Habertürk TV'de Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programının bu akşamki konuğu Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu oldu.  

Partilerin beyannamelerinin, liderlerin vaatlerinin şekillendiği 24 Haziran yarışında gözler ittifakların, partilerin ve liderlerin son hamlelerine çevrilmiş durumda. Fatih Altaylı soruyor, Karamollaoğlu yanıtlıyor.

ALİ KOÇ YORUMU: DİP DALGA GELİYOR

Fenerbahçe seçimlerinin sonuçlarına ilişkin Karamollaoğlu, "Hayırlı olsun. Fenerbahçe büyük bir camia. Başırılı çıkabilir mi diye tereddütlerim vardı. Aziz Yıldırım Fenerbahçe'ye çok güzel hizmetler yapan birisi. Bu kararı veren Fenerbahçe camiasını da tebrik ediyorum. Ali Koç yeni nefes olacak. Dip dalga geliyor. Kimse dip dalganın geldiğini kestiremedi. Benim kanaatim aynı durum seçimlerde de aynu durum meydana gelecek. Fikirlerini ortaya koyanlar temkinli. Fikirlerini ortaya koyanlar endişe duyuyor, bana zara gelir mi diye." dedi.

"BİR METAL YORGUNLUĞU VAR"

Karamollaoğlu, "Metal yorgunluğu mühendislikte kullanılan bir tabirdir. Çubuk vardır, bükerseniz bırakınca orjinal haline gelir. Metal yorgunluğu olunca olduğu yerde kalır. Hakikaten bir metal yorgunluğu var. Bugünkü Türkiye'nin problemlerinin çözümü mümkün değil. " diye konuştu.

"TÜRKİYE BİR ÇIKMAZIN İÇERİSİNE GİRDİ"

Karamollaoğlu, Türkiye'nin ekonomisine ilişkin, "Ekonomi bir çıkmazda. Dış ticaret sürekli olarak açık veriyor. Ücretler bir türlü açlık sınırının üzerine çıkamıyor. Okullar yapılıyor, binalar, köprüler. Tamam ama bunlar üretime dönük değil. Bugüne kadar uygulanan yanlış politika nedeniyle 1.5 milyon hayvan ithal ettik. Tarım özellikle buğday ekimi yeteri kadar yapılamayınca mecburuz buğday ithal etmeye. Ben bu ekonomiye nasıl iyi diyebiliriz? Türkiye bir çıkmazın içerisine girdi. 16 yıldır iktidarda bulunan bir parti, yeni geliyormuş gibi tavrın içerisine girmesi 'ben bugüne kadar bunları çözemedim' anlamına gelir. Köprülerle, binalarla bir ülke kalkınmaz. Dışarıdan gelenler bizi varlıklı sanır ama bize borç verenler bizim ne şartlarda bu borcu aldığımızı bilirler. Neden bu politikaları değiştirmiyorlar?" ifadesini kullandı.

TÜRKİYE'NİN BORÇLARI

Karamollaoğlu, Türkiye'nin borçlarına ilişkin, "IMF' ye borcumuz kalmadı. Ama borcumuz sadece IMF'ye değil ki. İç borca bakıyorsunuz, almış başına gidiyor. 1 trilyonu geçti. Bunun karşılığında 71.7 milyar lira faiz yazdılar. Hem borç miktarı artacak, borcu ödemek için yeniden borç almak zorundalar. Vatandaşa ekonomiyi anlatırken sadece iyi olanları anlatıyor, diğerlerini anlatmıyor. Türkiye bulunduğu konum itibariyle dış borca mahkum hale gelirse başkaları bazı şeyleri yaptırmaya çalışır. Biz adım adım Kıbrıs'tan vazgeçiyoruz. Biz askerimizi çekiyoruz, bu kabul edilir bir şey değil ki. IMF öyle bir kuruluş ki; siz borca mahkum olursunuz size borç verir. Yeşil ışık yakarsa başka bankalar da size kredi verebilir, size ekonomik ve maliye politikalarınızı da dikte edebilir. Mesele sadece IMF'nin borcundan kurtulmak değil. Biz onun çizdiği yoldan yürüyoruz. Onun için memura yeteri zam yapamıyoruz. " dedi.

"Türkiye 3 buçuk milyon işsizlik ile karşı karşıya" diyen Karamollaoğlu, "1 buçuk milyona yakın insan 400-500 lira ile geçinmeye çalışıyor. Dış ticaret açığımız sürekli büyüyor. 15 yıldır bir kere bile artı vermeyen bir dış ticaretimiz var. Bir yıl bile denk bütçe yapamamışız. Biz onlardan (ABD) aldığımız havaya basılan dolar ile borcumuzu ödemek zorundayız. Onlar borcunu ödemiyor. Silah satıyor, Amerika yeri gelince borcunu böyle ödüyor " ifadesini kullandı.

"MADIMAK'IN ARKASINDA NE VARSA ÇIKARMAYA HAZIRIM"

Karamollaoğlu, Sivas hadiselerine ilişkin, "Bir şey çıktı bundan dolayı memnumum. Benim ses bandım çıktı. Gençlerin dağılması için yaptığım konuşma. Bu benim kışkırtma içerisinde olmadığımı açıkça ortaya koyuyor. Katliam dediğiniz bir insan, bir insanı kasten öldürür bu katillik olur. Bunu kimse hafife almaz. Ölenlerin aileleri ile ilgili bunları hafife alıyoruz bu kesinlikle mümkün değil. Hakikaten bu çok acı bir hadise, korkunç bir hadise. Hiçbir belediye başkanı kendi döneminde suçu olsun olmasın böyle bir hadisenin meydana gelmesini arzu etmez. Tutuklandım, hapse girdim. Sivas hadiselerinin beni üzdüğü kadar hiçbir hadise beni üzmemiştir. O hadise korkunç bir hadise. Bunun korkunç olduğunu söylememek mümkün değil. Bunu yapanlar arasında kasıtlı olanlar yok mudur mutlaka vardır. Bugüne kadar çok talebimiz oldu. Bunlar araştırılmalı. Altında yatan bir plan var mı bunlar çıkarılmalı. Bana görev verilirse, ahdediyorum ki; Madımak'ın arkasında ne varsa çıkarmaya hazırım'' diye konuştu.

"2. DÜNYA SAVAŞINDA ATATÜRK OLSAYDI TÜRKİYE BAŞKA BİR TÜRKİYE OLURDU"

Fatih Altaylı'nın, Fatih Portakal'ın programında Atatürk ile ilgili bir soruda kendisinin konuyu geçiştirdiği iddiasına ilişkin,  Karamollaoğlu, "Bunları rahatlıkla söylemeliyiz. Osmanlı'da sistem bütünüyle değişiyor. Bu birden bire olmuyor. Aradan 100  yıl geçince o güne döndüğümüzde 'şu şöyle değil böyle olsaydı' demek Atatürk'e karşı gelmek değildir. Bu farklı noktaya çekilirse bu doğru olmaz. Eğer Atatürk 2. Dünya harbini yaşamış olsaydı bugün Türkiye başka bir Türkiye olurdu. Bunları ben yanlış yorumlar diye görüyorum." dedi.

"HERKES KENDİ TERCİH ETTİĞİ PARTİYE OY VERECEK"

Altaylı'nın, muhafazakar kesim 'Biz neden CHP'ye oy verelim, Karamollaoğlu yanlış tercih yaptı diye' diyorlar ne düşünüyorsunuz şeklindeki sorusuna ilişkin Karamollaoğlu, "Herkes kendi tercih ettiği partiye oy verecek. Biz Türkiye'de farklı düşüncede olan partilerin yeri geldiğinde bir araya gelmeleri gerektiğine inanıyoruz. Bir tanesi CHP 1950'den beri tek başına iktidar olamadı. 'Bize oy verecek arkadaşlar sabit kalsın en büyük parti biz oluruz, CHP'ye gidecek oy bize gelir' neden bunu düşünmüyorlar? Siyasette bir dalga geliyor, bunun bize doğru geleceğine inanıyorum. Nereye gitsem tahmin edemeyeceğim kadar ilgi var. Çok farklı kanaatlere sahip insanlar. İlk defa söylemlerimize dikkat ediyorlar, dinlememişler hiç. İnsanlar arayış içerisinde, problemlerine çözüm arıyorlar" diye konuştu.

"KUVVETLER AYRILIĞI KONUSUNDA İTTİFAKIMIZ VAR"

"Biz programlarımızı değiştirmedik" diyen Karamollaoğlu, yaptıkları ittifaka ilişkin, " İlkeler konusunda ittifakımız var. Kuvvetler ayrılığı konusunda ittifakımız var. Siz benim dediğim dedik bir kişi konuşacak, geriye kalanlar evet efendim diyecek böyle adalet mümkün değil. Adalet ancak bir hakim en tepedeki insan bile hakkı savunabiliyorsa orada adalet vardır. Türkiye'de şuanda adalet tecelli etmiyor. Bu konuda bizim fikirlerimiz net. Kuvvetler ayrılığını sağlayalım ileride koalisyon ortamı doğar bu başbaşka bir konu" ifadesini kullandı.

"BEN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN HASMI DEĞİLİM"

Karamollaoğlu,"Tayyip bey politikalarına devam etmekte kararlı. Yanlışı görmüş olsaydı bunu son bütçe ile gündeme getirirdi. Tek adam var. Tayyip bey geçmişte arkdaşlığımız var. Ben hasmı değilim, benim mizacımda kıskançlık yoktur. Bana teklif edildi, bazılarını kabul ettim, bazılarını reddettim. Bir yanlış olursa bunu söylemekten çekinmem. O prensipler değişmiş olsa neden biz bir araya gelmeyelim ki." dedi.

FATİH ERBAKAN'IN AK PARTİ'YE DESTEĞİ

Fatih Erbakan'ın AK Parti'ye desteğine ilişkin Karamollaoğlu,, " Ben hiçbir partiye oy kullanmayacak bunu anlıyordum. Yapıyorsa yanlış yapıyor. Babası bu partinin genel başkanlığını yaptı. Erbakan hocamız adaletin üstünlüğüne inanırdı. Dış poltikada şahsiyetli bir politika uygulardı. Birileri çıkar bizi bu şekilde itham ederse bu itham değil iftira olur. Fatih Bey kendi politikasını kendi belirleyecektir. İleride tarih bunu not edecektir, bunu unutmasın, zihninin bir köşesine yazsın" diye konuştu.

"BORCU BORÇ İLE ÖDÜYORUZ"

Temel Karamollaoğlu, "Borçta sıkıntıya girmeye başladılar. Türkiye ödemekte zorlanıyor. Borcu borçla ödüyoruz. Borcunu kendi kazancıyla ödemiyor ancak yeni borçlar ile ödüyor. Neden faizi yükseldi, neden dolar yükseldi? Borcu ödeyemiyoruz." dedi.

''BİR MAHKEME KARARI OLMADAN ADAY OLAN BİR İNSANIN TUTUKLU OLMASI DOĞRU DEĞİL''

Bir kesimin kendisini HDP'yi desteklemekle suçlandığına ilişkin bir soruya Karamollaoğlu, "HDP çok farklı bir yapıya sahip. Bir insan bir suç ile itham ediliyorsa o suç mahkeme kararıyla kesinleşmediyse bundan dolayı suçlanamaz. Benim söylediğim bu. Demirtaş, bir mahkeme kararı olmadan aday olan bir insanın tutuklu olması doğru değil diyorum. Hukuk başka bir şey. Herkesin saygılı olması gerekir.  Bu memlekette farklı fikirlere sahip olan kitlelerin birbirleri ile barışık olması gerektiğine inanıyoruz. Bu kabul etmek anlamına gelmez. Şunu da düşünmek lazım. Aslında doğruya bulmak aykırı fikirleri dinleyince rahat oluyor. Türkiye'deki arkadaşların bu noktaya özen göstermesi lazım. 81 milyon bu ülkenin vatandaşıyız. Bir insan suç işlemişse mahkemeler tarafından hapse koyulur bu insanlar" dedi.

"AK PARTİ BU OYUNA DÜŞTÜ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi konusunda 'Türkiye üzerinde oyun oynanıyor' şeklinde yaptığı açıklamalara ilişkin  Karamollaoğlu, "AK Parti bu oyuna düştü, ben düşmedim diyemez. AK Parti bu oyuna kendisi geldi. Satılan şeker fabrikaları bunun göstergesi. Hükümet neden buna kandı? Neden buğday ithal eder hale geldik? Türkiye'nin geldiği problem çok büyük. Devletlere karşı, bankalara karşı korkunç borçlar var. Yolsuzluk ile israf hiçbir dönemde olmadığı kadar yoğun. Bunun tamamıyla önünü kesmemiz gerek. Üretime katkı sağlayamayacak her şey israftır. Adalet sarayları yapıyor israftır. Doğruysa Çanakkale Köprüsü inşaa ediliyor israftır, saray bir israftır. Dışarıya borcumuz var ödeyemezken bu yatırımlara ne gerek var. Gübresinden vergi almayacağız, ilacından, mazotundan vergi almayacağız. Sanayiyi ayağa kaldıracağız. Uçağı yapacağız, yapmayın ya 16 yıldır bir şey yapmamışsınız. Helikopter yapmak şu demek motoru biz yaparsak, pervaneyi biz yaparsak, silah sistemini biz yaparsak... İHA ve SİHA'larda bile biz dışarıya muhtacız. Bilgisayarı biz üretmiyoruz ki, sadece programını biz yapıyoruz. Helikopter, uçak olduğu zaman kimse bize konu savunma sanayi olunca tezgah vermiyor. " ifadesini kullandı.

Kürtçe'ye ilişkin Karamollaoğlu, "Anadilde eğitimi kullanabileceğini, önlerinin açılmasını istiyoruz. Yerel yönetimler aslında özerktir. Belediyeler özerktir, kendi yapıları vardır. Konu çok farklı yerlere taşınıyor. AK Parti hükümeti zamanında bir takım adımlar atıldı. Bunların abartıldığını, biraz daha sakinleşmesi gerektiğine inanıyorum. Altay Beyin de kendi fikirlerini biraz heyecan ile dile getirmesi yanlış anlaşılmış olabilir." diye konuştu.

İnce'nin, siyasete karıştığı gerekçesi ile bir ordu mensubunun görevden alınması gerektiği şeklinde yaptığı açıklamaya ilişkin Karamollaoğlu, "Ordu mensuplarının siyasetin içerİsine girmesini istemem. Herkese karşı mesafeli olunmalı. Bu tarzdaki söylemi ben yapmam. Doğru bulmam" dedi.

E-MİTİNG

Karamollaoğlu e-mitinglere ilişkin, "Seçim kampanyasında e-mitingler ilgi görüyor. İleri teknoloji, uzay teknolojisi bambaşka bir iş.  Ayağımızı sağlam bir yere basacağız. Teknolojiye, uzay teknolojisine, bilgisayarlara önem vermeliyiz. Bizim neden bir haberleşme telefonumuz olmasın. Sıfırdan biz bunların tamamını üretmeliyiz. Mercek üretimiyle ilgili neyimiz var, hiçbir şeyimiz yok doğru düzgün. İlaç üretiminde neyimiz var?" şeklinde konuştu.

İNCE'NİN ERDOĞAN'A YÖNELİK FETÖ İDDİALARI

Karamollaoğlu,  İnce'nin Erdoğan'a yönelik FETÖ iddialarına yönelik, "Biz FETÖ ile AK Parti'den daha çok mücadele ettik. İbadet ile ihanet içerisinde olanları aynı kefeye koyarsanız yanlış olur diyoruz. Ne istediler de vermedik dedi, demek ki bir alışveriş var. Al gülüm ver gülüm. Bunlar hainlik için mi bunu yaptılar? Biz böyle bir duruma hiç gitmedik. İhanet ile sonuna kadar mücadele ederiz. Bizi biraz ayırmaları lazım. Ben şöyle diyeyim 2002 yılları biraz karışık yıllar. Avrupa ile Amerika ile çok ittifaklar arandı. Gidildi, görüşüldü. Neler görüşüldü bilmiyorum. Bu izin değil destek anlamında olabilir. Beraber çalıştılar 10 yıla yakın iç içeydiler." dedi.

BEDELLİ ASKERLİK

Bedelli askerliğe ilişkin Karamollaoğlu, "Herkes en az 1-2 ay eğitime tabi tutulmalı." ifadesini kullandı. Karamollaoğlu, AB'ye ise sıcak bakmadığını ifade etti.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri