Ahmet Kıvanç

BAĞ-KUR’DAN GERİYE DOĞRU PRİM GÜNÜ SATIN ALINABİLİR Mİ?

Soru: Annem 1968 doğumlu. 1 Ocak 1988 – 14 Temmuz 1992 tarihlerinde BAĞ-KUR’dan 1633, 2012 yılında çalışmaya başladığı SSK’dan da 553 prim günü bulunuyor. 15 Ağustos 1987 ve 1 Ocak 1992 tarihinde doğan iki çocuğu bulunuyor. Doğum borçlanması yapmadı, yapsa da prim gün sayısı yetmiyor. Şu anda çalışabilecek durumda da değil. Acaba BAĞ-KUR’dan geriye doğru prim günü satın alınabilir mi? Annem nasıl emekli olabilir? (Burak D.)

Yanıt: Burak Bey, anneniz BAĞ-KUR’dan 5400 prim günüyle 56 yaşında, SSK’dan ise 3600 prim günüyle 58 yaşında emekli olabilir. Şu an 2186 prim günü bulunuyor. Birinci çocuk için 135 gün, ikinci çocuk için ise 525 gün prim borçlanması yapabilir. Böylece 2711 prim gününe ulaşabilir. BAĞ-KUR’dan veya başka bir statüden geçmişe doğru prim gününün satın alınması söz konusu değil.

Emeklilik için annenizin önünde iki seçenek bulunuyor. Ya 29 ay 4/a’lı olarak bir işte çalışarak SSK’dan, ya da 7.5 yıl isteğe bağlı sigorta primi ödeyerek BAĞ-KUR’dan emekli olabilir. SSK’dan emekli olmak isterse, doğum borçlanmalarını 4/a’lı olarak çalışmaya başladıktan sonra yapması gerekir.

SİGORTALILIK SÜRESİ NASIL HESAPLANIR?

Soru: 23.01.1979 doğumluyum. İşe giriş tarihim 4 Ekim 1997, prim ödeme gün sayım 6311. Halen çalışmaya devam ediyorum. Bunun ne gibi sonuçları olur? O günleri görürsek eğer, maaşımda düşüş olacağı söyleniyor. Sigorta başlangıcım 1997 olmasına rağmen arada SSK’sız çalıştığım dönemler var. Bunun 25 yıl kuralına olumsuz bir etkisi var mıdır?  (Halil P.)

Yanıt: Halil Bey, SSK’dan normal emeklilikte 25 yıl sigortalılık, 5900 prim günü ve 57 yaşa tabisiniz. Sosyal güvenlik mevzuatında yapılan değişiklikler dolayısıyla aynı prim günü ve ücret ile çalışanlar için bağlanan emekli aylığı 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası olmak üzere her dönemde giderek azalıyor. Bu durum, 2000 öncesi işe başlayanlar açısından emekli aylıklarında bir miktar kayba yol açıyor. İşe giriş tarihiniz itibarıyla sizin 2000 öncesi çalışma süreniz az görünüyor. Çalışmaya devam etmeniz, size ekstra bir kayıp yaratmaz. Yüksek ücretle çalışır ve prim günlerinizi çoğaltabilirseniz emekli aylığınız her yıl artar.

Sigortalılık süresi, sigortalı olarak çalışmaya başlama tarihi ile emeklilik tahsis talebinde bulunulan tarih arasındaki toplam süredir. SSK’lılarda 25 yıl sigortalılık süresi, işe giriş tarihinden başlar. Fiilen çalışılmayan dönemler de sigortalılık süresinde kabul edilir. 1997 yılında işe girdiğinize göre, 25 yıllık sigortalılık süreniz 4 Ekim 2022 tarihinde dolacak.

GELİR TESTİ NE ZAMAN YENİLENEBİLİR?

Soru: Genel sağlık sigortası (GSS) bakımından, gelir durumu değişirse aynı yıl içinde tekrar gelir testine girmek mümkün mü? (Mevlüt Ş.)

Yanıt: Mevlüt Bey, doğum, ölüm, evlenme, boşanma gibi nedenlerle hanedeki aile bireyi sayısının değişmesi durumunda gelir testi yenilenir. Vatandaşın, prim ödeme yükümlülüğünden kurtulacak şekilde gelir değişikliği olduğunu bildirmesi ya da bu değişikliğin, ilgili ilçedeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı tarafından tespit edilmesi durumunda da gelir testi yenilenir. Bu konuda yıl sınırlaması bulunmuyor.

ÖLÜM AYLIĞI KOŞULLARI NELERDİR?

Soru: Geçen yıl haziran ayında amcamı kaybettik. Ağustos 1991’de 4/a girişi yapılan amcamın 324 prim günü bulunuyor. Öldüğü tarihte sigortalı bir işte çalışmıyordu. Temmuz 1995’te 4/b sigorta girişi olmuş ancak 3-4 yıl esnaflık yaptığı halde BAĞ-KUR primlerini hiç ödememiş. 2009 yılında da 6 ay yurt dışı çalışması ve askerlik süreleri mevcut.

Amcam 2016 yılında, BAĞ-KUR’da prim ödemediği günleri ihya etmek için SGK’ya başvuruda bulunmuş, ancak çıkartılan borcu ödeyememiş. Amcamın eşine aylık bağlatabilmemiz için borçlanma yoluna gidebilir miyiz? Borçlanma yolu açık ise emekli aylığı bakımından 4/a’dan mı, 4/b’den mi müracaat etmek avantajlıdır? (Oğuz D.)

Yanıt: Oğuz Bey, ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için SSK’da (4/a) en az 5 yıldan beri sigortalı olup 900 gün; BAĞ-KUR (4/b) ve Emekli Sandığı’nda (4/c) ise 1800 gün prim ödemiş olmak gerekiyor. Emekli Sandığı ve BAĞ-KUR sigortalılarının hak sahipleri, eksik prim günlerini tamamlamak için askerlik borçlanması yapabilirler, ancak SSK’lıların hak sahipleri borçlanma yapamaz. Dolayısıyla, eksik günleri SSK’dan tamamlama imkânı bulunmuyor. Ama BAĞ-KUR’dan eksik günleri tamamlaması mümkün görünüyor.

Gönderdiğiniz belgelere göre, amcanızın ihya edilebilir BAĞ-KUR süreleri toplamı 1980 gün. Bu sürenin tamamını borçlanmaya lüzum yok. SSK’daki 324 güne ilaveten BAĞ-KUR’dan bin 476 gün borçlanma yapıldığı takdirde, 1800 gün tamamlanır ve eşine ölüm aylığı bağlanır. BAĞ-KUR sürelerinin ihya edilebilmesi için en düşük prim tutarı üzerinden 46 bin 334 TL ödeme yapması gerekir.

SİGORTA GİRİŞİNİ ÖNE ÇEKMEK İÇİN NE KADAR BORÇLANMAK GEREKİR?

Soru: 10.09.1970 doğumluyum. Sigorta giriş tarihim 02.05.1996. Sigorta başlangıcından önce 8 ay askerlik yaptım. Emeklilik tarihini öne çekebilmek için kaç ay askerlik borçlanması yapmalıyım? (Abdurrahman B.)

Yanıt:  Sigortalı çalışmaya başlamadan önce askerlik görevini yapmış olanlar, borçlandıkları süre kadar sigorta girişini öne çekebiliyor. Sigorta giriş tarihiniz 2 Mayıs 1996 olduğuna göre, 160 gün borçlanmanız yeterli. Bu sayede sigorta başlangıç tarihiniz 23 Kasım 1995 tarihine çekilir ve 56 yerine 55 yaşında emekli olabilirsiniz.

TAŞERONDAN KADROYA GEÇENLER NE İSTİYOR?

20 Ocak 2020 Pazartesi günü kadroya geçen taşeronlarla ilgili yayınımız üzerine çok sayıda mesaj geldi. Özetleyerek yayınladığımız soru ve mesajlardan bazıları şöyle:

Özgür B. : Kadroya geçirildik fakat bazı ekonomik, özlük haklardan mahrum kaldık. Kamu toplu iş sözleşmesine dahil edilmedik. İki yıldan beri yüzde 4 oranında zamlar uygulanıyor. Sosyal yardımlar zaten çok komik. Günlük yemek ücreti 5 TL, çalıştım yerde simit 2 TL, çay 2 TL. Bayram harçlığı 75 TL. Sosyal yardımlar 2018’den beri aynı. Asgari ücret farklarımızı istiyoruz. Aynı yerde kadrolu çalışanlar arasında KHK’lı olmamızdan dolayı eski-yeni ayrımı yapılıyor. Aramızdaki ücret makası giderek açılıyor.

Enes S. : Sağlık Bakanlığı’nda taşerondan kadroya geçen “Aasgari ücretin yüzde ... fazlası”' şeklinde bireysel iş sözleşmesi imzalamış işçiyim. Benim durumumda olan kişi sayısı çok fazla. Taşerondan kadroya geçen işçilerin açtığı davaları kaybeden Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığı’na yazı göndererek, mahkeme masraflarıyla daha büyük faturayla karşı karşıya kalınacağını, konuya çözüm bulunmasını istedi. Ancak, bakanlıklardan bir cevap gelmedi. Yüz binlerce işçi maalesef hala 2018 asgari ücretinin üzerinden hesaplanan yüzdeliklere göre ücret alıyor.

Saniye A. : 696 sayılı KHK ile 4/D sürekli işçi kadrosuna alındık ama 4/D’li işçilerin hepsi aynı haklara sahip değil. 696 sayılı KHK ile gelenler ayrı, İŞKUR'dan alınanlar ayrı, daha önce başlamış olan sürekli işçiler ayrı haklara sahip bulunuyor. Lisans mezunu olduğum için taşeronda iken asgari ücretin yüzde 32 fazlası ücret alıyordum. Ücretim kadroya geçilirken net 2 bin 200 lira olarak hesaplandı. Sonrasında 6 ayda bir yüzde 4 artış yapıldı. Böylece bizi 2018 Nisan ayından 2020 Ocak ayına geldiğimizde hemen hemen asgari ücret düzeyine indirmiş oldular. En son BES kesintisi sonrası 2300 lira ücret aldım. 2018 yılından beri yemek ve yol parası hiç değişmedi.

Mahmut G. : 696 sayılı kararname ile kadroya geçtiği söylenen yerel yönetimlerde çalışan işçilerin iş akitleri neden bir kişinin iki dudağının arasından çıkan söz ile sonlandırılıyor?

TAŞERON İŞÇİLERE TAYİN HAKKI VERİLECEK Mİ?

Soru: Eşim Milli Parklar’da çalışıyor. Taşerondan kadroya geçti. Birçok kez tayin için başvurduk. KHK ile atandıkları için tayin edilmesinin mümkün olmadığı söylendi. 2020’deki toplu iş sözleşmesinde tayin haklarının verileceği yönünde bir söylenti duyduk, doğru mudur? Toplu iş sözleşmesi ne zaman yapılacak? (Hikmet Y.)

Yanıt: Hikmet Bey, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) uyarınca, taşeron işçiler çakılı kadro ile kamu kurumlarına alındılar. Herhangi bir değişiklik yapılmadığı takdirde, emekli oluncaya kadar mevcut kurumlarında çalışabilecekler. Eğitim, eş durumu gibi nedenlerle tayin isteyemeyecekler.

Taşerondan gelen işçilerin toplu iş sözleşmesi belediyelerde 30 Haziran 2020 tarihinde, diğer kurumlarda da 31 Ekim 2020 tarihinde sona erecek. Taşerondan gelen işçilerden ve sendikalardan bu yönde talep olmakla beraber, toplu iş sözleşmesi ile tayin hakkı verileceğine ilişkin bir bilgi şu an için bulunmuyor. Toplu iş sözleşmesinde bu yönde bir hüküm konulması yeterli olmaz. Yasa ya da kararnameyle düzenleme yapılması gerekir.