Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Gülenay BÖREKÇİ / HABERTÜRK CUMARTESİ

Adı, Peri. Kafası karışık bir kız, inanç ile inançsızlık arasında savruluyor. Laik, modern, Kemalist bir babanın kızı. Annesiyse dindar, giderek daha da dindarlaşıyor. O anne ile baba aynı çatı altında birbirlerine tahammül edemez hale gelmişler. Peri Londra’ya gidiyor, okumaya... Daha çok da evdeki kutuplaşma ortamından kaçıyor. Sevdiği ama birbirleriyle olan meseleleri yüzünden onu yıpratmaya başlayan iki güç arasında dağılmamak, parçalanmamak için..

-Elif, “Havva’nın Üç Kızı”nı yazmaya başladığında ne vardı kafanda?

Peri’nin hikâyesini yazacaktım. Onun kafa karışıklığı bana kalırsa Türkiye’nin kafa karışıklığıydı ve gördüklerim, düşündüklerim, okuduklarım, kaygılandıklarım o kadar uzun zamandır içimde birikmişti ki yazmam gerekiyordu. Bizde Osmanlı’dan bu yana yazarlar genellikle erkek karakterleri esas özne yaparak tartıştı memleket meselelerini. Bense bugünün en temel meselelerini kadın karakterlerle açtım. Romanım hayata, inanca, dine, dinsizliğe dair önemli sorular soruyor. Cevaplar tabii ki okura kalmış.

-“İlk kadın” Havva’nın kızlarına dair bir şey yazılmış mı bugüne dek?

Âdem ile Havva’nın oğulları çok konuşuldu, yazıldı. Kızlarının yaşadıklarıysa sorulmadı, bilinmedi. Ben hep bu tür boşluklardan yola çıkar, anlatılmayanı anlatmak, sorulmayanı sormak isterim. Sessizlikleri deşifre etmek, tabuları açmak...

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ