Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Türk kahvesi, yüzyıllardır kültürümüzün ayrılmaz bir parçası. İnce öğütülmüş kahve çekirdekleriyle hazırlanan bu acı ve leziz içecek, keyifli sohbetlerin de olmazsa olmazı. Ancak Türk kahvesi bir yandan popülerliğini korurken bir yandan da farklı kahve kültürlerine olan ilgi hızla artıyor. Kahve tutkunları, geleneksel tatların yanı sıra, daha sıra dışı aromaları ve pişirme tekniklerini keşfediyor.

Peki yakın zamana kadar çok kısıtlı kahve çeşidi tüketilirken farklı karışımlar, pişirme teknikleri nasıl oldu da bu kadar popülerleşti? Türkiye'nin ilk Moleküler Miksolojist sertifikasına sahip miksoloji uzmanı olan Bülent Sefer’e sorduk…

Bülent Sefer’e göre ‘miksoloji’, içeceklerin ve kokteyllerin hazırlanması, sunumu ve servis edilmesi sanatı. Miksoloji kelimesi, İngilizce ‘mix’ (karıştırmak) ve ‘ology’ (bilim veya çalışma) kelimelerinin birleşiminden geliyor ve ‘karıştırma bilimi’ anlamını taşıyor.

Miksoloji, sadece içkilerin karıştırılmasıyla değil, aynı zamanda içeceklerin tadı, kokusu, görünüşü ve sunumunun bütünsel olarak ele alınmasıyla ilgili. Ona göre miksoloji bilim, sanat ve ustalığın, belirli prensip ve gastronomi teknikleriyle beraber müşteriye bir deneyim sunması anlamına geliyor.

Miksolojinin gelişmesi gastronomi biliminin gelişmesiyle paralel. Ancak Amerika Birleşik Devletleri’nde alkol üretimi ve satışı yasaklandığı dönemde (1920-1933) kullanılan kötü kalite alkolün tadını daha lezzetli bir hale getirme çalışmaları, miksolojinin gelişmesine büyük katkı sağlamış. Bu dönemde Amerika, bu sanatın gelişime ön ayak olmuş.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ