Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Türk tıbbi ilaç sektörü, dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde genel ilaç ihtiyacının azalması nedeniyle küçülse de istihdamını ve yatırım ajandasını korudu.

Ülkenin ilaç ihtiyacının yüzde 88'ini yerli üretimle karşılayan sektör, istihdamını 40 binin üzerine çıkarmayı hedefliyor.

İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) Genel Sekreteri Savaş Malkoç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sektörün fedakarlık ve özveriyle çalışmaya devam ettiğini söyledi.

Salgın sürecinde dinamik değişkenlere hızlı biçimde adapte olabilecek teknoloji, altyapı, birikim ve kapasiteye sahip olduklarını net bir biçimde gösterdiklerini ifade eden Malkoç, "Kovid-19 pandemisinin dünyaya yayılmaya başlamasıyla birlikte ham madde temininden lojistik engellere birçok sorunla karşılaştık. Ancak her aşamada üretime ve hizmete ara verme seçeneğimiz olmadığının bilinciyle hareket ettik. Çalışanlarımızın sağlığını güvence altına almak suretiyle üretimi kesintisiz devam ettirdik. Sürecin en kritik dönemlerinde dahi ilaç arzında sorun yaşanmaması için büyük bir gayretle çalıştık." diye konuştu.

İlaç firmalarının, hem Kovid-19 tedavi algoritmasında yer alan hem de diğer tedaviler için ihtiyaç duyulan ilaçların üretimini kesintisiz sürdürdüğünü aktaran Malkoç, Kovid-19 tedavisi için aşı ve ilaç geliştirme, üretme çalışmalarına da yoğun şekilde başlandığını bildirdi. Malkoç, "Bugün endüstrimizin, ülkemizin ilaç ihtiyacının yüzde 88'ini yurt içi üretimle karşılıyor olması son derece gurur verici." dedi.

- "20 bine yakın satış pazarlama kadrosunun istihdamı devam etti"

Savaş Malkoç, sektörün avro cinsinden ithalatını sürdürürken, bir yandan da ham madde tedarikindeki sıkıntılar nedeniyle zorluklarla karşılaştığını ifade ederek, "Endüstrimizin, çalışanlarının sağlığını korumak ve üretimi kesintisiz sürdürebilmek için aldığı sıkı tedbirler birim başı üretim maliyetlerinde de ciddi artışlara sebep oldu. İlaveten pek çok sektörde olduğu gibi endüstrimizin satışlarında gerileme yaşandı. Tüm girdilerini sürekli yükselen güncel avro değeri üzerinden ithal etmeye devam eden firmalarımız için ilaç fiyatlarının 3,81 TL olan sabit ilaç avro kuru üzerinden belirlenmesi de sektör için önemli bir mali yük oldu." şeklinde konuştu.

Bu sorunların yanında firmaların, sahadaki tüm elemanlarının hekim ve eczane ziyaretlerini uzun bir süre durdurmak zorunda kaldığını belirten Malkoç, "20 bine yakın satış pazarlama kadrosunun ücretlerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan istihdamlarının devam ettirildiği zorlu bir süreç yaşadık. Halen bu alanda etkin çalışma koşullarına kavuşmuş değiliz." dedi.

- "Ar-Ge merkezi sayımız 33'e ulaşmış durumda"

İEİS Genel Sekreteri Malkoç, Türkiye'de yüzyılı aşkın geçmişi, üretim deneyimi, nitelikli insan gücü, yüksek katma değer ve ileri teknolojiye dayanan yapısıyla çok güçlü bir ilaç endüstrisinin bulunduğunu vurgulayarak, bugün endüstride faaliyet gösteren yaklaşık 500 kuruluş, uluslararası standartlarda üretim yapan 96 ilaç, 11 ham madde üretim tesisi ve 33 Ar-Ge merkeziyle Türkiye'nin artan ve yaşlanan nüfusuna 12 binden fazla ürün sunduklarını bildirdi.

Endüstrinin küresel çapta etkiye sahip bir oyuncu olabilmesi için Ar-Ge kapasitesinin artması ve özellikle biyoteknoloji alanında söz sahibi olmasının önemine dikkati çeken Malkoç, şöyle devam etti:

"Sürekli yeni teknolojilere, Ar-Ge'ye, endüstrinin bugününü ve geleceğini şekillendiren biyoteknolojiye yüksek tutarlarda yatırım yapıyoruz. Bu yoğun çalışmalar sonucu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından akredite edilmiş Ar-Ge merkezi sayımız 2010 yılında 4 iken, bugün 33'e ulaşmış durumda ve bu merkezlerde yaklaşık 1.450 kişi istihdam ediliyor. İlaç Ar-Ge harcaması ise 2010 yılındaki 92,1 milyon TL düzeyinden yüzde 360 artışla 2019 yılında 423,8 milyon TL olarak gerçekleşti.

Endüstrimizin öncelik verdiği bir diğer önemli alan da tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi ve pazar payı her geçen gün hızla artan biyoteknolojik ilaç alanı olmuştur. Bu konuda firmalarımızın son dönemde aldıkları yatırım teşvik belgesi tutarı 1,1 milyar dolara ulaşmış durumda. Üstelik üye firmalarımızın bu alandaki yatırımları yurt dışında da devam ediyor, dünyanın önde gelen biyoteknoloji firmaları ile stratejik ortaklıklar kuruyorlar."

Sektörün 2020 yılında ise yaşanan Kovid-19 salgınında işten çıkarma yapmadan istihdamını koruduğunu belirten Malkoç, yaşanan olağanüstü şartların ortadan kalkması ve sektörün yatırımlarının hayata geçmesiyle istihdamın 40 binin üzerine çıkacağını tahmin ettiklerini bildirdi.

- "İlaç ihracat artışımız, Türkiye ortalamasının üzerinde"

Savaş Malkoç, 2020 yılında Kovid-19 pandemisi kapsamında alınan tedbirler doğrultusunda vatandaşların acil olmayan tedavilerine ara vererek hekimlere ve eczanelere gitmeyi asgari düzeye indirdiğini, sürecin doğal sonucu olarak, ilaç satışlarının pek çok tedavi grubunda yüzde 40'ı aşan oranda gerilediğini anlattı.

Malkoç, "Türkiye ilaç pazarının 2020 yılı sonunda yaklaşık yüzde 7 küçülme ile 2,2 milyar kutu olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Değer ölçeğinde ise pazarın yaklaşık 48 milyar TL'ye ulaşacağını öngörüyoruz. Değerdeki büyüme oranının, yüzde 25,1'lik yurt içi üretici fiyat endeksi ve avro-dolar sepetindeki artışın gerisinde kaldığının altını çizmek isteriz." dedi.

Türkiye'nin, ilaç ihracatında son 3 yıldır parlak bir dönem yaşadığını ifade eden Malkoç, şunları kaydetti:

"İlaç ihracat artışımız, Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşiyor. 2019 yılında ihracatımız, bir önceki yıla göre yüzde 10 artarak 1,4 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe ulaştı. 2020 sonunda ise yüzde 30'un üzerinde bir artışla 1,8 milyar dolar seviyesine ulaşacağını tahmin ediyoruz. Bu artış sayesinde ilaç endüstrisinde ihracatın ithalatı karşılama oranı da tarihi yüksek seviyelere yükselmiştir.

İlaç firmalarımız, küresel bir güç olma hedefiyle ülke ihracatına katkıyı artırmak için hevesle, var güçleriyle çalışıyorlar. Endüstrimiz aralarında Avrupa Birliği, Bağımsız Devletler Topluluğu, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkeleri başta olmak üzere 160'tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor."