Uğur Aslan, 'Altın Üçleme' yaptı
Uğur Aslan, asrın felaketi sonrası memleketi Hatay'da yaşanan akustik acıyı, babasından miras kalan haddini bilme bilgeliğini ve Şafak Sezer ile bir doğum günü partisinde başlayan 'Ketenpere Dalavere' macerasını Habertürk'e anlattı
ABONE OLUğur Aslan, 'Ketenpere Dalavere' filmiyle kariyerinde yepyeni bir sayfa açtı. İlk komedi deneyimini yaşayan Aslan, filmin; dram ve müzikal çalışmalarının ardından kendisine bir 'Altın Üçleme' fırsatı tanıdığını belirterek, kariyerinde dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Habertürk’e özel bir röportaj veren Uğur Aslan; şöhretin ışıltısından uzaklaşıp Marmaray’da halkla iç içe olmanın kendisine verdiği huzuru, memleketi Hatay’da yaşanan depremin ruhunda bıraktığı derin izleri ve teknolojinin soğukluğuna karşı insan temasının iyileştirici gücünü tüm samimiyetiyle paylaştı.
"TEKLİF TÜRKİYE'NİN EN GÜLDÜĞÜM ADAMINDAN GELİNCE HİÇ İKİLEMEDİM"
♦ 'Ketenpere Dalavere'de 'Feza' karakterini canlandırıyorsun. Teklif geldiği zaman senaryodaki özellikle hangi unsurlar seni çok heyecanlandırdığı için ben bu işte olmalıyım dedin?
Aslında senaryodaki unsurlardan ziyade, beni bu projeye çeken çok özel bir durum vardı. Bu film benim ilk komedi deneyimim ve bunun Şafak Sezer’in 'Ketenpere' projesine nasip olması çok değerli. Her şeyden önce, Şafak’ın (Sezer) bu rol için beni özellikle istiyor olması en büyük motivasyonumdu. Kendisi Türkiye’de en çok güldüğüm, sosyal hayatındaki pozitifliği bir yana, mesleki dehasına büyük hayranlık duyduğum bir isim. Dolayısıyla teklif ondan gelince hiç ikilemedim. Senaryoyu okuduğumda da hikâyenin ikna ediciliği kararımdan emin olmamı sağladı. Biraz uzun bir süreç gibi görünse de karar vermesi benim için çok kolay ve keyifli oldu.