Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
Ali Esad GÖKSEL / HT CUMARTESİ

90’lı yıllara çeyrek kala olmalı. Yakın arkadaşım Leyla ile konuşuyoruz. Bana son Los Angeles seferini anlatıyor. Leyla Akçağlılar bir mutfak tutkunu... Okumuş, okumuş ve mutfakta karar kılmış. Bu karar bir tür sevdaya dönüşmüş. Bugün gibi gözümün önünde o zarif kızın coşkusu.

“Wolfgang Puck” ismini ilk kez “rahmetli Leyla’dan” duyduğumu çok iyi hatırlıyorum. Neden mi? Telaffuz faslı... O ingilizce okuyor. Ben ise Almanca. “Leyla’cığım, adam Avusturyalı yahu. Üstelik güneyinden!” Hemen itiraz ediyor: “Orada doğmuş evet, ama artık şehirli ve California’lı...”

Leyla beni evine yemeğe çağırmış. “A la Puck-Puck usulü” reçeteler deneniyor. Müşkülpesent ve mükemmeliyetçi kızımız “kendi mutfağını” acımasızca eleştirerek devam ediyor: “Olmuyor, olamıyor... Görmen ve denemen lazım. Adam başka bir âlem. Bir yıldız...” Yemek sonrası, daha o akşam, hemen aranmaya başlıyorum. “Eyy Wolfgang, neyin nesisin, kimsin sen?” Ve bütün kaynaklar söz birliği etmişler. Bila istisna: “Batı sahili mutfağını yeniden yaratan sihirbaz!” Hatta açık açık konuşalım. Bırakın “Batı’yı”, “sahili”, “Puck’ın dönüştürdüğü Amerikan mutfağı”ndan söz edenler var.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ