ABD Başkanı Trump İran'a saldırı kararını nasıl verdi?
ABD Başkanı Trump, İran ile uzun süredir devam eden gerilimin ardından dün sabah İsrail ile birlikte İran'a operasyon başlattıklarını duyurdu. Trump'ın saldırı kararını almasında İsrail'in edindiği istihbarat bilgisinin etkili olduğu öne sürüldü. Buna göre, İsrail, Hamaney'in hareketlerini takip ediyordu ve üst düzey isimlerin bir araya geldiği sırada saldırı düzenlemenin Trump için "fırsat" yarattığı belirtildi
ABD Başkanı Donald Trump, dün sabah İsrail ile birlikte İran'a yönelik saldırı başlattı. Trump'ın saldırı kararı uzun süredir İran'a yönelik tehditleri ve tarafların Cenevre'de müzakere için bir araya gelmesinden iki gün sonra geldi.
Guardian'a konuşan kaynaklara göre İsrail, İran'ın dini lideri Ayetullah Hamaney'in hareketlerini takip ediyordu ve üst düzey isimlerin bir araya geldiği sırada saldırı düzenlemek için bir "fırsat penceresi" buldu.
Kaynaklara göre İran rejimini "yok etme" stratejisinin arkasındaki düşünce, İran Devrim Muhafızları'nın Hamaney'e derin bir sadakat duymasına karşın, onun ölümü halinde haleflerinden hiçbirine aynı ölçüde destek vermeyecekleri inancına dayanıyordu.
İsrail'in operasyona yönelik askeri hazırlıkları hakkında bilgilendirilen bir başka kişi, "O sabah birkaç toplantı vardı ve hepsini hedef aldılar" dedi.
Gazeteye konuşan ABD'li yetkili, Tahran'daki bir yerleşkeye düzenlenen İsrail saldırısında Hamaney ile birlikte beş ila on üst düzey İranlı liderin öldürüldüğüne inanıldığını doğruladı. Trump daha sonra Truth Social hesabında Hamaney'in öldürüldüğünü yazdı. Ölümü, İran devlet medyası tarafından da doğrulandı.
Trump, Cumartesi günü yayımladığı ve günler sürebilecek bir operasyonun başlangıcını duyurduğu video mesajında saldırıların gerekçesini açıklamadı. Ancak kaynaklara göre Hamaney'i hedef alma fırsatı, saldırı takvimini hızlandırdı.
Saldırılar, arabuluculuk çabalarında rol oynayan Umman Dışişleri Bakanı tarafından kınandı. Badr Albusaidi, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Hayal kırıklığına uğradım. Aktif ve ciddi müzakereler bir kez daha baltalandı. Bu durum ne Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarlarına ne de küresel barış davasına hizmet ediyor" dedi.
TARAFLAR PERŞEMBE GÜNÜ CENEVRE'DE GÖRÜŞMÜŞTÜ
Saldırılar, hızlı gelişmelerle geçen bir haftanın ardından geldi ve kısmen Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ile Jared Kushner'in, Cenevre'de Umman büyükelçisinin konutunda yapılan görüşmelerde İran'ın oyalama taktiği izlediği sonucuna varıp varmayacaklarına bağlıydı.
Perşembe günü tüm gün süren görüşmelerde Witkoff ve Kushner, İran’dan Fordow, İsfahan ve Natanz’daki üç ana nükleer zenginleştirme tesisini imha etmeyi kabul etmesini istedi. Bu tesisler, Trump’ın geçen yılki bombardıman kampanyasının hedefleri arasındaydı. Ayrıca İran’ın elindeki kalan zenginleştirilmiş uranyum stokunu ABD’ye teslim etmesi talep edildi.
ABD tarafı ayrıca, 2015’te Obama yönetimiyle müzakere edilen anlaşmada yer alan ve kısıtlamaları kademeli olarak sona erdiren "gün batımı" hükümleri olmaksızın, yapılacak herhangi bir anlaşmanın süresiz olması gerektiğini savundu. Trump, resmi adı Ortak Kapsamlı Eylem Planı olan bu anlaşmadan ilk başkanlık döneminde çekilmişti.
Ancak Witkoff ve Kushner günü hayal kırıklığıyla tamamladı. Daha sonra Trump, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper tarafından askeri seçenekler konusunda bilgilendirildi. Cooper’ın, saldırıların başarısı konusunda daha istekli olduğu belirtildi.
Üst düzey ABD’li yetkililer Cumartesi günü, Trump’ın saldırı kararı alırken birçok faktörü değerlendirdiğini söyledi. Bir yetkili, temel gerekçenin İran’ın konvansiyonel füze cephaneliği olduğunu ve bunun ABD için "katlanılamaz bir tehdit" oluşturduğunu, İran’ın ise bu konuyu ele almayı reddettiğini öne sürdü.
Yetkili, "Her seferinde ve tutarlı biçimde balistik füzeleri ele almayı reddettiler. Bu konuda bizimle konuşmuyorlar. Bölgesel ortaklarımızla konuşmuyorlar. Bu füzeler hakkında hiçbir şekilde konuşmuyorlar" dedi.
Bir başka yetkili ise ABD’nin, İran’ın nükleer zenginleştirme faaliyetlerinin barışçıl amaçlı olduğu yönündeki iddiasından şüphe duyduğunu söyledi. ABD’nin "süresiz" ücretsiz nükleer yakıt teklif ettiğini, ancak bunun İran tarafından reddedildiğini belirten yetkili, bunun müzakereciler için "büyük bir işaret" olduğunu ifade etti.
Yetkili ayrıca, ABD’nin Trump’ın geçen yıl düzenlediği “Operation Midnight Hammer” kapsamında yıkılan zenginleştirme tesislerinin İran tarafından yeniden inşa edildiğine dair istihbarat geliştirdiğini söyledi. ABD, İran’ın kısmen zenginleştirilmiş uranyum stokladığına ve nihayetinde bir anlaşma istemediğine inanıyordu.