Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem 3. Sayfa Trafik cezasıyla çözülen yasak aşk cinayeti! | Son dakika haberleri

        Yıl 2008... Takvimler 15 Mart’ı gösteriyordu. İstanbul’da baharın ilk sıcak günleri yaşanıyordu. Vatan Emniyet’teki birimler yoğun operasyon temposu içindeydi. Asayiş olaylarında ise alışılmadık bir sessizlik hakimdi. Saatler 13.30’u gösterdiğinde İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’nün telsiz kanalı bir anda hareketlendi. Merkezden gelen anons, Kumkapı sahilinde denize vurmuş bir erkek cesedinin bulunduğunu bildiriyordu. Bu ihbar, kısa süre sonra İstanbul Cinayet Büro dedektiflerini filmleri aratmayan bir soruşturmanın içine çekecekti.

        KOMANDO BIÇAĞI SAPLANMIŞ CESET

        Olay yerine ilk olarak Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri gitti. Ancak sahile vuran bu ceset, kısa sürede İstanbul’un en önemli birimlerinden biri olan Cinayet Büro Amirliği’nin devreye girmesine neden oldu. Cinayet ekiplerinin deneyimli dedektiflerinden şef İsmail ve ekibi hızla olay yerine intikal etti. Dedektifler, karaya vurmuş ve çürümeye başlamış kimliği belirsiz bir erkek cesediyle karşılaştı. Cesedin kalbine bir komando bıçağı saplanmıştı. Kimliği henüz belirlenemeyen cansız beden Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, dedektifler henüz farkında değildi... Bu dosya onları, perde arkasında inanılmaz bir hikâye barındıran ve filmleri aratmayan bir cinayet soruşturmasının içine sürükleyecekti.

        REKLAM

        BİR AYAĞI 5 CM KISA

        O gün başka bir dosyayla ilgilenen cinayet uzmanı, emekli polis memuru Mustafa Bayram, gelen ihbar üzerine arkadaşlarının olay yerine gittiğini belirterek şöyle anlattı: “Eğer yüzü tanınmayacak halde ya da kimliği belirsiz bir ceset bulunmuşsa, ilk olarak cesedin üzerindeki kıyafetlere, eşyalara ve vücuttaki ayırt edici izlere bakılır. Tüm detaylar tek tek not edilir. Ardından otopside elde edilen bulgular büyük önem taşır. Bu olayda da cesedin yaklaşık 2 ila 3 aylık olduğu tespit edildi. Yapılan otopsi sonucunda dikkat çekici bir detay ortaya çıktı. Cesedin bir ayağının diğerine göre yaklaşık 5 santimetre daha kısa olduğu belirlendi. Bu oldukça önemli bir ayrıntıydı. Arkadaşlarımız da bu bilgiye uyan bir kayıp başvurusu olup olmadığını araştırmaya başladı.”

        Cinayet uzmanı emekli polis memuru Mustafa Bayram
        Cinayet uzmanı emekli polis memuru Mustafa Bayram

        KAYIPLAR TEK TEK İNCELENDİ

        Otopside ayrıca maktulün vücudunun dört ayrı yerinden bıçaklandığı belirlendi. Kalbine saplanan bıçağın ise kaburgaya takıldığı tespit edildi. Cinayet dedektifleri elde edilen bu bilgiler doğrultusunda hemen aynı müdürlük bünyesindeki Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ile irtibata geçti. Amaç, bu özelliklere uyan bir kayıp başvurusu olup olmadığını tespit etmekti. Sağ ayağının diğerine göre 5 santimetre kısa olması, kimlik tespitinde önemli bir ipucu olabilirdi. Bu nedenle İstanbul genelinde yapılan tüm kayıp başvuruları tek tek incelendi. Kayıp kişilere ait fotoğraflar ve bilgiler cesedin özellikleriyle karşılaştırıldı. Ancak yapılan tüm araştırmalara rağmen bu özelliklere uyan herhangi bir kayıp başvurusuna rastlanmadı. Cinayet dedektifleri için dosya daha da gizemli bir hal almaya başlamıştı.

        Cinayet uzmanı emekli polis memuru Mustafa Bayram ve Habertürk Muhabiri Mustafa Şekeroğlu
        Cinayet uzmanı emekli polis memuru Mustafa Bayram ve Habertürk Muhabiri Mustafa Şekeroğlu
        REKLAM

        TÜRKİYE GENELİNE BAKILMAYA BAŞLANDI

        Cinayet uzmanı, emekli polis memuru Mustafa Bayram, bulunan erkek cesedin bir cinayete kurban gittiğinin kesinleştiğini belirterek soruşturmanın en kritik aşamasını şöyle anlattı: “Bir cinayet soruşturmasında ilk yapılması gereken şey, maktulün kimliğini tespit etmektir. Kimliği bilmeden olayın arka planına ulaşmak biraz zordur. İstanbul’da eşkale uyan bir kayıp başvurusu bulunamayınca arkadaşlarımız bu kez araştırmayı Türkiye geneline genişletti. Çünkü öldürülen kişinin İstanbul dışında yaşayan biri olma ihtimali de vardı. Yapılan incelemelerde İstanbul dışındaki illerden birinde, cesedin özellikleriyle örtüşen bir kayıp başvurusuna rastlandı.” Bu gelişme, soruşturmanın yönünü tamamen değiştirdi.

        KİMLİĞİ TESPİT EDİLDİ

        Adıyaman’da Suat Bey hakkında yapılan kayıp başvurusu mercek altına alındı. Cinayet dedektifleri, Suat Bey’in ailesine ulaştı. Özellikle annesiyle yapılan görüşmede, cesette tespit edilen ayırt edici özelliklerin Suat Bey’in vücudundaki özelliklerle örtüştüğü anlaşıldı. Şüphelerin kesinleşmesi için DNA testi yapıldı.Yapılan karşılaştırma sonucunda Kumkapı sahiline vuran kimliği belirsiz cesedin Adıyamanlı Suat Bey’e ait olduğu kesinleşti. Bu gelişme soruşturma açısından çok önemli bir dönüm noktasıydı. Artık dedektiflerin önünde yeni bir soru vardı: Suat Bey İstanbul’a neden gelmişti? Ve onu kim, neden öldürmüştü? Bu soruların yanıtını, İstanbul Cinayet Büro Amirliği’nin deneyimli dedektifleri yürütecekleri titiz soruşturmayla ortaya çıkaracaktı.

        REKLAM

        İLGİNÇ BİLGİLER

        Maktulle ilgili bilgiler hızla toplanmaya başlandı. Suat Bey evli ve iki çocuk babasıydı. Eşi ise Adıyaman’da yaşıyordu. Bu tür cinayet soruşturmalarında ilk olarak maktulün en yakın çevresinin ifadelerine başvurulur. Dedektifler de aynı yöntemi izledi. Yapılan incelemelerde Suat Bey’in 1 Ocak 2008 tarihinde ortadan kaybolduğu tespit edildi. Eşinin ifadesine başvuruldu. Suat Bey’in eşi polise, kaybolduktan 10 gün sonra kayıp başvurusunda bulunduğunu söyledi. Ancak yapılan araştırmada böyle bir başvurunun bulunmadığı ortaya çıktı. Dahası, kadının eşine karşı boşanma davası açtığı da belirlendi. Bu çelişkili durum, deneyimli dedektiflerin dikkatini çekti.

        GİZLİ İLİŞKİ MERCEK ALTINA ALINDI

        Cinayet dedektifleri kadını yakın takibe aldı. Soruşturma derinleştirildi. Hem maktulün hem de eşinin özel hayatı mercek altına alındı. Yapılan teknik ve fiziki çalışmalar sonucunda maktulün herhangi bir gizli ilişkisine ya da husumetlisine rastlanmadı. Ancak kadının geçmişi incelendiğinde dikkat çekici bir detay ortaya çıktı. Kadının evli bir adamla gizli bir ilişki yaşadığına dair izlere ulaşıldı. Artık dedektiflerin radarında iki isim vardı:

        Genç kadın... Ve onun gizli sevgilisi.

        TRAFİK CEZASI SORUŞTURMAYI DEĞİŞTİRDİ

        Deneyimli dedektifler elde edilen bilgiler doğrultusunda cinayetin perde arkasını çözmeye bir adım daha yaklaştı. İlk değerlendirmelere göre Suat Bey, yasak bir ilişkinin kurbanı olmuştu. Şüpheliler ise karısı ve karısının gizli sevgilisiydi. Ancak bu ihtimali güçlendirmek için önemli bir detayın ortaya çıkarılması gerekiyordu: Gizli sevgili, cinayetin işlendiği dönemde İstanbul’a gelmiş miydi? Cinayet dedektifleri bu sorunun yanıtını bulmak için sıra dışı bir yönteme başvurdu. Suat Bey’in kaybolduğu günlerde İstanbul’da yazılan tüm trafik cezaları tek tek incelenmeye alındı. Yapılan araştırmada dikkat çekici bir kayıt bulundu. O günlerde Adıyaman plakalı bir araca hatalı park nedeniyle trafik cezası yazıldığı belirlendi. Bu sıradan gibi görünen trafik cezası. Akıllara durgunluk veren cinayetin çözülmesinde kilit rol oynayacaktı.

        REKLAM

        RUHSAT SAHİBİNİN İFADESİ

        Dedektifler, trafik cezası kesilen aracın ruhsat bilgilerini hemen incelemeye aldı. Araç Adıyaman’da yaşayan başka bir kişiye aitti. Ancak olası bir bağlantıyı gözden kaçırmamak için ruhsat sahibine ulaşıldı ve ifadesine başvuruldu. Ruhsat sahibinin verdiği ifade, korkunç cinayetin perde arkasını ortaya çıkarmaya başladı. Araç sahibi, otomobili bir süre önce Abuzer isimli kişiye sattığını ancak resmi devir işlemlerinin henüz yapılmadığını söyledi. Bu bilgi soruşturmanın yönünü bir anda değiştirdi. Çünkü Abuzer Suat Bey’in eşinin gizli sevgilisiydi.

        CİNAYET AYDINLANDI

        Cinayet dedektifleri elde edilen bu kritik bilginin ardından soruşturmayı daha da derinleştirdi. Yapılan çalışmalarda şüpheli Abuzer’in, Suat Bey’in kaybolduğu tarihlerde yanında çalışan iki kişiyle birlikte İstanbul’a geldiği tespit edildi. Artık tablo netleşmeye başlamıştı. Elde edilen teknik ve fiziki bulguların ardından operasyon için düğmeye basıldı. Düzenlenen operasyonda Suat Bey’in eşi, şüpheli Abuzer ve yanında işçi olarak çalışan iki kişi gözaltına alındı. İstanbul Cinayet Büro Amirliği’nde yapılan sorgularda ise kan donduran cinayetin detayları ortaya çıktı.

        KAÇIRIP ÖLDÜRMÜŞLER

        Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre şüpheliler, olay günü Suat Bey’i Küçükçekmece’de zorla arabaya bindirdi. Ardından sahil tarafına götürdü. Burada Suat Bey’e saldırdılar. Komando bıçağıyla defalarca bıçaklanan Suat Bey ağır şekilde yaralandı. Kalbine saplanan bıçak ise kaburgaya takıldığı için çıkarılamadı. Şüpheliler, Suat Bey’i öldürdükten sonra cesedi denize attı. Bir süre sonra Kumkapı sahiline vuran ceset. İstanbul Cinayet Büro dedektiflerini aylar sürecek bir soruşturmanın içine sürüklemişti.

        MAHKEMEDE “ÇOK PİŞMANIM” DEDİ

        Gözaltına alınan 4 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha sonra başlayan yargılamada sanıklardan Abuzer, mahkemede yaptığı savunmada Suat Bey’i öldürdüğü için pişman olduğunu söyledi. Sanık Abuzer ifadesinde, “Suat beni borcunu vermek için çağırdı. Aramızda borç meselesi nedeniyle tartışma çıktı. Tartışma sırasında beni bıçakla yaraladı. Bunun üzerine ben de Suat’ı bıçakladım. Sanıklar Sıtkı ile Yunus olay sırasında yanımda değildi. Sanık Fatma hanım da beni Suat’ı öldürmem için azmettirmedi” dedi. Diğer sanıklar ise olayla hiçbir ilgilerinin bulunmadığını ileri sürerek beraatlerini talep etti.

        İKİ SANIK MÜEBBET HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI

        Yargılama sonunda kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Fatma Hanım ile Abuzer’i “tasarlayarak kasten adam öldürme” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı.

        DİĞER SANIKLARA 16 YIL 8 AY HAPİS CEZASI

        Mahkeme heyeti, diğer iki sanığı ise “kasten adam öldürme suçuna iştirak” ettikleri gerekçesiyle 16 yıl 8’er ay hapis cezasına mahkûm etti. Böylece Kumkapı sahiline vuran kimliği belirsiz bir cesetle başlayan bu dosya, İstanbul Cinayet Büro Amirliği dedektiflerinin sabırlı ve titiz çalışmasıyla çözülmüş oldu. Bir ayağının diğerinden 5 santimetre kısa olması, Türkiye genelinde yapılan kayıp başvurularının incelenmesi ve sıradan gibi görünen bir trafik cezası kaydı... Tüm bu küçük ayrıntılar bir araya gelerek korkunç cinayetin perdesini aralamıştı.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Kartal'da araç durağa daldı: Kaza kamerada

        Kartal Sahili'nde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği aracın durağa daldığı kaza anına ait görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde, otomobilin kırmızı ışıkta geçerek hafriyat kamyonuna çarptığı ve savrularak otobüs durağına girdiği anlar bir araç içi kamerasına saniye saniye yansıdı.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ