♦️ Geleneksel kütüphanecilik anlayışından 'yaşam merkezi' konseptine geçiş sürecini nasıl tanımlıyorsunuz? Sizce kütüphaneler bugün toplum için ne ifade ediyor?
'Yaşayan Kütüphane' yaklaşımıyla son yıllarda geleneksel kütüphane anlayışının ötesine geçerek halk kütüphanelerimizi bilgiye erişim sağlayan mekânlar olmanın yanında, bireylerin sosyal, kültürel ve eğitsel ihtiyaçlarına yönelik olarak çok farklı konularda etkinlikler düzenleyen ve kullanıcıların belli alanlardaki becerilerini artırmaya yönelik eğitici ve bilgilendirici faaliyetler tertip eden yapılara dönüştürmüştük. Yeni hedefimiz olan 'Üreten kütüphaneler' yaklaşımıyla bu iddiamızı bir adım daha öteye taşıyor ve kütüphaneleri ülkemizin sosyal, kültürel, bilimsel ve hatta iktisadi kalkınmasına katkıda bulunacak birer 'Üretim' ve 'Fırsat' merkezine dönüştürmeyi hedef hâline getiriyoruz.
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu ♦️ Eskiden kütüphaneler sıkıcı ve katı kuralları olan yerler olarak algılanırdı. Bu imaj ne yapılarak nasıl bir değişime uğradı?
Kütüphanelerimizde artık milyonlarca kullanıcımıza bilgi okuryazarlığından, bilgi ve bilişim teknolojilerine; çevresel sürdürülebilirlikten, insani bilimlere; sanattan, hobilere; tasarımdan, dil becerilerine kadar çok geniş bir yelpazede eğitim ve kültür içeriği sunuyoruz. Geniş ve zengin koleksiyona sahip kütüphanelerimiz, sanatsal ve kültürel eğitim ve atölyelerin düzenlendiği yaşam merkezleri artık.
Rami Kütüphanesi Kitap Şifahanesi ♦️ Son yıllarda kütüphane kullanım oranlarında belirgin bir artış var. Sizce insanlar dijital bilgiye bu kadar kolay ulaşabilirken neden fiziksel kütüphanelere geri dönüyor?
İnternet ortamında güvenilir ve bilimsel olmayan çok büyük miktarlarda bilgi mevcut. Kaynağı ve doğruluğu belirsiz çok yüklü miktarda bilginin internet aracılığıyla paylaşılması, doğru bilgiye erişimi giderek güçleştiriyor. Doğru bilgiyi bulma, değerlendirme ve etkili bir şekilde kullanmak önemli bir olgu haline geldi. Bu süreçte bilgi okuryazarlığı çok önemli bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Kütüphanelerimizde kullanıcılara bu becerileri kazandırmak için çok sayıda etkinlik ve proje gerçekleştiriyoruz. Bu noktada internetteki kontrolsüz bilginin tek bilgi kaynağı olmadığını ve güvenilir bilgi sunan fiziksel ve dijital diğer bilgi kaynaklarının varlığını ve bilgi gereksinimlerini karşılamaktaki rolünü hatırlatmak önemli bir çaba. Kütüphanelerde bilgiyi arama davranışını öğreten ve doğru bilgiye yönlendiren uzman personelimiz bulunuyor. Bilimsel araştırma teknikleri konusunda donanımlı kütüphanecilerimiz, ortaokul düzeyindeki bir ödevden, doktora düzeyindeki akademik araştırmalara kadar geniş bir perspektifte kullanıcılara rehber oluyor. Kültürel hayatımıza önemli katkılar sağlayacak ve araştırmacılar için güvenli ve bilimsel bilgiye erişim imkânlarını olabildiğince geliştirecek Millî Dijital Kütüphane Projesi'ne ayrıca değinmek gerekiyor. Millî Dijital Kütüphane Projesi, dijitalleştirme çalışmalarına bir çerçeve ve vizyon kazandırarak bilgi kaynaklarının erişilebilirliğini artırmayı hedefliyor. Projeyle Millî Kütüphane'nin ve bilgi kaynaklarının dijital ikizini oluşturuyor, Türkiye’nin dört bir yanındaki halk kütüphanelerinden Millî Kütüphaneyi erişilebilir hâle getiriyoruz. Proje kapsamında kurulan Millî Dijital Kütüphane Erişim İstasyonları, il ve ilçe halk kütüphanelerinde hizmete sunuldu. Bu istasyonlar, Millî Kütüphaneye ya da şehrindeki halk kütüphanesine üyelik işlemlerini tamamlayan kullanıcıların, milyonlarca dijitalleştirilmiş kaynağa erişimini mümkün kılıyor. Kullanıcılar eğer üye değillerse üyelik işlemleri şehirlerindeki halk kütüphanelerinden ya da e-Devlet üzerinden kolayca tamamlanabiliyor. Üyeler, araştırmalarını hem Ankara'daki Millî Kütüphane’de hem de 68 il ve ilçede bulunan halk kütüphaneleri aracılığıyla gerçekleştirebiliyor. Millî Kütüphanenin hızlandırılan dijitalleştirme çalışmalarıyla dijital arşivi büyümeye devam ederken erişim sağlanabilecek halk kütüphanelerinin sayısı da artırılacak. Araştırmacılar ve kullanıcılar, sürekli genişleyen bu dijital kaynak havuzundan faydalanabilecekler. Öte yandan kütüphanelerimizin sunduğu güvenli kamusal ortam, güvenli sosyalleşme fırsatları, bilgi kaynakları dışında sunduğu çok çeşitli sosyal, kültürel, sanatsal ve bilimsel içerikler ve etkinlikler çocuklar ve gençlerimiz başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinden büyük ilgi görüyor. Ülkemizin dört bir yanında modern kütüphane hizmetleri ve teknoloji altyapısına sahip yeni kütüphaneler inşa ediyoruz. Böylece çok sınırlı alanlarda ve sınırlı imkânlarla hizmet veren kütüphanelerimizin sayısını hızla azaltmaya çalışırken bu eski kütüphanelerimizin yerine geniş ve ferah kullanım alanları bulunan, kütüphane hizmet içeriği zengin, teknolojik donanımı ileri, mimari olarak kütüphane hizmetlerine uygun şekilde işlevlendirilmiş ve güvenli birer sosyalleşme alanı olan yeni kütüphaneler inşa ediyoruz. Kütüphanelerimizin bu yeni halinin de çok tercih edildiğini ve kütüphanelerimizi bu şekilde yeniledikçe kullanıcı ve üye sayımızın geçmişle mukayese edilemeyecek oranda arttığını gözlemliyoruz.
Millî Kütüphane Konuşan Kütüphane Stüdyosu ♦️ Artık kütüphanelerde sadece kitaplar değil; podcast stüdyoları, 3D yazıcılar ve atölye alanları görüyoruz. Bu yeni fonksiyonlar kullanıcı profilini nasıl değiştirdi?
'Üreten kütüphaneler' yaklaşımımızla halk kütüphanelerimizi okuma kültürünü yaygınlaştırmanın yanı sıra bireylere deneyimleme yoluyla öğrenme ve bu şekilde farklı alanlarda üretime katılma imkânları sunan yapılara dönüştürmeye gayret gösteriyoruz. Kütüphaneler iletişim becerileri, üst düzey düşünme becerileri, kültürlerarası beceriler, bilgi okuryazarlığı, matematik ve fen okuryazarlığı, teknoloji okuryazarlığı, eleştirel düşünme ve problem çözme, dil becerileri, girişimcilik, yenilikçilik, verimlilik gibi becerilerinin gelişimine katkıda bulunuyor. Bu yetileri geliştirmeye yönelik uygulamalı ve pekiştirici etkinlik ve faaliyetler düzenleniyor. İhtisas kütüphaneleri aracılığıyla belirli alanlar için uzmanlaşmış bilgi kaynakları sunuluyor. Sanat, edebiyat ve el sanatlarına yönelik etkinlik ve atölyelerle bireyler, sanatsal ve kültürel üretime teşvik ediliyor. İnovasyon ve girişimcilik süreçlerini destekleyerek kütüphaneleri birer fikir ve proje geliştirme merkezi hâline getirmeye çaba harcıyoruz. Biz bu anlayışı geliştirdik zira son yıllarda inşa edilen yenilikçi kütüphanelerde farklı atölye ve stüdyolara yer verdik. Böylece bilim, kültür ve sanat üretimine destek olmayı hedefledik. Birçok kütüphanemizde kullanıcılarımızın bilgiyi deneyimleyerek öğrenmelerine imkân sağlayacak bilim atölyelerinden, geleneksel el sanatları atölyelerine, müzik ve resim atölyelerinden, robotik kodlama ve bilişim salonlarına, 3D üretim istasyonlarından, el becerisi etkinliklerine kadar geniş yelpazede hizmetler sunmaya başladık. Buralardan faydalanan kullanıcılarımız hem yeteneklerini geliştirme fırsatı yakalıyor hem de kütüphane mekânlarını tanıma fırsatı buluyor. Böylece ekran bağımlılığından kurtulmuş, sosyal, geleceğe güvenli ve kararlı bakan bilinçli bir nesil yetişmesine katkıda bulunmaya çalışıyoruz.
♦️ Yapay zekâ ve dijital arşivleme sistemleri kütüphane deneyimini nasıl dönüştürdü? Teknoloji, kütüphanelerin fiziksel cazibesini azaltıyor mu yoksa destekliyor mu?
Son yıllarda yoğunlaştırdığımız çabalarımız ile kütüphanelerimizde geniş çaplı bir dijital dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Bir yandan 'Yapay Zekâ Temelli Kütüphaneler' projesiyle sesli iletişim kurulabilen dijital kütüphane asistanları ile bilgiye erişim sınırlarını olabildiğince genişletiyoruz. Öte yandan Millî Dijital Kütüphane Projesi ile Millî Kütüphanedeki milyonlarca bilgi kaynağını hızla dijitalleştiriyor, il ve ilçe halk kütüphanelerimizdeki dijital erişim istasyonlarıyla sayısız kaynağı ülkemizin dört bir yanında erişilebilir hâle getiriyoruz. Araştırmacılar için sunduğumuz dijital bilgi kaynaklarını hızla büyütüyoruz. Çevrim içi akademik veri tabanı sayısını 35'e çıkardık. E-kitap ve sesli kitap formatlarında hızla kitap üretiyor, kütüphane kullanıcılarımız için bu kaynaklara ulaşabilecekleri mobil dijital platformlar oluşturuyoruz. Millî Kütüphane dijitalleştirme altyapısı ve makine parkuru geliştiriliyor, dijitalleşme çalışmaları hız kazanıyor. Millî Kütüphane koleksiyonunda bulunan eserlerle diğer kamu kurum ve kuruluşlarından gelen materyaller tam otomatik tarayıcılar aracılığıyla hızla dijitalleştiriliyor. Bu çalışmalar kapsamında kitaplarla birlikte dergi ve gazete gibi süreli yayınlar; harita, afiş, kartpostal gibi kitap dışı materyaller ve nadir eserler dijital ortama taşınıyor. Millî kütüphane dijital hizmetleri çeşitlenerek bilime ve sanata katkı sunmaya devam ediyor. 2025'te 2.132.697 dijital poz üretildi. 2026 hedefi en az ise 4 milyon yeni poz.
Millî Kütüphane yanında artık diğer şehirlerimizde yer alan halk kütüphanelerimizde de dijital kitap, süreli yayın, gazete, sözlük, akademik yayın veri tabanlarını hizmete açmaya başladık.
♦️ Kütüphanelerin bilgiye erişimde yarattığı fırsat eşitliğini, günümüzün dijital uçurumu içerisinde nasıl konumlandırıyorsunuz?
Dijital ortamdaki kaynaklara Genel Müdürlüğümüzün ayırdığı bütçe her geçen gün artıyor. Kullanıcıların tek başına erişmeye çalıştığında yüksek bedellere denk gelen veri tabanları ve platformlardan aldığımız abonelikler sayesinde kullanıcılar ve araştırmacılar milyonlarca bilgi kaynağına ücretsiz olarak erişebiliyor. Böylece sadece araştırmacılar için değil aynı zamanda her yaştan kullanıcılarımız için fırsat eşitliğini tesis etmeye çalışıyoruz. Kullanıcılarımız kütüphanelerde bulunan İnternet Erişim Merkezlerindeki internete bağlı bilgisayarları kullanabiliyorlar. İsterlerse kendi cihazlarından Bakanlığımızın ağ altyapısı aracılığıyla kablosuz internete bağlanabiliyorlar. Bu sayede halk kütüphanelerindeki kitapların ve süreli yayınların bulunduğu veri tabanlarına da erişebiliyorlar. Bununla birlikte gezici kütüphanelerimizde bulunan istasyonlar vasıtasıyla da kullanıcılarımız internete bağlanarak halk kütüphanelerindeki benzer hizmetlerden istifade edebiliyorlar. Genel Müdürlüğümüz sadece 2025'te 72 yeni kütüphanede Network altyapısıyla Access Point (Wifi cihazı) montajlarını yaparak hizmete hazır hâle getirdi. Ayrıca sadece 2025'te 2.266 adet bilgisayar, 228 adet barkod okuyucu, 37 adet barkod yazıcı, 45 adet dizüstü bilgisayar, 143 yazıcı halk kütüphanelerimize ulaştırıldı. Böylece bilişim altyapımızı ve donanım imkânlarımız her geçen gün büyüyor, Bakanlığımıza bağlı halk kütüphaneleri güçlü dijital erişim noktalarına dönüşüyor. Kütüphanelerimizde Türkiye’nin kamu eliyle kurulmuş en büyük ücretsiz internet altyapısıyla kullanıcılarımıza internet hizmeti sağlıyoruz. 3 bine yakın erişim noktasında, 10 gigabit hızında ve aynı anda en az 15 bin aktif kullanıcının istifade ettiği bir ağ kurduk.
Çocuklarımız böylece ücretsiz bilgisayar ve internet hizmetine erişiyor, bilgi kaynaklarına ulaşıyor, ödevlerini yapabiliyor, araştırmalarını gerçekleştirebiliyorlar. Özellikle evinde bu imkânlara sahip olmayan varandaşlarımız için faydalı bir hizmet sunuyoruz. Öte yandan daha önce sadece Milli Kütüphane’de sunduğumuz bazı çevrim içi uygulamalar, veri tabanları ve dijital gazete ve süreli yayın koleksiyonlarını halk kütüphanelerimiz de yaygınlaştırıyor, erişim imkânlarını artırıyoruz.
♦️ Farklı mekânlarda örneğin AVM'lerde açılan yeni nesil kütüphaneler, kamusal alan kullanım alışkanlıklarımızı nasıl etkiliyor?
Sadece AVM’lerde değil havalimanlarında, tren garlarında ve cezaevlerinde de halk kütüphanelerimiz hizmet veriyor. Burada amacımız kütüphane hizmetini yaygınlaştırmak ve farklı mekânlarda bulunan vatandaşlarımıza kütüphane hizmeti götürmek. Yani yaşamın aktığı her yerde kütüphaneleri var etmek. En son Osmaniye Devlet Hastanesi'nde yeni bir halk kütüphanesi türü ortaya çıkardık. Hastanelerde de halk kütüphaneleri açarak hastanede bulunan hasta yakınlarına, hastane personeline ve hastalara ulaşmayı hedefledik. Çok yakın bir zamanda da Kayseri Şehir Hastanesi Kütüphanesini hizmete açtık. Örneğin Ankara YHT istasyonunda kitap ödünç alan kullanıcımız, bu kitabı bulunduğu il ve ilçedeki herhangi bir halk kütüphanesine iade edebiliyor. Böylece kitaba erişim imkânları ve dolaşımını artırıyoruz. Keza cezaevlerindeki kütüphaneler de kütüphane hizmetinden faydalanma imkânı olmayan hükümlülere hizmet imkânı sağlıyor.
♦️ Ücretsiz ve konforlu bir alan sunan kütüphanelerin sosyal sığınak olma işlevini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu yıl ana hizmet stratejimizi ve 30 Mart - 5 Nisan 2026 arasında gerçekleştirdiğimiz 62'nci Kütüphane Haftası’nın ana temasını 'İyileştiren Kütüphane' olarak belirlemiş ve kütüphanelerin insan psikolojisi ve toplumsal iyilik halini geliştirmekteki önemli rolünü hatırlatmıştık. Tüm dünyada giderek yalnızlaşan bireyin, bağımlılıkların, zayıflayan toplumsal dayanışmanın, tüketim kültürünün olumsuz etkilerinin neden olduğu sorunların ortadan kalkmasına katkıda bulunmak için bugüne kadar kütüphanelerimizde yapılanları ve bundan sonra yapılacakları hafta boyunca değerlendirmiştik. Tüketim toplumunun ruhlarımızı örselediği, tüm dünyada bazı bireylerin kendi kimlik inşalarını ve benlik tanımlamalarını neredeyse tamamıyla maddi unsurlara dayandırdığı, mananın yok olmaya yüz tuttuğu ve toplumsal dayanışmanın zayıfladığı bir dönemde 'Kamusal bilinç alanı' olarak kütüphanelere düşen bazı görevler olduğuna inanıyoruz. Toplumsal ve ruhsal iyilik halimizi geliştirmek için toplumsal şifa kaynağı olarak kütüphanelere nasıl roller yüklenebileceği üzerine düşünmeye devam ediyoruz. İnsanın günümüzde bilgi ve teknolojiyle kurduğu ilişkinin sadece mekanik ve metacı bir tasavvura karşılık gelmemesi gerektiğini düşünüyor; kütüphane ve kütüphanecilerin insan, bilgi ve teknoloji arasındaki ilişkiye mana ve maneviyat boyutunu eklemekle ilgili görevleri üzerine kafa yoruyoruz. Teknolojiyi insan odaklı hizmetler ortaya koymanın bir aracı ve insana dair değer üreten bir alan olarak ele alıyoruz. Teknolojiyi kütüphane hizmet alanlarına tatbik ederken ya da kütüphane hizmetlerine özel yeni teknolojik ürünler ortaya koyarken de bu hususa özen göstermemiz gerekiyor. İyileştiren kütüphaneyi, herkes için erişilebilir ve kapsayıcı hizmet sunan, kullanıcı deneyimini gözeten, güvenli ve destekleyici sosyal bir ortam sağlayan; özellikle çocukların ve gençlerin öğrenme-üretme süreçlerine imkân veren bir kamusal alan olarak tanımlıyoruz. Bu tema çerçevesinde temel önceliğimiz, kütüphanelerimizin sunduğu hizmetleri insan odaklı bir anlayışla geliştirmek; iyi örnekleri çoğaltmak ve uygulanabilir iş birliklerini güçlendirmek. Kütüphane hizmet stratejilerimizi oluştururken ve kütüphanelerimizde sunduğumuz hizmetleri kurgularken son yıllarda bu öncelikleri göz önünde bulundurduk, bundan sonra da halk kütüphanelerimizin birer bilgiye erişim ve okuma kültürü mekânı olmalarının yanında güvenli, konforlu ve huzurlu birer toplumsal merkez olma rolünü güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğiz.