Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Spor Futbol Serdar Ali Çelikler yazdı, Şimşek ve Özkahya yalancıysa... - Futbol Haberleri

        HABER KÖŞKÜ - Serdar Ali ÇELİKLER / HT SPOR

        Futbol Federasyonu Kasımpaşa-Beşiktaş maçında ‘Kural Hatası' yapıldığına karar verip ‘tekrar oynansın' kararı verdi. Olabilir; TFF Yönetim Kurulu tüm kurumlarından farklı kararlar alabilir. Orası tartışıldı zaten. İki unsur öne çıktı;

        1- Demirören; Orman'dan çekiniyor (Kendi BJK Başkanlığı dönemi araştırma raporu) o yüzden Beşiktaş'a kıyak yaptı.

        2- TFF ‘Kural Hatası Yoktur' diyen MHK Başkanı Zekeriya Alp'i; Jaap Uilenberg'i; Oğuz Sarvan'ı taca çıkardı. MHK istifa etmeli.

        Bu iki konuya da yeterince girildi. Ben TFF'nin MHK'yı taca çıkardığına katılmakla birlikte daha büyük bir sorunun atlandığını düşünüyorum. Madde madde gidelim:

        - Müsabaka hakemi Barış Şimşek; Donk'un elindeki topu Almeida'nın ayağındaki topa atmadan önce düdük çaldığını belirtti, raporuna da böyle yazdı. Dolayısıyla "Sahada 2 top var" kuralı geçerlidir, ‘düdük çalmakta geç kalmakla beraber kural hatası yapmadım' demiş oldu.

        - MHK Başkanı Zekeriya Alp de doğal olarak hakemine güvenip ‘Kural Hatası Yok' dedi. Şimşek'e FIFA kapısını açan Uilenberg de Oğuz Sarvan da aynı şeyi söyledi. Rapordan haberi olmayan Markus Merk de aynı yorumu yaptı.

        - Beşiktaş yönetimi ise İTÜ'den bir rapor aldı ve Barış Şimşek'in düdüğünü Almeida'nın ayağındaki topa attıktan 48 salise sonra attığını iddia etti. Dolayısıyla "Sahada 2 top var kuralı" devre dışı kalmıştır; "Topa cisimle vurma kuralı" haizdir. Bu nedenle kural hatası mevcuttur" dedi.

        - TFF, Beşiktaş'ı haklı buldu.

        Yani aslında MHK Hakem Şimşek'in beyanını, raporunu, MHK'sının hakemine inanan demeçlerini değil İTÜ'nün bilimsel raporunu dikkate aldı.

        İşte benim için önemli nokta burası:

        Demek ki TFF yönetim kurulu hakeminin hem beyanına hem de raporuna inanmadı. Yani Barış Şimşek'e "Yalan söylüyorsun" dedi. Sadece maç sonu raporu söz konusu olsa "Yanlış hatırlıyorsun" denmiş olabilirdi ama son karardan önce Şimşek yine aynı şeyi söyledi: Kural hatası yapmadım.. Ama TFF Yönetim Kurulu Barış Şimşek'i ‘Yalancı' pozisyonuna soktu. Hakemine "Hem kural hatası yaptın, hem de kendini kurtarmak için açıkça yalan söyledin" dedi.

        **

        Aynı TFF, benzer bir uygulamayı Halis Özkahya için de yapmıştı. "Meireles tükürdü kardeşim" diyen Özkahya için "Sen yanlış hatırlıyorsun. Yüzüne gelen ıslaklık tükürükten değil, tükürcük parçaları" deyip Özkahya'yı da ‘Yalancı' çıkarmıştı.

        Yani Demirören TFF'si 1.5 yılda 7 FIFA hakeminden 2'sini ‘yalancı' yaptı. En hafif tabirle bu 2 hakem için "Yüzüne gelenin ne olduğunu bilmeyen-Çaldığı düdüğü hatırlamayan basiretsizler" damgası vurdu.

        Ben bizzat kendi yöneticileri tarafından ‘yalancı' ilan edilen, ya da ‘basiretsiz' addedilen hakemlere bundan sonra güvenemem.

        Demirören ve yönetim kurulu eğer kararlarının arkasındaysalar Özkahya ve Şimşek'in hakemliklerini bitirir. Ben de bu satırlardan ve Habertürk ekranından kendilerini alkışlarım. "Söylem ve eylem birliği var" diye. MHK'nın da artık kendilerine taca çıkaran; ‘yalancı' pozisyonuna sokulan hakemlerine maç vermemesi lazım. Şimşek'e de Özkahya'ya da "Sana inandık. Yalan söyledin. Bizi de taca attırdın. Artık hakem değilsin" derlerse Zekeriya Alp'i ayakta alkışlayacağım.

        **

        Ama yok eğer TFF yönetim kurulu tarafından raporlarına inanılmayan bu iki arkadaşımız hala maç almaya devam ederlerse Demirören de yönetim kurulu üyeleri de Zekeriya Alp de ‘Yönettikleri koltukların adamı değillermiş' sıfatını hak eder. Ya bu iki hakemin raporları sizin tasarrufunuzla uygulanmadı ve ‘yalan' bulundu; o halde bu iki ismi silin. Ya da aldığınız kararların ‘eyyam'; ‘pazarlık'; ‘korku'; politika' eseri olduğunu kabul edin. Hele hele 65 yaşında, parası pulu olan, saygın ötesi saygın bir isim olan Zekeriya Alp bu tabloyu kendisine yakıştırıyorsa batsın bu dünya!

        Zaten Türkiye'nin başına ne geldiyse yanlış yapanı temizlemek yerine; adamımı yedirmem" mantığıyla savunmaktan ve aynı yanlışa ortak olmaktan geldi.

        TSYD İLE GURUR DUYUN!

        Gazetecilikte 4 farklı disiplinde görev yaptım. Ekonomi-Yazı işleri (Aktüalite)- Yazı işleri (Politika) ve Spor.

        Magazinci arkadaşları bir yana bırakırsak hiçbir gazetecilik birimi spor gazeteciliği kadar organize olmuş değil. Hiçbiri hitap ettiği kesim üzerinde bu kadar etkin değil. Mancini-Biliç-Roberto Carlos-Şota-Fatih Terim-Şenes Erzik-Mehmet Baykan-Ufuk Özerten-Zekeriya Alp ve 7 FIFA hakeminin tümü- Futbola sponsor olan şirketlerin en üst düzey yöneticilerinin hepsini bir araya getirebilmek başka gazetecilik dallarında yapılması çok ama çok zor bir güç gösterisidir. 50 türlü eksiği-hatası olabilir ama spor gazetecileri dernekleriyle, meslekleriyle, örgütlenme kabiliyetleriyle övünmeli. Başta Naci Arkan olmak üzere tüm yönetim kurulu ekibini Antalya semineri dolayısıyla yürekten kutlarım.

        ÖNERİLEN VİDEO

        İsrail, İran'a Hava Saldırısı Gerçekleştirdi! 2 İran Askeri Öldü

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ