kupalarından men cezasının bir numaralı müsebbibi Ünal Aysal, iki numaralı müsebbibi ise Dursun Özbek’tir. Ünal Aysal, kolay atlatılabilecek bir sorunu kafasında hiçbir çözüm yolu olmadan öteye ertelemiş ve çözüm bulamadığı için meseleyi kendisinden sonraki yönetimlerin kucağına bir bomba olarak bırakmıştır. Dursun Özbek yönetimi ise F.Bahçe ve Trabzonspor gibi atlatabileceği, en azından öteleyebileceği bir cezayı bilgisizlik ve beceriksizliği sonucu G.Saray’ın başına getirmiştir. Her ikisi de eşit oranda suçludur. Ama cezaya yol açan tabloyu yaratan Ünal Aysal, pekiştiren ise Dursun Özbek’tir. Özbek kendisinden önceki herkesi suçlamayı adet haline getirdi ama tabloyu bilerek geldiği gibi, yaptığı harcamalara bakınca açığın artmasında katkısı olduğu gözlemleniyor. Dursun Özbek döneminde G.Saray’ın borç stoğunda bir azalma yok, gelir-gider tablosunda da pozitife doğru bir iyileşme görülmüyor.

-UEFA bu cezalarla Türk takımlarına adeta kafalara vura vura transfer nasıl yapılır, onu öğretiyor... Cezalar ağır mı?
Kulüpler cezaların ağır olduğunu bilerek buna uyacak. 2-3 milyon Euro ceza ne ki, G.Saray’a verilen cezanın maliyeti 30 milyon Euro. Barça’ya bile bu cezaları verdiklerine göre kim ne diyebilir? Doğru da yapıyorlar. Kulüpler batmasın istiyorlar. Kulüpler batarsa futbol kalmaz.

"BAŞKAN BİLGİSİZ VE MANİPÜLATİF"
-Başkan Özbek’i Lig TV’de izlediniz herhalde. Sanki ‘ağır abiler’ olarak Faruk Süren’i ve sizi suçlar havadaydı. Tabii eski yönetiminde olduğu Duygun Yarsuvat’ı da...

O program tam bir utanç tablosudur. Kendisine dostça, G.Saray sevgisiyle yapılan uyarıları anlamaktan ne kadar uzak olduğunu gösterdi Başkan ve tabii ne kadar bilgisiz ve manipülatif olduğunu da... “Bana G.Saray’ın hisselerini sattıramazlar” diyor. Sanki biz böyle bir şey önermişiz gibi. Sonra da Riva’yı, Mecidiyeköy binasını nasıl satacağını anlatıyor. Bilgisizliği şuradan belli. Kardeşim bunlardan biri menkul, diğeri gayrımenkul. Aralarındaki tek fark şu. Menkulü yani hisseyi satarsan sonra geri alabilirsin ama gayrımenkulü satarsan geri alamazsın. O da satmak, bu da satmak. Yanlış anlamayın, gayrımenkul satılmaz diye bir kaydım yok. Sadece Başkan’ın bilgisizliğini ya da manipülatif tarzını anlatmak için söylüyorum bunu. O programda Dursun Özbek’in izleyenlere gösterdiği tek şey G.Saray başkanı olma niteliklerinden ne kadar uzakta olduğudur. Çok üzüldüm doğrusu.

-Ama 17 Mayıs yemeğinde sohbetiniz iyiydi!
Başkan Özbek’in anladığı ve sizlerin de anlamadığı bu. Biz birbirimizi eleştiririz ama G.Saray Kulübü’nün üyeleriyiz. Elimizden bir şey gelirse başkanlar emreder biz de yaparız. Doğru bildiğimizi de söyleriz. Ama biz bunu yaparken Başkan ertesi gün televizyona çıkıp bizim G.Saray için söylediklerimizi kendince bir anlama çekip, bize hakaret etmez.

-Alp Yalman’ın yönetim dışında yeniden işbaşı yapması ve futbolla ilgilenecek olmasını nasıl yorumluyorsunuz?
Alp ağabeyi çok severim. Ama Dursun Özbek’in Sportif A.Ş.’nin işlevini ve anlamını çözemediğini düşünüyorum. Popülist bir yaklaşım içinde. Daha fazlasını söylemeyeyim. Yalman için üzülüyorum. Tabii G.Saray için de!